Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

teselli

  • 1 teselli

    تأسية
    مؤاساة
    مواساة

    Türkçe-Arapça Sözlük > teselli

  • 2 teselli

    1. تأسية [تَأْسِية]
    Anlamı: avutma, acısını hafifletme
    2. مؤاساة [مُؤَاسَاة]
    Anlamı: avutma, acısını hafifletme
    3. مواساة [مُوَاسَاة]
    Anlamı: avutma, acısını hafifletme

    Türkçe-Arapça Sözlük > teselli

  • 3 avuntu

    1. تأسية [تَأْسِية]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    2. تعزية [تَعْزِيَة]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    3. سلو [سَلْو]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    4. سلوان [سُلْوان]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    5. سلوة [سَلْوَة]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    6. سلوى [سَلْوَى]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    7. عزاء [عَزَاء]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    8. مؤاساة [مُؤَاسَاة]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli
    9. مواساة [مُوَاسَاة]
    Anlamı: insanı avutan şey, teselli

    Türkçe-Arapça Sözlük > avuntu

  • 4 avunç

    1. تأسية [تَأْسِية]
    Anlamı: acının hafiflemesi veya unutulması, teselli
    2. تعزية [تَعْزِيَة]
    Anlamı: acının hafiflemesi veya unutulması, teselli
    3. سلو [سَلْو]
    Anlamı: acının hafiflemesi veya unutulması, teselli
    4. مؤاساة [مُؤَاسَاة]
    Anlamı: acının hafiflemesi veya unutulması, teselli
    5. مواساة [مُوَاسَاة]
    Anlamı: acının hafiflemesi veya unutulması, teselli

    Türkçe-Arapça Sözlük > avunç

  • 5 avutmak

    1. أسى [أَسَّى]
    Anlamı: teselli etmek, bir kimsenin acısını yatıştırmak
    2. آسى [آسَى]
    Anlamı: teselli etmek, bir kimsenin acısını yatıştırmak
    3. سلى [سَلَّى]
    Anlamı: teselli etmek, bir kimsenin acısını yatıştırmak
    4. صبر [صَبَّرَ]
    Anlamı: teselli etmek, bir kimsenin acısını yatıştırmak
    5. واسى [واسَى]
    Anlamı: teselli etmek, bir kimsenin acısını yatıştırmak

    Türkçe-Arapça Sözlük > avutmak

  • 6 avunmak

    تسلى [تَسَلَّى]
    Anlamı: bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, teselli bulmak

    Türkçe-Arapça Sözlük > avunmak

См. также в других словарях:

  • teselli — is., Ar. tesellī 1) Avunma, avuntu, avunç Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile / Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Y. K. Beyatlı 2) Piyangoda büyük ikramiyeyi kaybeden en yakın numaralara yapılan ödeme Teselli ikramiyesi. Birleşik Sözler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tesellî — (A.) [ ﯽﻠﺴﺕ ] avutma. ♦ tesellî vermek avutmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • TESELLİ-ÂMİZ — Teselli verici, avutucu, avundurucu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • teselli etmek (veya vermek) — avutmak, avundurmak Ne de olsa kadın kısmı teselli etmesini daha iyi bilirdi. H. Taner Zehra Hanım, Tevfik in ebesiydi ve onu çok severdi, arkasını sıvadı, teselli verdi. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teselli bulmak — avunmak Uyanınca işin hakikat olmadığını anlayıp teselli buldu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TESELLİ-YÂB — f. Avunan, avutulan, teselli bulan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TESELLİ — Avunma. Kederli ve gamlı olan bir kimseyi söz ve nasihatle ferahlandırma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • teselli mükâfatı — is. Bir yarışma vb.nde kazanamayana onu yüreklendirmek amacıyla verilen ödül …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TESELLİ-PEZİR — f. Avutulabilir, avundurulabilir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTESELLİ — Teselli bulmuş olan, teselli bulan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TE'SİYE — Teselli verme, avutma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»