-
1 إيعاد
tehdit -
2 تهديد
tehdit -
3 وعيد
tehdit -
4 تهدد
-
5 توعد
-
6 تهدد
dayamak; tehdit -
7 توعد
dayamak; tehdit -
8 هدد
dayamak; tehdit -
9 إخافة
إِخَافَة1. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu2. terörizmAnlamı: tedhişçilik3. terörAnlamı: yıldırma, korkutma4. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit5. tedhişAnlamı: korku salma -
10 إرعاب
إِرْعاب1. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu2. terörizmAnlamı: tedhişçilik3. terörAnlamı: yıldırma, korkutma4. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit5. tedhişAnlamı: korku salma -
11 إرهاب
إِرْهاب1. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu2. terörizmAnlamı: tedhişçilik3. terörAnlamı: yıldırma, korkutma4. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit5. tedhişAnlamı: korku salma -
12 إفزاع
إِفْزاع1. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu2. terörizmAnlamı: tedhişçilik3. terörAnlamı: yıldırma, korkutma4. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit5. tedhişAnlamı: korku salma -
13 إيعاد
-
14 تجفيل
تَجْفِيل1. terörizmAnlamı: tedhişçilik2. terörAnlamı: yıldırma, korkutma3. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit -
15 تخويف
تَخْوِيف1. terörizmAnlamı: tedhişçilik2. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu3. terörAnlamı: yıldırma, korkutma4. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit5. tedhişAnlamı: korku salma -
16 ترويع
تَرْوِيع1. tedhişçilikAnlamı: tedhişç olma durumu2. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit3. tedhişAnlamı: korku salma -
17 تفزيع
تَفْزِيع1. terörizmAnlamı: tedhişçilik2. terörAnlamı: yıldırma, korkutma3. göz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit -
18 تهاويل
تَهَاوِيلgöz dağıAnlamı: sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, tehdit -
19 تهديد
-
20 متهدد
- 1
- 2
См. также в других словарях:
tehdit — is., di, Ar. tehdīd Gözdağı Bütün memurlar bu tehditlere gülüp geçiyorlardı. T. Halman Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tehdit etmek tehdit savurmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
tehdit etmek — 1) gözdağı vermek Masanın üstündeki mektupla gözlüğü göstererek beni tehdit etti. R. N. Güntekin 2) tehlikeli bir durum yaratmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
tehdit savurmak — korkutmak, gözdağı vermek Adam bunu sizin yanınıza komam, ikinizi de temizleyeceğim diye tehdit savuruyormuş. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
külahları değiştirmek (veya değişmek) — tehdit ederek bozuşmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
gününü göstermek — tehdit yollu cezalandırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
bi diyecen bi depesine vuracan — tehdit ve kızgınlık sözü … Beypazari ağzindan sözcükler
bir çarparsam birde yer çarpar — tehdit sözü … Beypazari ağzindan sözcükler
Turkish general election, 2007 — Turkey s 16th general election was held on July 22 2007 and resulted in a resounding victory for the incumbent Justice and Development Party. [ [http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/6910444.stm Turkey re elects governing party] BBC News, 22 July… … Wikipedia
Counter-Guerrilla — Seal of the Office of Defense Cooperation, Turkey. The 13 stars represent the original 13 US states, and indicate a United States Department of Defense organization (see seal).[1] Counter Guerrilla (Turkish: kontrgerilla) is the Turkish branch of … Wikipedia
tehditkâr — sf., Ar. tehdīd + Far. kār Tehdit dolu, tehdit edici … Çağatay Osmanlı Sözlük
İsmet Özel — Infobox Person name = İsmet Özel |250px caption = birth date = 19 September 1944 birth place = Kayseri, Turkeyİsmet Özel (born 19 September 1944 in Kayseri) is a Turkish poet and Islamist thinker. He is the sixth child of a police officer from… … Wikipedia