-
1 عيار
عَيَّار1. berduşAnlamı: başıboş, serseri2. ipsizAnlamı: haylaz, serseri3. külhanbeyiAnlamı: kabadayı, serseri4. hırpaniAnlamı: perişan kılıklı, derbeder5. serseriAnlamı: belli bir işi ve yeri olmayan6. haytaAnlamı: serseri, külhanbeyi, kabadayı7. başıboş -
2 متشرد
مُتَشَرِّد1. berduşAnlamı: başıboş, serseri2. ipsizAnlamı: haylaz, serseri3. külhanbeyiAnlamı: kabadayı, serseri4. hırpaniAnlamı: perişan kılıklı, derbeder5. serseriAnlamı: belli bir işi ve yeri olmayan6. haytaAnlamı: serseri, külhanbeyi, kabadayı7. başıboş -
3 متسكع
مُتَسَكِّع1. külhanbeyiAnlamı: kabadayı, serseri2. serseriAnlamı: belli bir işi ve yeri olmayan3. başıboş -
4 عيار
başıboş; berduş; hayta; hırpani; ipsiz; külhanbeyi; serseri -
5 متسكع
başıboş; külhanbeyi; serseri -
6 متشرد
başıboş; berduş; hayta; hırpani; ipsiz; külhanbeyi; serseri -
7 تائه
تائِه1. berduşAnlamı: başıboş, serseri2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. mağrurAnlamı: kurumlu gururlu4. azametliAnlamı: ulu, çok büyük, gururlu, görkemli5. kibirliAnlamı: kendini büyük gören6. aysarAnlamı: değişken huylu, kararsız kimse7. bakar körAnlamı: çok dikkatsiz kimse8. gafilAnlamı: çevresindeki gerçekleri görmeyen, ezmeyen9. sersem10. perişanAnlamı: acınacak hâlde olan11. derbeder12. başıboş -
8 ترب
Iتَرِب1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan5. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir6. meteliksizAnlamı: parası olmayan7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimseIIتَرْبtoprakتُرْبtoprakIVتَرَّبَtopraklamakAnlamı: üzerini toprakla örtmek -
9 تسكع
-
10 تشرد
تَشَرُّد1. yersizlikAnlamı: yeri olmama2. başıboşlukAnlamı: başıboş olma durumu3. serserilikAnlamı: serseri olma durumu -
11 سمط
سَمْط1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan5. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir6. meteliksizAnlamı: parası olmayan7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
12 شرود
Iشَرُود1. berduşAnlamı: başıboş, serseri2. başıboşIIشُرُودgafletAnlamı: dalgınlık, dikkatsizlik, aymazlık -
13 عدم
Iعَدَم1. hiçlikAnlamı: hiç olma durumu2. ademAnlamı: yokluk, hiçlik ve ölüm3. yoklukAnlamı: yok olma durumuIIعَدِم1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan5. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz6. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir7. meteliksizAnlamı: parası olmayan8. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan9. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir10. sefilAnlamı: yoksul11. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimseعُدْم1. yoklukAnlamı: fakirlik2. fakirlikAnlamı: fakir olma durumu, yoksulluk3. sefaletAnlamı: yoksulluk4. yoksullukAnlamı: yoksul olma durumu5. mafişAnlamı: yok, kalmadı6. açlıkAnlamı: yoksul ve parasız olma durumu -
14 عديم
عَدِيم1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)5. meteliksizAnlamı: parası olmayan6. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
15 فقير
فَقِير1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. fukaraAnlamı: fakir, yoksul3. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan4. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)5. meteliksizAnlamı: parası olmayan6. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
16 محتاج
مُحْتاجٌ1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan5. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir6. meteliksizAnlamı: parası olmayan7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
17 معدم
مُعْدِم1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan4. fukaraAnlamı: fakir, yoksul5. meteliksizAnlamı: parası olmayan6. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
18 مفتقر
مُفْتَقِرٌ1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)5. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir6. meteliksizAnlamı: parası olmayan7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimse -
19 هائم
هائِم1. berduşAnlamı: başıboş, serseri2. kararsızAnlamı: kararı olmayan, müterddit
См. также в других словарях:
serseri — sf., Far. serserī 1) Belli bir işi ve yeri olmayan başıboş kimse, kabadayı, hayta, holigan (kimse) Hayran Baba yı bir serseri ile birlikte temizlemişlerdi. F. R. Atay 2) Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan kimse 3) mec. Belli bir hedefi… … Çağatay Osmanlı Sözlük
serseri serseri — zf. Başıboş olarak, amaçsızca O gün kasabanın sokaklarını serseri serseri dolaştım. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
serseri mayın — is. Belli bir hedefi olmayan, rastgele yerleştirilen mayın Bulgaristan dan mangal kömürü getiren Yücel motoru Midye önlerinde serseri bir mayına çarparak battı. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
serserî — (F.) [ یﺮﺱﺮﺱ ] 1. aylak. 2. anlamsız … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
SERSERİ — f. Ötede beride gezen, başı boş. İşi gücü olmayıp boşta dolaşan, haylaz, derbeder, avare. * Boş söz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
serseri kurşun — is. Belli bir hedef gözetmeksizin sıkılan kurşun … Çağatay Osmanlı Sözlük
serserilik yapmak (veya etmek) — serseri tavrında davranmak, çevreye rahatsızlık vermek Serserilik yapabilir, atılgan, dövüşken, gözünü budaktan sakınmaz cinsten adam istemiyorlar. M. Ş. Esendal … Çağatay Osmanlı Sözlük
bengi — serseri, nişamend, tiryaki, esrarkeş … Çağatay Osmanlı Sözlük
DİL-İ ÂVÂRE — Serseri gönül … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Cuneyt Arkin — Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın, de son vrai nom Fahrettin Cüreklibatır, est un acteur du cinéma turc, né le 7 septembre 1937 à Eskişehir. Très populaire en Turquie, l acteur, parfois surnommé dans la francophonie « le Alain Delon turc », a… … Wikipédia en Français
Cuneyt Arkın — Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın, de son vrai nom Fahrettin Cüreklibatır, est un acteur du cinéma turc, né le 7 septembre 1937 à Eskişehir. Très populaire en Turquie, l acteur, parfois surnommé dans la francophonie « le Alain Delon turc », a… … Wikipédia en Français