-
1 فقط
sadece; yalnız -
2 ذرائعية
ذَرَائِعيَّة1. pragmatizm2. pragmacılık -
3 فقط
-
4 قط
asla; budamak; dünyada; hiç; kat'iyen; kedi; sadece; tekir -
5 بائع
بائِع1. bayi2. tacirAnlamı: ticaretle uğraşan3. satıcıAnlamı: alıcıya bir şey satan kimse4. tüccarAnlamı: ticaret yapan5. bezirgânAnlamı: tüccar, tacir, mesleğini sadece kazanç icin kullanan kimse -
6 بياع
بَيَّاع1. parçacıAnlamı: kumaş parçalarını satan kimse2. bayi3. çerçi4. perakendeciAnlamı: malını perakende satan5. mezatçıAnlamı: artırmayı yapan kişi6. tüccarAnlamı: ticaret yapan7. toptancıAnlamı: toptan satış yapan8. satıcıAnlamı: alıcıya bir şey satan kimse9. bezirgânAnlamı: tüccar, tacir, mesleğini sadece kazanç icin kullanan kimse -
7 تاجر
1. bayi2. tacirAnlamı: ticaretle uğraşan3. tüccarAnlamı: ticaret yapan4. bezirgânAnlamı: tüccar, tacir, mesleğini sadece kazanç icin kullanan kimse -
8 قط
IقَطْsadeceAnlamı: yalnızca, ancakIIقَطّ1. kat'iyenAnlamı: hiçbir zaman2. dünyadaAnlamı: hiçbir zaman, hiçbir biçimde3. hiç4. aslaAnlamı: hiçbir zaman, hiçbir biçimdeقَطَّbudamakIVقِطّ1. tekirAnlamı: kül renginde olan bir çeşit kedi2. kediAnlamı: kedigillerden, küçük memeli hayvan -
9 متاجر
مُتَاجِر1. bayi2. tacirAnlamı: ticaretle uğraşan3. tüccarAnlamı: ticaret yapan4. bezirgânAnlamı: tüccar, tacir, mesleğini sadece kazanç icin kullanan kimse -
10 متجر
Iمُتَّجِر1. tacirAnlamı: ticaretle uğraşan2. tüccarAnlamı: ticaret yapan3. bezirgânAnlamı: tüccar, tacir, mesleğini sadece kazanç icin kullanan kimseIIمَتْجَر1. tecim eviAnlamı: ticarethane2. butik3. ticaretAnlamı: mal alım satımı4. ticarethane
См. также в других словарях:
sadece — zf. Yalnızca Her millette olduğu gibi bizde de kelimeleri, şiir canlandırmış, nesir sadece kullanmıştır. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
tek geçmek — sadece onunla ilgilenmek, sadece ona önem vermek … Çağatay Osmanlı Sözlük
SIFAT-I AYNİYE — Sadece zâta mahsus olan sıfat. Zatî sıfat. Lafza i Celalin sadece Cenab ı Vâcib ül Vücud olan Rabbimize mahsus olması gibi. (Bak: Sıfât ı selbiye ve Sıfât ı sübutiye … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
TEVHİD-İ KIBLE — Sadece bir yere müteveccih olmak. Bir kıbleden başka kıble kabul etmemek. * Mc: Sadece bir üstad kabul etmek … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
iyi gün dostu olmak — sadece iyi günlerde görünmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
HASR-I NAZAR — Sadece bir şeye bakıp dikkat etmek. * Yalnız bir mevzu veya meslek üzerinde çalışıp onda mütehassıs ve muvaffak olmaya çalışmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
HÜVE-L AHSEN — Sadece ve yalnız en güzel O dur … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
HÜVE-L HASEN — Sadece, yalnız o güzeldir … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
KARZ-I HASEN — Sadece Allah rızâsı için verilen ödünç. Faizsiz verilen borç … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MÜNHASIRAN — Sadece, sâde. * Bir işe veya bir şeye âit olarak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
NEV'İ ŞAHSINA MÜNHASIR — Sadece şahsına benzer çeşit, başka benzeri olmayan. Eşi bulunmaz olan … Yeni Lügat Türkçe Sözlük