-
1 yüksek
yüksek <- ği> hoch; hoch gelegen; Person Ober-; hoch gestellt; fig hoch, erhaben; Gefühl hoch, erhaben; Stimme hoch; kräftig, laut;yüksek atlama Hochsprung m;yüksek basınç Hochdruck m (Wetterlage);yüksek fiyat überhöhte(r) Preis;yüksek gerilim Hochspannung f;yüksek mühendis Diplomingenieur m;yüksek perdeden konuşmak laut sprechen; von oben herab reden; herausfordernd sprechen;yüksek sesle laut; mit hoher Stimme;yüksekten atmak ein Großmaul sein;-e yüksekten bakmak jemanden von oben herab behandeln
См. также в других словарях:
yüksek perdeden konuşmak — 1) yüksek sesle konuşmak 2) meydan okurcasına sert konuşmak 3) yapılması güç şeyleri gerçekleştirebilecekmiş gibi abartmalı konuşmak Güya bütün memleket arkamızda imiş gibi yüksek perdeden konuşmaya başlamıştık. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
yüksek — sf., ği 1) Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin 2) Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner 3) Güçlü,… … Çağatay Osmanlı Sözlük