-
1 yükseltmek
yükseltmek v/t heben; Kapital erhöhen, aufstocken; fig aufblähen, aufbauschen; jemanden befördern; Stimme verstärken, erheben; MATH erheben;dördüncü kuvvete yükseltmek in die vierte Potenz heben -
2 yükseltmek
vt erhöhen; ( sesini) heben -
3 arttırmak
vt steigern; ( yükseltmek) erhöhen -
4 kaldırmak
vt1) heben; ( yerden) aufhebenablukayı/yasağı \kaldırmak die Blockade/das Verbot aufheben2) ( toplamak) abräumensofrayı \kaldırmak den Tisch abräumen3) ortadan \kaldırmak beseitigen, abschaffen; ( gümrükleri) abbauen4) ( yükseltmek) erhöhen (um)duvarı bir metre \kaldırmak die Mauer um ein(en) Meter erhöhen5) ( hastaneye) einweisen -
5 ses
ses s1) Stimme fhoş bir \sesi var er hat eine angenehme Stimmevicdanımın \sesi ( fig) die Stimme meines Gewissens\sesini yükseltmek die Stimme heben2) Laut m\ses düşmesi ling Ausfall m eines Lautes4) Lautstärke f, Ton m\ses çıkarmamak [o etmemek] keinen Ton sagen\ses çıkmamak ( haber gelmemek) keine Nachricht bekommen\ses etmek ( seslenmek) rufen\ses ver(me) mek ( çanlar) (nicht) ertönen; ( bir çağrıya karşılık olarak) (k) einen Ton von sich geben\sesi ayarlamak die Lautstärke regeln, den Ton einstellen\sesini açmak/kısmak lauter/leiser stellen7) Geräusch ntbir \ses duydum ich habe ein Geräusch gehört -
6 yükseltme
См. также в других словарях:
yükseltmek — i 1) Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak 2) Güçlendirmek, şiddetlendirmek 3) Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak. H. E. Adıvar 4) Aşama ve mevki bakımından daha… … Çağatay Osmanlı Sözlük
çıtayı yükseltmek — hedefi yüksek belirlemek … Çağatay Osmanlı Sözlük
tansiyonu yükseltmek — sinirleri bozan bir durumun ortaya çıkmasına neden olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sesini yükseltmek — yüksek, öfkeli bir sesle söylemek Çardaktan kocasının sesini yükselterek söylediğini duyan kadın, kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı … Çağatay Osmanlı Sözlük
yoklatmak — yükseltmek, dağa çıkartmak II, 355 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
yüksetmek — yükseltmek II, 354 … Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini
ZEFR — Yükseltmek. * Yük getirmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İSMA — Yükseltmek. * İsim koymak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ŞÜGUR — Yükseltmek. * Hâli etmek, boşaltmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
çıkmak — den, ar 1) İçeriden dışarıya varmak, gitmek Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık. F. R. Atay 2) nsz Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı. Atatürk 3) nsz Bir meslek… … Çağatay Osmanlı Sözlük
İŞADE — Çağırmak. Sesini yükseltmek. * Dünyevi matluba yetişmek. * Binayı yükseltmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük