-
1 منون
vefat -
2 منى
vefat -
3 موتان
vefat -
4 حمام
banyo; güvercin; hamam; helâ; vefat -
5 حمة
gayzer; helâk; ılıca; karanlık; kaplıca; kaynarca; kaynaç; termal; vefat; virüs -
6 ممات
arkaik; antik; az gelişmiş; bakımsız; metruk; vefat -
7 منية
amaç; erek; garaz; gaye; hedef; kasıt; meram; ölüm; vefat -
8 موت
fena; gebertmek; kırmak; ölüm; vefat -
9 نحب
figan; vefat -
10 وفاة
ölüm; vefat -
11 حمام
IحَمَامgüvercinAnlamı: kısa vücutlu, sık tüylü, birçok evcilleşmiş türleri bulunan kuşIIحِمَامvefatAnlamı: ölümحَمَّام1. hamamAnlamı: yıkanılacak yer, yunak2. helâAnlamı: ayak yolu, yüz numara, tualet3. banyoAnlamı: içinde yıkanılan bölüm -
12 حمة
IحُمَةvirüsAnlamı: mikropIIحَمَّة1. kaynarcaAnlamı: sıcak su kaynağı2. kaynaçAnlamı: volkan bölgelerinde, belli aralıkla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak3. gayzerAnlamı: volkan bölgelerinde, belli aralıklarla su ve buhar fışkırtan sıcak kaynak4. kaplıcaAnlamı: ılıca5. termalAnlamı: sıcak kaplıca suları6. ılıcaAnlamı: kaplıca, hamamحُمَّةkaranlıkAnlamı: ışık olmama durumuIVحِمَّة1. helâkAnlamı: ölme, yok etme, yok olma2. vefatAnlamı: ölüm -
13 ممات
IمَمَاتvefatAnlamı: ölümIIمُمَات1. az gelişmişAnlamı: gelişmesi gecikmiş olan2. antik3. metrukAnlamı: bırakılmış, terk edilmiş4. arkaikAnlamı: eskimiş (söz veya eser)5. bakımsızAnlamı: özen gösterilmemiş, bakılmamış -
14 منون
-
15 منى
-
16 منية
Iمُنْيَة1. hedefAnlamı: amaç, gaye, maksat2. kasıtAnlamı: amaç, maksat3. meramAnlamı: istek, amaç, maksat4. gayeAnlamı: amaç, hedef5. erekAnlamı: amaç, gaye, maksat, hedef6. garazAnlamı: hedef, amaç, maksat7. amaçAnlamı: erişilmek istenilen sonuç, gaye, hedef, maksatIIمَنِيَّة1. ölümAnlamı: bir insan, hayvan veya bitkide hayatın sona ermesi2. vefatAnlamı: ölüm -
17 موت
Iمَوْت1. fenaAnlamı: ölümlü olma durumu2. vefatAnlamı: ölüm3. ölümAnlamı: bir insan, hayvan veya bitkide hayatın sona ermesiIIمَوَّتَ1. gebertmekAnlamı: öldürmek2. kırmakAnlamı: yok olmasına sebsp olmak -
18 موتان
-
19 نحب
-
20 وفاة
См. также в других словарях:
vefat — is., Ar. vefāt Ölüm Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi. R. H. Karay Birleşik Sözler vefat ilmühaberi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller vefat etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
vefât — (A.) [ تﺎﻓو ] ölüm. ♦ vefât etmek ölmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
VEFAT — Ölüm. Ahirete göçme … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
vefat ilmühaberi — is. Ölüm kâğıdı … Çağatay Osmanlı Sözlük
vefat etmek — ölmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
İDDET-İ VEFAT — Fık: Ölüm neticesinde icab eden iddet. Kocası ölen kadın hür ise 130 gün, cariye ise 65 gün iddet bekler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
bâ'de'l-vefat — insan ölümünden sonra … Hukuk Sözlüğü
MÜTEVEFFAT — (Vefat. dan) Ölmüş, vefat etmiş kadın veya kız … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MERHUME — Vefât etmiş, rahmete kavuşmuş kadın … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
VEFİYAT — (Vefat. C.) Ölümler, vefatlar … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
YUNUS EMRE — (Vefat Mi: 1320) Porsuk Nehri nin Sakarya ya döküldüğü yere yakın Sarıköy de doğduğu söylenir. Tasavvufî halk edebiyatının veli şâiri olan Yunus Emre, yaşadığı devirde halk tabakasını irşad ve tenvir etmiştir. Bir çok memleketleri ve bu arada… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük