-
1 tepe
أوجتلتلعةذروةسراةقلةقمةقنة -
2 tepe
1. أوج [أَوْج]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü2. تلعة [تَلْعَة]3. تل [تَلّ]4. ذروة [ذُرْوَة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü5. ذروة [ذِرْوَة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü6. سراة [سَرَاة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü7. قلة [قُلَّة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü8. قمة [قِمَّة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü9. قنة [قُنَّة]Anlamı: bir şeyin en üst bölümü -
3 zirve
1. أوج [أَوْج]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama2. ذروة [ذُرْوَة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama3. ذروة [ذِرْوَة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama4. رأس [رَأْس]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama5. سراة [سَرَاة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama6. قلة [قُلَّة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama7. قمة [قِمَّة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama8. قنة [قُنَّة]Anlamı: doruk, tepe, en üst aşama -
4 kaban
1. بالطو [بالْطُو]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi2. حدور [حُدُور]Anlamı: dik yokuş3. دثار [دِثَار]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi4. ربوة [رَبْوَة]Anlamı: tepe5. ربوة [رُبْوَة]Anlamı: tepe6. رداء [رِدَاء]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi7. صعود [صُعُود]Anlamı: dik yokuş8. صعيد [صَعِيد]Anlamı: tepe9. عطاف [عِطَاف]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi10. كساء [كِسَاء]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi11. لباس [لِبَاس]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi12. لبس [لِبْس]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi13. مرتفع [مُرْتَفَع]Anlamı: tepe14. معطف [مِعْطَف]Anlamı: paltoya benzeyen üst giysisi15. نجوة [نَجْوَة]Anlamı: tepe16. يفع [يَفَع]Anlamı: tepe -
5 kurgan
1. برج [بُرْج]Anlamı: kale2. رمس [رَمْس]Anlamı: tepe biçiminde mezar3. ضريح [ضَرِيح]Anlamı: tepe biçiminde mezar4. قبر [قَبَرَ]Anlamı: tepe biçiminde mezar5. قلعة [قَلْعَة]Anlamı: kale6. لحد [لَحْد]Anlamı: tepe biçiminde mezar7. معقل [مَعْقِل]Anlamı: kale -
6 tümsek
1. رابية [رابِيَة]Anlamı: küçük tepe2. ربوة [رَبْوَة]Anlamı: küçük tepe3. مرتفع [مُرْتَفَع]Anlamı: küçük tepe4. نجوة [نَجْوَة]Anlamı: küçük tepe -
7 etek
سفح [سَفْح]Anlamı: dağ, tepe, yığın gibi şeylerin alt bölümü -
8 höyük
جثوة [جُثْوَة]Anlamı: toprak yığını, küçük tepe -
9 üçgen
مثلث [مُثَلَّث]Anlamı: üç tepe noktası, üç açısı, müselles
См. также в других словарях:
Tepe — ist: in der Archäologie eine Erhebung, die durch wiederholte Besiedlung entstand, siehe Tell (Archäologie) Göbekli Tepe, frühneolithische Siedlung oder ein Bergheiligtum, älteste Tempelanlage der Welt Haft Tepe, Bezeichnung einer Reihe von… … Deutsch Wikipedia
TÉPÉ — TÉPÉ, TELL ou TERTRE Le cadre du paysage archéologique du Moyen Orient est déterminé par le tell, colline artificielle de détritus, formée par la continuelle alternance de destructions et de reconstructions de villages, d’édifices publics ou… … Encyclopédie Universelle
Tépe — Administration … Wikipédia en Français
Tepe — (türk.), Hügel, Anhöhe … Meyers Großes Konversations-Lexikon
Tepe — (türk.), Spitze, Gipfel … Kleines Konversations-Lexikon
Tepe — Tepẹ, türkisch und persisch für Ruinenhügel, entsprechend arabisch Tappa. … Universal-Lexikon
Tepe — tepe, tepo nm tertre, monticule, sommet couvert de gazon Occitan … Glossaire des noms topographiques en France
tepe — s. m. Torrão de relva que se emprega em fortificação, céspede … Dicionário da Língua Portuguesa
tepe — sustantivo masculino 1. Uso/registro: restringido. Pedazo de tierra cubierto de césped, muy trabado por las raíces de la hierba y cortado prismáticamente que se emplea en paredes y malecones … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
tepe — (De la onomat. tep, del azadonazo). m. Pedazo de tierra cubierto de césped y muy trabado con las raíces de esta hierba, que, cortado generalmente en forma prismática, sirve para hacer paredes y malecones … Diccionario de la lengua española
tepe — ˈtepē noun ( s) Etymology: Turkish, hill, summit : an artificial mound used in place names; compare tell III * * * /tep ee/; Turk. /te pe/, n. (in … Useful english dictionary