-
1 sakin
ساكنهاجعهادئهامد -
2 sakin
1. ساكن [ساكِن]Anlamı: durgun, hareket etmeyen2. هاجع [هاجِع]Anlamı: durgun, hareket etmeyen3. هادئ [هادِئ]Anlamı: durgun, hareket etmeyen4. هامد [هامِد]Anlamı: durgun, hareket etmeyen -
3 asude
1. ساكن [ساكِن]Anlamı: sessiz, rahat, sakin2. فرح [فَرِح]Anlamı: sessiz, rahat, sakin3. مبسوط [مَبْسُوط]Anlamı: sessiz, rahat, sakin4. محبور [مَحْبُور]Anlamı: sessiz, rahat, sakin5. مرتاح [مُرْتاح]Anlamı: sessiz, rahat, sakin6. مستريح [مُسْتَرِيح]Anlamı: sessiz, rahat, sakin7. مسرور [مَسْرُور]Anlamı: sessiz, rahat, sakin8. منفرج [مُنْفَرِج]Anlamı: sessiz, rahat, sakin9. هاجع [هاجِع]Anlamı: sessiz, rahat, sakin10. هادئ [هادِئ]Anlamı: sessiz, rahat, sakin11. هامد [هامِد]Anlamı: sessiz, rahat, sakin -
4 sakinlik
1. أون [أَوْن]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk2. سكون [سُكُون]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk3. متاركة [مُتَارَكَة]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk4. هدء [هَدْء]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk5. هدأة [هَدْأَة]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk6. هدنة [هُدْنَة]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk7. هدوء [هُدُوء]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk8. هدون [هُدُون]Anlamı: sakin olma durumu, durgunluk -
5 durgun
1. راقد [راقِد]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin2. ساكن [ساكِن]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin3. نائم [نائِم]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin4. هاجع [هاجِع]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin5. هادئ [هادِئ]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin6. هامد [هامِد]Anlamı: kımıldanış, dingin, sakin -
6 ayaz
1. برود [بُرُود]Anlamı: duru, sakin havada çıkan kuru soğuk2. برودة [بُرُودَة]Anlamı: duru, sakin havada çıkan kuru soğuk3. خصر [خَصَر]Anlamı: duru, sakin havada çıkan kuru soğuk4. قر [قُرّ]Anlamı: duru, sakin havada çıkan kuru soğuk5. قرة [قِرَّة]Anlamı: duru, sakin havada çıkan kuru soğuk -
7 ağırlık
1. إنتان [إِنْتان]Anlamı: yemek bozulma2. أهمية [أَهَمِّيَّة]Anlamı: değerli olma durumu3. تعفن [تَعَفُّن]Anlamı: yemek bozulma4. ثقالة [ثَقَالَة]Anlamı: tartıda çok çekme5. ثقل [ثِقَل]Anlamı: tartıda çok çekme6. ثقل [ثِقْل]Anlamı: tartıda çok çekme7. جاثوم [جَاثُوم]8. جثام [جُثَام]9. جثم [جُثَم]10. حمولة [حُمُولَة]Anlamı: tartıda çok çekme11. دفر [دَفَر]Anlamı: yemek bozulma12. ذفر [ذَفَر]Anlamı: yemek bozulma13. سكون [سُكُون]Anlamı: sakin olma durumu14. عفن [عَفَن]Anlamı: yemek bozulma15. كابوس [كابُوس]16. لخن [لَخَن]Anlamı: yemek bozulma17. نتانة [نَتَانَة]Anlamı: yemek bozulma18. هدء [هَدْء]Anlamı: sakin olma durumu19. هدأة [هَدْأَة]Anlamı: sakin olma durumu20. هدوء [هُدُوء]Anlamı: sakin olma durumu21. عفونة [عُفُونَة]Anlamı: yemek bozulma -
8 sütliman
1. ساكن [ساكِن]Anlamı: durgun, sakin2. هاجع [هاجِع]Anlamı: durgun, sakin3. هادئ [هادِئ]Anlamı: durgun, sakin4. هامد [هامِد]Anlamı: durgun, sakin
См. также в других словарях:
sakin — variant of skeen (Himalayan Ibex) … Useful english dictionary
sakin — is. <ər.> 1. Bir yerdə yurd salıb yaşayan, həmin yerin əhalisindən olan; oturan, oturucu. Mingəçevir şəhərinin sakinləri. Yeni qəsəbənin sakinləri. – Müxtəsər, biz hər ikimiz Danabaş kəndinin sakiniyik. C. M.. Aulun sakinlərindən heç biri… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
sakin — sf., Ar. sākin 1) Hareket etmeyen, kımıldamayan 2) Durgun, dingin 3) Sessiz Dinlenmek için otelimizden daha sakinini bulacağınızı ummam. S. F. Abasıyanık 4) Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen 5) Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya… … Çağatay Osmanlı Sözlük
sakın — ünl. 1) Asla yapma anlamında bir söz Aman matmazel, sakın dışarı çıkmayınız! S. F. Abasıyanık 2) Korkulacak bir durum olmasın anlamında bir söz Sakın bulaşıcı bir hastalık olmasın! Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller sakın ha! … Çağatay Osmanlı Sözlük
SAKİN — Hareketsiz, kendi hâlinde. Bir yerde oturan. Kararlı. * Gr: Harekesi olmayıp cezimli (sakin okunan) harf … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Sakin Olmam Lazım — Студийный альбом … Википедия
Sakin Ev Hotel — (Алачати,Турция) Категория отеля: Адрес: Hacimemis Mah. 2028 Helvaci Sk. No: 7, 35950 Алачати … Каталог отелей
Sakin Otel — (Гюмюшлюк,Турция) Категория отеля: Адрес: Koyunbaba Mahallesi Kazımkarabekir Caddesi N.3 … Каталог отелей
sakin sakin — zf. 1) Durgun, dingin olarak 2) Heyecan, telaş, kızgınlık göstermeden Nil, sakin sakin etrafa bakarak ve heyecanıma aldırmayarak sözüne devam ediyor. R. H. Karay 3) Uslu uslu … Çağatay Osmanlı Sözlük
sakin olmak — 1) bir yerde yerleşmek, oturmak 2) sakin duruma gelmek Mümkün olduğu kadar sakin olmaya çalışarak tekrar masasına döndü. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
sakın ha! — yapma, yapmaktan çekin anlamında, yapılması istenmeyen bir davranışa engel olmak için söylenen bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük