-
1 استشفاء
-
2 تداو
-
3 تعالج
-
4 مارستان
مارِسْتان1. sayrılar eviAnlamı: hastahane2. hastahane3. prevantoryumAnlamı: verem hastaları tedavi yeri4. sanatoryumAnlamı: bir sağlık kuruluşu -
5 مستشفى
مُسْتَشْفًى1. sayrılar eviAnlamı: hastahane2. hastahane3. sanatoryumAnlamı: bir sağlık kuruluşu4. prevantoryumAnlamı: verem hastaları tedavi yeri -
6 مصحة
مَصَحَّة1. sayrılar eviAnlamı: hastahane2. hastahane3. prevantoryumAnlamı: verem hastaları tedavi yeri4. sanatoryumAnlamı: bir sağlık kuruluşu -
7 استشفاء
sağaltım; tedavi; terapi -
8 تداو
sağaltım; tedavi; terapi -
9 تعالج
sağaltım; tedavi; terapi -
10 بخاخ
بَخَّاخ1. sprey2. arozöz3. püskürteç4. duş -
11 بخاخة
بَخَّاخَة1. arozöz2. sprey3. flit4. duş -
12 تطبيب
-
13 جابر
-
14 دش
-
15 دوش
-
16 رشاشة
رَشَّاشَة1. arozöz2. flit3. duş -
17 شفى
-
18 طبيب
طَبِيب1. tabipAnlamı: hekim, doktor2. hekimAnlamı: tedavı eden kimse, doktor, tabip3. doktorAnlamı: hekim, tabip -
19 علاج
عِلَاج1. sağaltımAnlamı: tedavi2. terapiAnlamı: iyileştirme3. dermanAnlamı: ilâç4. devaAnlamı: ilâç, çare5. ilâçAnlamı: hastalık için kullanılan madde, deva -
20 مجبر
IمُجَبَّرalçılıAnlamı: alçı ile sarılmış olanIIمُجَبِّر1. kırıkçı2. ortopedistAnlamı: ortopedi uzmanı3. çıkıkçıAnlamı: çıkıkları düzelten kimse, sınıkçı, kırıkçıمُجْبَرmecburAnlamı: bir şeyi yapmak zorunda olan
- 1
- 2
См. также в других словарях:
tedavi — is., Ar. tedāvī 1) İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme Birleşik Sözler ayakta tedavi fizik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
tedavi etmek — 1) ilaçla iyileştirmek, sağaltmak 2) mec. düzeltmek Artık geri dönmek, istemeden açtığım yarayı tedavi etmek zamanı gelmişti. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
TEDAVİ — İlâç verme. İyileşmesi için bakma. * Hastalığı iyi etme tarzı … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ayakta tedavi — is., tıp Hastanın yatağa yatırılması gerekli görülmeyerek kendisine ayakta yapılan tedavi, ayak tedavisi … Çağatay Osmanlı Sözlük
kimyasal tedavi — is., tıp Hastalıkların kimyasal maddelerle tedavi yöntemi, kemoterapi … Çağatay Osmanlı Sözlük
fizik tedavi uygulayıcısı — is. Fizik tedavisi yapan kimse … Çağatay Osmanlı Sözlük
hastaneye kaldırmak (veya yatırmak) — tedavi amacıyla hastaneye götürmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sülük vurmak — tedavi amacıyla sülük yapıştırmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
BARAS — Tedavi edilmesi mümkün olmayan ve vücutta beyaz lekeler meydana getiren bir hastalık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MUAFESE — Tedavi etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜDAVÎ — Tedavi eden. İyileştirmeğe hizmet eden. İlâç veren … Yeni Lügat Türkçe Sözlük