-
1 مبعثر
مُبَعْثَر1. dağınıkAnlamı: düzeni bozuk, karışık2. darmadağınıkAnlamı: darmadağın3. tertipsizAnlamı: düzensiz4. tarumarAnlamı: dağınık, karışık, perişan5. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar6. düzensizAnlamı: düzeni olmayan, tertipsiz, intizamsız7. perişanAnlamı: dağınık olma durumu, dağınık -
2 مبعزق
Iمُبَعْزَق1. darmadağınıkAnlamı: darmadağın2. dağınıkAnlamı: düzeni bozuk, karışık3. tarumarAnlamı: dağınık, karışık, perişan4. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar5. perişanAnlamı: dağınık olma durumu, dağınıkIIمُبَعْزِق1. savurganAnlamı: tutumsuz, müsrif2. hesapsızAnlamı: hesabı tutulmayan -
3 متفرق
مُتَفَرِّق1. dağınıkAnlamı: bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısı olmayan2. darmadağınıkAnlamı: darmadağın3. tarumarAnlamı: dağınık, karışık, perişan4. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar -
4 مبعثر
dağınık; darmadağın; darmadağınık; düzensiz; perişan; tarumar; tertipsiz -
5 مبعزق
dağınık; darmadağın; darmadağınık; hesapsız; perişan; savurgan; tarumar -
6 متفرق
dağınık; darmadağın; darmadağınık; tarumar -
7 متشتت
مُتَشَتِّت1. dağınıkAnlamı: düzeni bozuk, karışık2. darmadağınıkAnlamı: darmadağın3. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar4. perişanAnlamı: dağınık olma durumu, dağınık -
8 متقطع
مُتَقَطِّع1. dağınıkAnlamı: bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısı olmayan2. darmadağınıkAnlamı: darmadağın3. kesikliAnlamı: kesikleri olan4. aralıAnlamı: aralarında açıklık bulunan5. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar -
9 متناثر
مُتَنَاثِر1. dağınıkAnlamı: bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısı olmayan2. darmadağınıkAnlamı: darmadağın3. darmadağınAnlamı: çok dağınık ve karışık, tarumar
См. также в других словарях:
tarumar — sf., esk., Far. tārmār Dağınık, karışık, perişan Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller tarumar etmek tarumar olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
tarumar etmek — dağıtmak, karıştırmak, perişan etmek Cemiyetin kuruluşunu tarumar etmek için doğmuş bir ihtilalci gibi tasarlıyordu. P. Safa … Çağatay Osmanlı Sözlük
tarumar olmak — dağılmak, karışmak, perişan olmak Sen gittin soframız oldu tarumar. C. S. Tarancı … Çağatay Osmanlı Sözlük
târümâr — (F.) [ رﺎﻡورﺎﺕ ] 1. dağınık. 2. perişan … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
târümâr etmek — 1. dağıtmak, karıştırmak. 2. perişan etmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
tarümâr olmak — 1. dağılmak, karışmak. 2. perişan olmak … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
дармар — (тур. tarumar) збрка, безредие, метеж … Macedonian dictionary
darmadağın — sf. Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller darmadağın etmek darmadağın olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
darmar — dàrmār m <G darmára> DEFINICIJA reg. ekspr. metež, pometnja, nered [napraviti darmar] ETIMOLOGIJA tur. tarumar ← perz. tār u mār … Hrvatski jezični portal
tarac — is. <fars.> Qarət, çapovul, talan; talama. Tarac etmək – 1) talan etmək, qarət etmək, çapıb talamaq. Külli varin etdilər tarac, yəğma, tarümar. M. V. Vidadi; 2) məhv etmək, dağıtmaq, yox etmək, puç etmək, puça çıxarmaq. Pulunu tarac etmək.… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
tit u pit — darma dağın, karma karış, tarumar … Çağatay Osmanlı Sözlük