-
1 kaçınılmaz sebepler
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > kaçınılmaz sebepler
-
2 sebep
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > sebep
-
3 muhaffif
а облегча́ющий, смягча́ющий; упроща́ющийmuhaffif sebepler — юр. смягча́ющие [вину́] обстоя́тельства
-
4 muhik
(-kkı)а1) справедли́вый, пра́вый; зако́нный2) обосно́ванный, основа́тельныйmuhik sebepler — ве́ские причи́ны
См. также в других словарях:
mucip sebepler — gerektirici sebepler; gerekçe … Hukuk Sözlüğü
DAİRE-İ ESBAB — Sebepler dâiresi. Sebep ve kanunların bulunduğu yer olan maddi âlem … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ÂLEM-İ ESBAB — Sebepler âlemi. Her şeyin bir sebebe dayanarak olduğu âlem. Bu dünya … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
BİLİNÇALTI — t. Psk: Şuur altı. Geçmişte yaşadığımız ve etkisi altında kaldığımız hâdiselerden şimdi hatırlayamadıklarımız, şu anda da varlığımızda meydana gelen hadiselerden bilgisine sahip olmadıklarımızın hepsi. İnsan şuurlu hareket ettiği gibi şuuraltı… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ESBAB-I HAKİKİYE — Gerçek sebepler, hakiki sebepler … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ESBAB-I MÜŞEDDİDE — Kuvvetlendiren, artıran sebepler. Cezâ hukukunda; cezâyı ağırlaştıran kanuni veya takdiri sebepler. (Esbâb ı muhaffifenin zıddıdır … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EVCEDETHU-L ESBAB — (İcad. dan) Onu sebepler icadediyor. Sebepler bu şeyi icadediyor. mânasında dinsizliği ima eden bir söz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Enis Batur — Ahmet Enis Batur (born 28 June 1952, Eskişehir, Turkey) is a Turkish poet, essayist, novelist, and editor. EducationBorn in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU Sociology (Ankara), and Sorbonne University… … Wikipedia
Sadri Maksudi Arsal — Sadreddin Nizamettinovich Maksudov or Sadri Maksudi Arsal (1878 ndash;February 20, 1957) was a prominent Russian and Turkish statesman, scholar and thinker. BiographySadreddin Nizamettinovich Maksudov was born in Taşsu, outside of Kazan, the son… … Wikipedia
Куарежма, Рикарду — Рикарду Куарежма … Википедия
dolayısıyla — zf. 1) Bağlı olarak, doğrudan doğruya olmayarak Dolayısıyla onun da ne düşündüğünü anlamış olduk. 2) Nedeniyle Başka sebepler dolayısıyla aileye karşı koymuş bulunuyordu. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük