-
1 طابة
top -
2 مدفع
مِدْفَع1. top2. obüs -
3 أكرة
çukur; top -
4 جميع
adamakıllı; beher; büsbütün; bütün; cümlemiz; cümleten; hürya; kâmilen; kamu; kül; olanca; tamamen; tamamıyla; top; tutar; tümbek; umum; yekûn -
5 درج
çekmece; dolamak; dürmek; gezmek; gitmek; merdiven; sarmak; top -
6 مدفع
obüs; top -
7 مستدير
dairesel; değirmi; mühre; tostoparlak; top; topak; toparlak; tortop -
8 أكرة
-
9 بلياردو
-
10 جميع
جَمِيع1. topAnlamı: birçok şeyin hepsi2. külAnlamı: bütün, tam3. beherAnlamı: her biri4. adamakıllıAnlamı: gereğinden çok, iyice5. kamuAnlamı: hep, bütün6. tutarAnlamı: bir şeyin tümü7. kâmilenAnlamı: büsbütün, toptan8. hüryaAnlamı: hep birden, cümbür cemaat9. tamamıylaAnlamı: büsbütün10. büsbütünAnlamı: tamamen, temelli, iyice11. umumAnlamı: bütün, hep, tüm12. cümletenAnlamı: hep birden, hepsi13. tamamenAnlamı: büsbütün14. cümlemizAnlamı: hepimiz15. tümbekAnlamı: bütünü16. olancaAnlamı: olanca, bütün, elde bulunanın hepsi17. yekûnAnlamı: toplam18. bütünAnlamı: eksiksiz, tam -
11 درج
IدَرَجmerdivenIIدَرَجَ1. gitmekAnlamı: yürümek, yol almak2. gezmekAnlamı: hava almak, hoş vakit geçirmek için seyran etmek3. sarmakAnlamı: çevresini çevirmek4. dolamakAnlamı: iplik, şerit, tel gibi nesneleri bir şey üzerine döndürerek sarmak5. dürmekدَرْجtopAnlamı: belli miktardaki kumaş bağıIVدُرْجçekmeceVدَرَّجَ1. sarmakAnlamı: çevresini çevirmek2. dürmek3. dolamakAnlamı: iplik, şerit, tel gibi nesneleri bir şey üzerine döndürerek sarmak -
12 شربنل
-
13 طابة
-
14 قذيفة
قَذِيفَة1. gülle2. bomba -
15 قنبلة
-
16 كروي
كُرَوِيّ1. yusyuvarlakAnlamı: küre biçiminde olan2. topakAnlamı: yuvarlak şey3. yuvarlakAnlamı: top veya küre biçiminde olan4. küreselAnlamı: küre biçiminde olan5. değirmiAnlamı: yuvarlak biçimde olan -
17 كريكيت
-
18 مدور
مُدَوَّر1. mühreAnlamı: her türlü yuvarlak şey2. daireselAnlamı: daire ile ilgili, daire biçiminde3. toparlakAnlamı: yuvarlak4. topakAnlamı: yuvarlak şey5. yuvarlakAnlamı: top veya küre biçiminde olan6. değirmiAnlamı: yuvarlak biçimde olan -
19 مرمى
مَرْمًى1. kale2. açarAnlamı: yemekten önce içilen alkollü içki, aperitif3. menzilAnlamı: iki konak arasındaki uzaklık4. hedefAnlamı: amaç, gaye, maksat5. muratAnlamı: istek, dilek6. garazAnlamı: hedef, amaç, maksat7. gayeAnlamı: amaç, hedef8. amaçAnlamı: erişilmek istenilen sonuç, gaye, hedef, maksat -
20 مستدير
مُسْتَدِير1. topAnlamı: yuvarlak2. mühreAnlamı: her türlü yuvarlak şey3. daireselAnlamı: daire ile ilgili, daire biçiminde4. tortopAnlamı: yuvarlak olan5. tostoparlakAnlamı: bütünüyle yuvarlak6. topakAnlamı: yuvarlak şey7. toparlakAnlamı: yuvarlak8. değirmiAnlamı: yuvarlak biçimde olan
См. также в других словарях:
top — top … Dictionnaire des rimes
Top 50 — Titre original Top 50 Genre Émission musicale Périodicité 16/9 Réalisation Laurent Villevieille Ann Dorr Godwin Djaja Scénario ryan Présentation Stanislas Dutillieux (depuis septembre 2010) Ancienne présentation Marc Toesca (1984 1991) Groucho et … Wikipédia en Français
Top Up TV — Type Limited Company Industry Media Founded March 2004 Key people David Chance, Nick Hu … Wikipedia
TOP — TOP; top; top·flight·er; top·ful; top·i·cal·i·ty; top·i·nam·bour; top·i·nish; top·less; top·lin·er; top·loft·ical; top·loft·i·ly; top·loft·i·ness; top·man; top·mast; top·most; top·most·ly; top·notch·er; top·og·no·sia; top·onym; top·onym·ic;… … English syllables
Top — Top, n. [AS. top; akin to OFries. top a tuft, D. top top, OHG. zopf end, tip, tuft of hair, G. zopf tuft of hair, pigtail, top of a tree, Icel. toppr a tuft of hair, crest, top, Dan. top, Sw. topp pinnacle, top; of uncertain origin. Cf. {Tuft}.]… … The Collaborative International Dictionary of English
top — top1 [täp] n. [ME < OE topp, akin to ON toppr, tuft, top, Ger zopf, tuft of hair, summit] 1. Obs. a) a tuft of hair b) the hair of the head 2. the head, or crown of the head: now chiefly in top to toe 3 … English World dictionary
Top 10 — Top Ten Sommaire 1 Généralités 2 Séries dérivées 3 Collections 4 Voir aussi 4.1 Article … Wikipédia en Français
top — Ⅰ. top [1] ► NOUN 1) the highest or uppermost point, part, or surface. 2) a thing placed on, fitted to, or covering the upper part of something. 3) (the top) the highest or most important rank, level, or position. 4) the utmost degree: she… … English terms dictionary
Top — Cette page d’homonymie répertorie les différents sujets et articles partageant un même nom. {{{image}}} Sigles d une seule lettre Sigles de deux lettres > Sigles de trois lettres … Wikipédia en Français
Top — У этого термина существуют и другие значения, см. Top. top вывод top в терминале Тип Системный монитор процессов … Википедия
Top 40 — Mainstream (также называемые Mainstream Top 40) (англ. Лучшие Топ 40 радио) чарт трансляций от американского журнала Top 40 Mainstream и Pop 100 Airplay, оба измеряют трансляцию песен, играемых на Top 40 Mainstream, управляя ориентируемым на… … Википедия