-
21 زجر
-
22 عتاب
-
23 عتب
عَتَبَ1. paylamakAnlamı: azarlamak2. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak3. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
24 عزر
عَزَّرَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak4. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
25 عنف
IعَنُفَhaşinleşmekIIعُنْف1. cefaAnlamı: büyük sıkıntı, eziyet, üzgü2. saldırganlıkAnlamı: saldırgan olma durumuعَنَّفَ1. döşenmek2. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak3. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
26 قرع
Iقَرَّعَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak4. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamakIIقَرَعkellikAnlamı: kel olma durumuقَرَعَ1. pataklamakAnlamı: dövmek2. dövmekAnlamı: vurarak canını acıtmakIVقَرْع1. bal kabağıAnlamı: içi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi2. kabakAnlamı: kabakgillerden, birçok türleri olan bir bitki ve bu bitkiden yapılan yemek3. sakız kabağıAnlamı: sebze olarak kullanılan kabak -
27 لائمة
-
28 لومة
-
29 ملام
-
30 ملامة
-
31 نبر
Iنَبَرَ1. vurgulamakAnlamı: vurgu ile söylemek2. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamakIIنِبْر1. ardiyeAnlamı: genellikle ticaret eşyası saklanan yer, depo, antrepo2. depoAnlamı: korunmak, saklanmak için bir şeyin konulduğu yer -
32 نهر
IنَهَرَazarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamakIIنَهْر1. nehirAnlamı: ırmak2. ırmakAnlamı: büyük akarsu -
33 وبخ
وَبَّخَ1. döşenmek2. haşlamakAnlamı: sertçe paylamak3. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak4. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak5. paylamakAnlamı: azarlamak6. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
34 وكس
IوَكْسzayiAnlamı: kayb olma, yitmeIIوَكَّسَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak
- 1
- 2
См. также в других словарях:
tekdir — is., esk., Ar. tekdīr Azarlama, paylama Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş... M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tekdir etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
tekdir etmek — azarlamak, paylamak Böyle manasız şeylerle uğraştığın için seni biraz tekdir ediyordum. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
tekdîr — (A.) [ ﺮیﺪﮑﺕ ] 1. azarlama. 2. bulandırma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
TEKDİR — Azarlamak. * Kederlenme. * Bulanık etme. * Mektebde talebeye verilen ve siciline geçirilen bir ceza. Ta zir … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TEBKİT — Tekdir etmek. Azarlamak. Vurmak. Başa kakmak. * Delil ve bürhanla galip gelip susturmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TEKDİRÂT — (Tekdir. C.) Tekdirler, azarlamalar … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
azarlamak — i Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
paylama — is. Paylamak işi, azarlama, tekdir, tevbih … Çağatay Osmanlı Sözlük
havyar kesmek — argo çalışmadan vakit geçirmek, vakti boşa harcamak Bu adam bir gün doğar, fena bir aile içine girer, haylaz olur, mektebin arka sıralarında havyar keser, daima tekdir edilir. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
mahcup kalmak — utanmış olmak Bu tekdir karşısında mahcup kalmak şöyle dursun, geniş geniş güldü. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
harhaşalamak — azarlamak, tekdir etmek, sövmek, darılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük