-
1 حدود
sınır -
2 أجلى
sınır dışı etmek -
3 حد
Iحَدّ1. hudutAnlamı: sınıır, ilk komşu devketin topraklarını birbirinden ayıran çizgi2. hadAnlamı: aşama, derece, sınır3. kasnakAnlamı: herhangi bir çember, çerçeve4. sınırAnlamı: hudut5. kıranAnlamı: kıyı, uç, kenar, çevreIIحَدَّ1. gücenmek2. gazaplanmakAnlamı: öfkelenmek3. küsmekAnlamı: darılmak4. darılmakAnlamı: hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak -
4 حدد
حَدَّدَ1. kısıtlamakAnlamı: tahdit etmek2. sivriltmekAnlamı: sivri duruma getirmek3. kesinleştirmekAnlamı: kesin bir duruma getirmek4. sınırlamakAnlamı: belli bir sınır içinde bırakmak5. tanımlamakAnlamı: tanıtmak, tarif etmek6. sınırlandırmakAnlamı: belli bir sınır içinde bırakmak -
5 حد
darılmak; gazaplanmak; gücenmek; had; hudut; kasnak; kıran; küsmek; sınır -
6 دحر
azil; başarmak; def; kazanmak; sınır dışı etmek -
7 ذب
kovmak; sınır dışı etmek -
8 رحل
bagaj; gezici; gitmek; sınır dışı etmek -
9 عصب
bağlamak; demetlemek; destelemek; iliştirmek; sinir -
10 أجلى
-
11 تحدد
-
12 حدود
-
13 دحر
Iدَحَرَ1. kazanmakAnlamı: yenmek, galip gelmek2. sınır dışı etmekAnlamı: başka ülkeye göndermek3. başarmakIIدَحْر1. azilAnlamı: görevden alma2. defAnlamı: savma -
14 درجة
دَرَجَة1. numaraAnlamı: ölçü, derece2. kerteAnlamı: derece, radde3. notAnlamı: okullarda öğrencilerin derecesi, numara4. çağAnlamı: hayatın dönemlerinden her biri5. tabakaAnlamı: makam, derece6. kademeAnlamı: aşama, basamak7. kariyerAnlamı: meslek8. etapAnlamı: aşama, merhale9. hadAnlamı: aşama, derece, sınır10. kadarAnlamı: ölçüsünde, derecesinde, büyüklüğünde vs11. mertebeAnlamı: aşama, derece12. merhaleAnlamı: derece, aşama13. numaraAnlamı: öğrenciye verilen not14. aşamaAnlamı: rütbe, mertebe, derece, paye15. dereceAnlamı: bir süreç içindeki durumlardan her biri, mertebe -
15 دغدغ
دَغْدَغَ1. gıdıklamak2. dürtmek -
16 دور
Iدَوْر1. kat2. çağAnlamı: hayatın dönemlerinden her biri3. devreAnlamı: dönem4. hadAnlamı: aşama, derece, sınır5. etapAnlamı: aşama, merhale6. kat7. kereAnlamı: kez, defe8. merhaleAnlamı: derece, aşama9. katmer10. kezAnlamı: defa, kere11. evreAnlamı: merhale, aşama, safha12. fazAnlamı: evre, safha13. tabakaAnlamı: katman, kat14. zamanAnlamı: bir işin geçmekte olduğu süre, vakit15. aşamaAnlamı: rütbe, mertebe, derece, paye16. sıra17. defaAnlamı: kez, kereIIدَوَّرَ1. çevirmekAnlamı: döndürerek hareket ettirmek2. yuvarlaklaştırmakAnlamı: yuvarlak duruma getirmek3. işletmekAnlamı: işlemesini sağlamak, çalıştırmak4. işlemek -
17 ذب
ذَبَّ1. sınır dışı etmekAnlamı: başka ülkeye göndermek2. kovmakAnlamı: bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak, uzaklaştırmak -
18 رحل
Iرَحَّلَsınır dışı etmekAnlamı: başka ülkeye göndermekIIرُحَّلgeziciAnlamı: gezerek iş gören, seyarرَحَلَgitmekAnlamı: bir yer doğru yönelmekIVرَحْلbagajAnlamı: yolcu yükü -
19 صرع
صَرْعsaraAnlamı: bir sinir hastalığı, tutarak -
20 عصب
IعَصَبsinirIIعَصَبَ1. demetlemekAnlamı: demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak2. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak3. destelemekAnlamı: deste duruma getirmek4. bağlamakعَصَّبَ1. iliştirmekAnlamı: bağlamak, tutturmak2. bağlamak
- 1
- 2
См. также в других словарях:
Sinir — (nord. Myth.), so v.w. Siner … Pierer's Universal-Lexikon
sinir — is., anat. 1) Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu. R. N. Güntekin 2) Rahatsız edici, hastalık derecesine… … Çağatay Osmanlı Sözlük
sınır — is., Rum. 1) İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut 2) Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi 3) Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç Bataklığın sınırı. Ormanın… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Sinir — Liste des chevaux de la mythologie nordique Sommaire 1 Les chevaux des Ases 2 Autres chevaux 3 Notes et références 4 Voir aussi … Wikipédia en Français
sinir buhranı — is., tıp Sinir sisteminde görülen bozukluğun yarattığı sıkıntı veya hastalık Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller sinir buhranı geçirmek sinir buhranına tutulmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sinir küpü — is., ruh b. Çok sinirli olma durumu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller sinir küpüne çevirmek sinir küpüne dönmek sinir küpü olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
sinir sistemi — is., ruh b. Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem … Çağatay Osmanlı Sözlük
sınır boyu — is. Ülke sınırları Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay … Çağatay Osmanlı Sözlük
sınır dışı — is. Ülke sınırlarının ötesi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller sınır dışı etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sınır karakolu — is. Sınır bölgesinde görev yapan kolluk gücü … Çağatay Osmanlı Sözlük
sinir bilimi — is., tıp Sinir sistemini inceleyen tıp dalı, asabiye, nöroloji … Çağatay Osmanlı Sözlük