-
1 sahne
помо́ст (м) сце́на (ж)* * *1) сце́на, аре́наsahneye çıkmak — выходи́ть на сце́ну
sahneye koymak — ста́вить на сце́не, осуществля́ть постано́вку
sahne olmak — станови́ться аре́ной чего
ön sahne — авансце́на
2) сце́на, акт, де́йствие ( пьесы)birinci sahne bitti — пе́рвое де́йствие око́нчено
См. также в других словарях:
sahne olmak — (bir yer veya bir olaya) bir yerde bir olay geçmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
sahne — is., Ar. ṣaḥne 1) İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer 2) Görüntü Resim bir av sahnesini canlandırıyordu. 3) mec. Tanık olunan, gözlenen olay… … Çağatay Osmanlı Sözlük
görmek — i, ür 1) Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz 2) Anlamak, kavramak, sezmek Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın 3) Yanına… … Çağatay Osmanlı Sözlük