-
1 temsil etmek
вәкиллек итү -
2 temsil etmek
v. represent, symbolize, exemplify, stand for, body forth, speak for, personify* * *represent -
3 temsil etmek
nimandin--------nimînandin -
4 temsil etmek
Təmsil etmək -
5 temsil etmek
лIыкIо фэхъун -
6 temsil etmek
a) to represent b) to present, to perform c) to symbolize, to typify -
7 kötü temsil etmek
v. misrepresent -
8 simge ile temsil etmek
v. emblematize -
9 temsil
-
10 temsil
temsil s1) Vertretung f, Repräsentation fbir kimseyi/şeyi \temsil etmek jdn/etw vertreten [o repräsentieren] -
11 temsil
спекта́кль (м)* * *1.1) представи́тельство, представле́ние ( кого-чего)2) спекта́кль, постано́вка3) биол. уподобле́ние2. разг.наприме́рtemsil etmek — а) представля́ть, быть предста́вленным; б) символизи́ровать; в) игра́ть на сце́не, представля́ть на сце́не спекта́кль и т. п.; г) биол. уподобля́ть
-
12 temsil
"1. representing, representation; being a representative for. 2. performance (of a dramatic play). - etmek 1. /ı/ to represent; to be a representative for. 2. /ı/ to put on, perform (a dramatic play). " -
13 prova
1) испыта́ния, про́ба2) репети́цияresmî geçit próvası — трениро́вка (репети́ция) к пара́ду
temsil próvası — репети́ция спекта́кля
3) портн. приме́ркаelbise próvası — приме́рка пла́тья
próva yapmak — а) испы́тывать, про́бовать; б) проводи́ть репети́цию; в) примеря́ть (платье)
4) полигр. корректу́раpróvayı tashih etmek — держа́ть корректу́ру
См. также в других словарях:
temsil etmek — 1) hak ve görev bakımından bir kimse veya topluluğun adına davranmak 2) bir eseri sahnede oynamak Ayağa kalktı, ezberlediği bir sahneyi temsil etti. P. Safa 3) belirgin özellikleriyle yansıtmak, sembolü olmak Sizin temsil ettiğiniz zümre bu… … Çağatay Osmanlı Sözlük
temsil — is., Ar. temṣīl 1) Birinin veya bir topluluğun adına davranma 2) Belirgin özellikleri ile yansıtma, sembolü olma, simgeleme 3) Sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, oyun Çarşamba akşamı Tepebaşı nda bir temsil verdim. S. F. Abasıyanık 4) e.,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEMSİL — Bir şeyin aynısını veya mislini yapmak. Benzetmek. Teşbih etmek. Örnek, nümune söz. (Bak: Kıyas ı temsil … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
göstermek — i 1) Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi. 2) i, e Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak Size kitaplarımı göstereyim. 3) Belirtmek, anlatmak Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor. 4) e Bir şeyin etkisi … Çağatay Osmanlı Sözlük
ZEYD — Eski fetva metinlerinde erkeği temsil etmek için kullanılan isimlerdendir. (Diğer isimler: Amr, Bekir, Beşir, Hâlid ZEYD{ (ZİYÂD) Men etmek, reddedip gidermek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
kurul — is. Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble Birleşik Sözler alt kurul genel kurul seçici kurul yarkurul Bakanlar Kurulu balotaj kurulu … Çağatay Osmanlı Sözlük
millî takım — is., sp. Uluslararası yarışmalarda bir ülkeyi temsil etmek için bir araya gelmiş sporcular grubu … Çağatay Osmanlı Sözlük
özümlemek — i, biy. 1) Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinme duyduğu maddeler durumuna getirmek, temsil etmek 2) mec. Edinilmiş olan bilgileri bireyin öz malı durumuna getirmek… … Çağatay Osmanlı Sözlük
AMR — Eski fetva metinlerinde erkeği temsil etmek için kullanılan umumi isimlerden birisi. (Bak: Zeyd Amer … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
HİND — Hindistan ın kısa adı. * Bir kadın adı. (Asr ı saadette Hazret i Hamza nın ciğerlerini yiyen kadın, Ebu Süfyan ın karısı.) * Fetva metinlerinde kadını temsil etmek üzere kullanılan umumi isimlerden birisi. Diğerleri: Fatıma, Hatice, Zeyneb … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
oyun — is. 1) Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur. 2) Kumar Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar. P. Safa 3) Şaşkınlık uyandırıcı hüner Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu … Çağatay Osmanlı Sözlük