-
1 лечить
tedavi etmek* * *лечи́ть больно́го — hastayı tedavi etmek
лечи́ть маляри́ю — sıtmayı tedavi etmek
тебе́ на́до лечи́ть глаз — gözünü tedavi ettirmen gerek
кто вас ле́чит? — size hangi doktor / kim bakıyor? sizi kim tedavi ediyor?
-
2 лечиться
tedavi görmek* * *лечи́ться от я́звы — ülserden tedavi görmek
он ле́чится у (до́ктора) Ивано́ва — onu tedavi eden İvanov, kendini İvanov'a tedavi ettiriyor
вам ну́жно лечи́ться — tedaviye ihtiyacınız var
-
3 терапия
-
4 лечение
tedavi* * *сtedavi; iyi etme -
5 излечение
с1) ( лечение) tedaviнаходи́ться на излече́нии — tedavi altında bulunmak
2) ( выздоровление) şifa (bulma) -
6 лечебный
tıbbi; iyi edici* * *tıbbi; tedavi °; iyi edici, şafiлече́бная медици́на — iyi edici hekimlik / tababet
лече́бное учрежде́ние — tedavi kurumu
лече́бная физкульту́ра — tıbbi jimnastik
-
7 процедура
ж1) usul (-lü); prosedür; muameleпроцеду́ра голосова́ния — oylama usulü
э́то - обы́чная юриди́ческая процеду́ра — bu, normal bir kanuni prosedürdür
2) мед. ( процесс лечения) tedaviходи́ть на процеду́ры — tedavi (görmek) için devam etmek
-
8 амбулаторный
в соч.амбулато́рный больно́й — ayakta tedavi gören hasta
амбулато́рное лече́ние — ayak tedavisi
-
9 внушение
telkin; hipnoz* * *с2) мед. hipnozлече́ние с внуше́нием — hipnozla tedavi
3) ( выговор) azarlama -
10 гипноз
-
11 долечиться
сов.он вы́шел из больни́цы не долечи́вшись — hastaneden tedavisi bitmeden çıkmıştı
-
12 залечивать
iyi etmek* * *несов.; сов. - залечи́ть1) iyi etmek2) разг. tedavi ede ede canını çıkarmak••залечи́ть ра́ны, нанесённые войно́й — savaşın açtığı yaraları sarmak
залечи́ть серде́чную ра́ну — gönül yarasını tamir etmek
-
13 здравница
жdinlenme ve tedavi evi / yeri -
14 кумысолечение
-
15 курортник
мsayfiye şehrinde dinlenen / iznini geçiren; kaplıcada tedavi gören -
16 курортный
в соч.куро́ртный го́род — sayfiye şehri; içmeler şehri
куро́ртные места́ — dinlenme yerleri
куро́ртное лече́ние — içmelerde tedavi (görme); kaplıca tedavisi; banyo ( ваннами)
-
17 лечебно-профилактический
в соч.лече́бно-профилакти́ческие учрежде́ния — koruyucu ve tedavi edici kuruluşlar
-
18 облучение
сışınlanma; ışınlama; ışınlandırma; ültraviyole ışınla tedavi ( лечебное)до́за радиоакти́вного облуче́ния — radyasyon dozu; doz
подве́ргнуться облуче́нию — см. облучаться
-
19 подлечивать
несов.; сов. - подлечи́ть -
20 подлечиваться
несов.; сов. - подлечи́ться
- 1
- 2
См. также в других словарях:
tedavi — is., Ar. tedāvī 1) İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme Birleşik Sözler ayakta tedavi fizik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
tedavi etmek — 1) ilaçla iyileştirmek, sağaltmak 2) mec. düzeltmek Artık geri dönmek, istemeden açtığım yarayı tedavi etmek zamanı gelmişti. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEDAVİ — İlâç verme. İyileşmesi için bakma. * Hastalığı iyi etme tarzı … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ayakta tedavi — is., tıp Hastanın yatağa yatırılması gerekli görülmeyerek kendisine ayakta yapılan tedavi, ayak tedavisi … Çağatay Osmanlı Sözlük
kimyasal tedavi — is., tıp Hastalıkların kimyasal maddelerle tedavi yöntemi, kemoterapi … Çağatay Osmanlı Sözlük
fizik tedavi uygulayıcısı — is. Fizik tedavisi yapan kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
hastaneye kaldırmak (veya yatırmak) — tedavi amacıyla hastaneye götürmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sülük vurmak — tedavi amacıyla sülük yapıştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
BARAS — Tedavi edilmesi mümkün olmayan ve vücutta beyaz lekeler meydana getiren bir hastalık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MUAFESE — Tedavi etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜDAVÎ — Tedavi eden. İyileştirmeğe hizmet eden. İlâç veren … Yeni Lügat Türkçe Sözlük