-
1 لوم
Iلَوْم1. tekdirAnlamı: azarlama2. takazaAnlamı: azarlama3. kınamaAnlamı: kınamak işi, takbih4. serzenişAnlamı: başa kakma, sitem etme5. sitem6. azarAnlamı: paylamaIIلَوَّمَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak4. yermekAnlamı: kötülüklerini söylamak5. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
2 تثريب
azar; kınama; serzeniş; tekdir -
3 تلويم
azar; kınama; serzeniş; tekdir -
4 توبيخ
kınama; serzeniş; tekdir; zılgıt -
5 عتاب
azar; kınama; serzeniş; sitem; tekdir -
6 لائمة
azar; kınama; serzeniş; takaza; tekdir -
7 لوم
azar; azarlamak; döşenmek; kınama; kınamak; serzeniş; sitem; takaza; tekdir; terslemek; yermek -
8 لومة
azar; kınama; serzeniş; takaza; tekdir -
9 ملام
azar; serzeniş; takaza; tekdir -
10 ملامة
azar; kınama; serzeniş; takaza; tekdir -
11 أنب
أَنَّبَ1. haşlamakAnlamı: sertçe paylamak2. döşenmek3. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak4. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak5. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
12 ازدجر
اِزْدَجَرَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
13 انتهر
اِنْتَهَرَazarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
14 بكت
بَكَّتَ1. döşenmek2. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak3. terslemekAnlamı: bir kimseyi azarlamak4. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
15 تثريب
-
16 تلويم
-
17 تنقص
تَنَقَّصَ1. kınamakAnlamı: takbih etmek, ayıplamak2. yermekAnlamı: kötülüklerini söylamak3. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
18 توبيخ
تَوْبِيخ1. zılgıtAnlamı: korkutma, çıkışma, göz dağı, azarlama2. tekdirAnlamı: azarlama3. kınamaAnlamı: kınamak işi, takbih4. serzenişAnlamı: başa kakma, sitem etme -
19 جرح
Iجَرَحَ1. kesmekAnlamı: kesici bir araçla yaralamak2. vurmakAnlamı: yaralamak3. çıtlatmakAnlamı: bir şeyden çıt sesi çıkarmak, ayırmak, yarmakIIجُرْح1. travmaAnlamı: organda oluşan yerel yara2. yaraAnlamı: vücutta meydana gelen zedelenmeجَرَّحَ1. döşenmek2. yermekAnlamı: kötülüklerini söylamak3. karalamakAnlamı: leke sürmek4. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak -
20 ذم
Iذَمّ1. hicivAnlamı: yergi, bir kimseyi yermek için taşlama, hicviye, satir2. zemAnlamı: bir kimseyi kötüleme, yerme, yergiIIذَمَّ1. döşenmek2. kötülemekAnlamı: biri için kötü sözler söylemek3. yermekAnlamı: kötülüklerini söylamak4. azarlamakAnlamı: tekdir etmek, paylamak
- 1
- 2
См. также в других словарях:
tekdir — is., esk., Ar. tekdīr Azarlama, paylama Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş... M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tekdir etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
tekdir etmek — azarlamak, paylamak Böyle manasız şeylerle uğraştığın için seni biraz tekdir ediyordum. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
tekdîr — (A.) [ ﺮیﺪﮑﺕ ] 1. azarlama. 2. bulandırma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
TEKDİR — Azarlamak. * Kederlenme. * Bulanık etme. * Mektebde talebeye verilen ve siciline geçirilen bir ceza. Ta zir … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TEBKİT — Tekdir etmek. Azarlamak. Vurmak. Başa kakmak. * Delil ve bürhanla galip gelip susturmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TEKDİRÂT — (Tekdir. C.) Tekdirler, azarlamalar … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
azarlamak — i Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
paylama — is. Paylamak işi, azarlama, tekdir, tevbih … Çağatay Osmanlı Sözlük
havyar kesmek — argo çalışmadan vakit geçirmek, vakti boşa harcamak Bu adam bir gün doğar, fena bir aile içine girer, haylaz olur, mektebin arka sıralarında havyar keser, daima tekdir edilir. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
mahcup kalmak — utanmış olmak Bu tekdir karşısında mahcup kalmak şöyle dursun, geniş geniş güldü. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
harhaşalamak — azarlamak, tekdir etmek, sövmek, darılmak … Çağatay Osmanlı Sözlük