-
1 خليع
خَلِيع1. dost2. zampara3. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı4. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih5. çapkınAnlamı: geçici duygular peşinde koşan -
2 داعر
داعِر1. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı2. zampara3. dost4. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih -
3 سفيه
سَفِيه1. zibidi2. idraksizAnlamı: anlayışsız, ahmak3. avalAnlamı: aptal, ahmak4. şabanAnlamı: aptal, alık, budala5. kazAnlamı: budala6. galizAnlamı: kaba, çirkin, iğrenç7. enayiAnlamı: fazla bön, avanak8. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse9. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala10. angutAnlamı: ahmak ve aptal11. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan12. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan13. hesapsızAnlamı: hesabı tutulmayan14. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan15. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal16. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz17. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt18. müstehcenAnlamı: açık saçık, edebe aykırı19. müsrifAnlamı: tutumsuz, savurgan20. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih21. pespayeAnlamı: alçak, soysuz22. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen23. salak24. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık25. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem26. kaşalotAnlamı: aptal, budala27. kelekAnlamı: aptal28. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse29. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal30. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın31. arsızAnlamı: utanması, sıkılması olmayan, yılışık32. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi33. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz34. berbatAnlamı: kötü35. batakçıAnlamı: eline geçen parayı batıran36. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan37. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesiz38. bönAnlamı: budala, saf -
4 فاجر
فاجِر1. zampara2. dost3. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı4. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih -
5 فاسق
فاسِق1. zampara2. dost3. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı4. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih -
6 ماجن
ماجِن1. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı2. zampara3. dost4. mizahçıAnlamı: gülmece sanatçısı5. cilveliAnlamı: cilve yapan, cilvesi olan6. muzipAnlamı: şaka etmekten hoşlanan7. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih -
7 متهتك
مُتَهَتِّك1. zampara2. hovardaAnlamı: uygunsuz kadının paralı âşığı3. uçarıAnlamı: ele avuca sığmaz, sefih
См. также в других словарях:
sefih — sf., Ar. sefīh Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı İçer, kumar oynar, başına bir sürü sefih insan toplardı. H. E. Adıvar … Çağatay Osmanlı Sözlük
sefih — (A.) [ ﻪﻴﻔﺱ ] zevk ve eğlence düşkünü … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
SEFİH — Zevk ve eğlenceye düşkün. Sefahete düşmüş. Malını düşünmeden harcayan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
HOVARDA — Sefih, çapkın. Malını mülkünü zevk u safa yolunda harcayan, sefâhette sarfeden … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
SÜFEHA — (Sefih. C.) Sefihler. İçkici, müsrif ve günahkâr kimseler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TESFİH — (Sefahet. den) Sefih görme, sefih sayma. Akılsız, müsrif ve eğlenceye düşkün addetmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
sefihane — zf., esk., Ar. sefīh + Far. āne Alçakça … Çağatay Osmanlı Sözlük
uçarı — sf. 1) Ele avuca sığmaz (kimse) Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum. Y. K. Beyatlı 2) Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih Yazar dediğin biraz uçarı, serseri mizaç olmalı değil midir? H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
HANE-KÜŞ — f. Mirasyedi, sefih … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
LU'BETGÂH — f. Oyun yeri. Sefih kimselerin eğlence yeri … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
SEBÜKSER — (C.: Sebükserân) f. Hafif düşünceli. * Sefih, aşağılık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük