Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

tekdir

  • 1 tekdir

    تثريب
    تلويم
    توبيخ
    عتاب
    لائمة
    لوم
    لومة
    ملام
    ملامة

    Türkçe-Arapça Sözlük > tekdir

  • 2 tekdir

    1. تثريب [تثريب]
    Anlamı: azarlama
    2. تلويم [تَلْوِيم]
    Anlamı: azarlama
    3. توبيخ [تَوْبِيخ]
    Anlamı: azarlama
    4. عتاب [عِتَاب]
    Anlamı: azarlama
    5. لائمة [لائِمَة]
    Anlamı: azarlama
    6. لوم [لَوْم]
    Anlamı: azarlama
    7. لومة [لَوْمَة]
    Anlamı: azarlama
    8. ملام [مَلَام]
    Anlamı: azarlama
    9. ملامة [مَلَامَة]
    Anlamı: azarlama

    Türkçe-Arapça Sözlük > tekdir

  • 3 azarlamak

    1. أنب [أَنَّبَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    2. ازدجر [اِزْدَجَرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    3. انتهر [اِنْتَهَرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    4. بكت [بَكَّتَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    5. تنقص [تَنَقَّصَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    6. جرح [جَرَّحَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    7. ذم [ذَمَّ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    8. زجر [زَجَرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    9. عتب [عَتَبَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    10. عزر [عَزَّرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    11. قرع [قَرَّعَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    12. لوم [لَوَّمَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    13. نبر [نَبَرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    14. نهر [نَهَرَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    15. وبخ [وَبَّخَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    16. وكس [وَكَّسَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak
    17. عنف [عَنَّفَ]
    Anlamı: tekdir etmek, paylamak

    Türkçe-Arapça Sözlük > azarlamak

См. также в других словарях:

  • tekdir — is., esk., Ar. tekdīr Azarlama, paylama Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş... M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tekdir etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tekdir etmek — azarlamak, paylamak Böyle manasız şeylerle uğraştığın için seni biraz tekdir ediyordum. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tekdîr — (A.) [ ﺮیﺪﮑﺕ ] 1. azarlama. 2. bulandırma …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • TEKDİR — Azarlamak. * Kederlenme. * Bulanık etme. * Mektebde talebeye verilen ve siciline geçirilen bir ceza. Ta zir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEBKİT — Tekdir etmek. Azarlamak. Vurmak. Başa kakmak. * Delil ve bürhanla galip gelip susturmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEKDİRÂT — (Tekdir. C.) Tekdirler, azarlamalar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • azarlamak — i Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • paylama — is. Paylamak işi, azarlama, tekdir, tevbih …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • havyar kesmek — argo çalışmadan vakit geçirmek, vakti boşa harcamak Bu adam bir gün doğar, fena bir aile içine girer, haylaz olur, mektebin arka sıralarında havyar keser, daima tekdir edilir. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mahcup kalmak — utanmış olmak Bu tekdir karşısında mahcup kalmak şöyle dursun, geniş geniş güldü. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • harhaşalamak — azarlamak, tekdir etmek, sövmek, darılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»