-
1 جاف
Iجافٍ1. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan2. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan3. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse4. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse5. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz6. nobranAnlamı: davranışı kaba7. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz8. palikaryaAnlamı: kabadayı9. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcıIIجافّ1. kısırAnlamı: (toprak için) ürün vermeyen2. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan3. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan4. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz5. bıktırıcıAnlamı: bıkkınlık verici6. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse7. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse8. nobranAnlamı: davranışı kaba9. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz10. kuruAnlamı: suyu, nemi olmayan11. palikaryaAnlamı: kabadayı12. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcı13. bayatAnlamı: taze olmayan -
2 غليظ
I1. koyuAnlamı: yoğunluğundan dolayı güç akan2. derinAnlamı: çok yoğun olanIIغَلِيظ1. densizAnlamı: yakışıksız, saygısızca davranan2. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba3. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan4. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan5. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse6. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse7. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz8. nobranAnlamı: davranışı kaba9. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz10. engebeAnlamı: yer biçimi, yer şekilleri, arıza11. hödükAnlamı: görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)12. hantalAnlamı: kaba ve kocaman, iri13. kalın14. kırıcıAnlamı: kaba, sert15. yoğunAnlamı: kalın16. bayağıAnlamı: aşağılık -
3 فج
Iفَجّdar boğazAnlamı: kısıkIIفِجّ1. densizAnlamı: yakışıksız, saygısızca davranan2. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba3. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan4. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz5. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse6. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse7. hödükAnlamı: görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)8. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz9. hantalAnlamı: kaba ve kocaman, iri10. kırıcıAnlamı: kaba, sert11. yeşilAnlamı: olmamış, ham (meyve) -
4 فظ
فَظّ1. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba2. densizAnlamı: yakışıksız, saygısızca davranan3. mors4. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan5. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan6. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse7. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse8. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz9. nobranAnlamı: davranışı kaba10. hödükAnlamı: görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)11. hantalAnlamı: kaba ve kocaman, iri12. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz13. işlenmemiş14. görmemiş15. kırıcıAnlamı: kaba, sert16. bayağıAnlamı: aşağılık -
5 جلف
جلْف1. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan2. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan3. nobranAnlamı: davranışı kaba4. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse5. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse6. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz7. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz8. palikaryaAnlamı: kabadayı9. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcı -
6 خشن
Iخَشُنَ1. pürüzlenmekAnlamı: pürüz oluşmak2. kabalaşmakAnlamı: kaba bir duruma gelmek3. hayvanlaşmakAnlamı: insanlık erdemlerini yitirmek, kabalaşmakIIخَشِن1. cırt2. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan3. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan4. boğukAnlamı: kısılmış5. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse6. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse7. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz8. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz9. engebeAnlamı: yer biçimi, yer şekilleri, arıza10. kısıkAnlamı: (ses için) boğuk, güçlükle çıkan11. kalın12. palikaryaAnlamı: kabadayı13. yoğunAnlamı: kalın14. kırıcıAnlamı: kaba, sert15. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcı -
7 خشين
خَشِين1. nezaketsizAnlamı: nazik olmayan2. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan3. hamhalatAnlamı: kaba saba, görgüsüz4. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse5. abullabutAnlamı: hantal, kaba ve anlayışsız kimse6. kabaAnlamı: terbiyesi, görgüsü kıt, nezaketsiz7. palikaryaAnlamı: kabadayı8. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcı -
8 ساذج
Iساذَج1. safAnlamı: kurnazlığa aklı ermeyen2. çiğAnlamı: erişmemiş olan3. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba sabaIIساذِج1. çiğAnlamı: erişmemiş olan2. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba3. safAnlamı: kurnazlığa aklı ermeyen4. ahlatAnlamı: kaba adam5. hödükAnlamı: görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)6. hoyratAnlamı: kaba, kırıcı ve hırpalayıcı -
9 أغلظ
أَغْلظ1. görgüsüzAnlamı: görgüsü olmayan2. magandaAnlamı: yontulmamış, kaba saba, görgüsüz kimse3. barbarAnlamı: uygarlaşmamış, kaba ve kırıcı -
10 خرق
Iخَرَّقَ1. saplanmakAnlamı: hızla batmak2. didiklemekAnlamı: ısırarak parçalamak, gagalamakIIخَرَق1. bönlükAnlamı: budalalık, aptallık, saflık2. ahmaklıkAnlamı: zekâsı az gelişmiş olma durumu, anlayışsızlık3. aptallık4. sakarlık5. acemilikAnlamı: tecrübe ve becerinin azlığıخَرَقَ1. burgulamakAnlamı: burgu ile delmek2. saplanmakAnlamı: hızla batmak3. didiklemekAnlamı: ısırarak parçalamak, gagalamakIVخَرِق1. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba2. zibidi3. avalAnlamı: aptal, ahmak4. şabanAnlamı: aptal, alık, budala5. kazAnlamı: budala6. gerzekAnlamı: geri zekâlı olan7. basiretsizAnlamı: ileri ve uzak görüşlü olmayan8. andavallıAnlamı: beceriksiz, görgüsüz ve bön olan kimse9. angutAnlamı: ahmak ve aptal10. eblehAnlamı: akılsız, alık, budala11. gabiAnlamı: anlayışsız, kalın kafalı olan12. mankafaAnlamı: anlayışsız, aptal13. kakavanAnlamı: kendini beğenmiş, sevimsiz14. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt15. salak16. patavatsızAnlamı: davranışlarına dikkat etmeyen17. şapşalAnlamı: aptalca davranışlarda bulunan, alık18. avanakAnlamı: kolayca kandırılabilen kişi19. kaşalotAnlamı: aptal, budala20. kaşkavalAnlamı: aptal, sersem21. alıkAnlamı: akılsız, sersem, ebleh ve şaşkın22. ahmakAnlamı: aklını gereği gibi kullanamayan, aptal23. aptalAnlamı: zekâ yoksunu, ahmak, alık olan kimse24. kelekAnlamı: aptal25. beceriksizAnlamı: becerisi olmayan, usta olmayan26. dangalakAnlamı: akılsız, düşüncesiz27. bönAnlamı: budala, saf28. beyinsizAnlamı: akılsız, düşüncesizVخَرْق1. zalimlikAnlamı: zalim olma durumu2. zorbalıkAnlamı: zorbaca davranış, müstebitlik3. kovuk4. zulümAnlamı: kıyım, kıygı, acımasızlık, haksızlık, cefa5. gözenek6. delikAnlamı: dar, küçük açıklıkVIخَرقَsakarlaşmakAnlamı: sakar duruma gelmekخُرْق1. bönlükAnlamı: budalalık, aptallık, saflık2. aptallık3. ahmaklıkAnlamı: zekâsı az gelişmiş olma durumu, anlayışsızlık4. sakarlık5. acemilikAnlamı: tecrübe ve becerinin azlığı -
11 غر
Iغَرّ1. bükümAnlamı: bükmek işi2. kıvrımAnlamı: bir şeyin kıvrılan yeri3. kıvrıntıAnlamı: kıvrım4. katIIغِرّ1. safAnlamı: kurnazlığa aklı ermeyen2. çiğAnlamı: erişmemiş olan3. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba4. ahlatAnlamı: kaba adam5. hoyratAnlamı: kaba, kırıcı ve hırpalayıcı -
12 غرير
Iغَرِير1. safAnlamı: kurnazlığa aklı ermeyen2. çiğAnlamı: erişmemiş olan3. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba4. buyurganAnlamı: despot, diktatör5. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan6. mağrurAnlamı: kurumlu gururlu7. ahlatAnlamı: kaba adam8. azametliAnlamı: ulu, çok büyük, gururlu, görkemli9. hoyratAnlamı: kaba, kırıcı ve hırpalayıcıIIغُرَيْرporsuk -
13 غمر
Iغَمَرَ1. banmakAnlamı: banmak, daldırıp çıkarmak2. bandırmakAnlamı: banmak, daldırıp çıkarmak3. batırmak4. daldırmakAnlamı: dalmak işini yaptırmakIIغَمْر1. hırboAnlamı: sersem, salak ve kaba saba2. safAnlamı: kurnazlığa aklı ermeyen3. kerimAnlamı: elli açık4. ahlatAnlamı: kaba adam5. hödükAnlamı: görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse)6. hoyratAnlamı: kaba, kırıcı ve hırpalayıcı7. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimli
См. также в других словарях:
SABA (U.) — Umberto Saba, s’il est reconnu comme l’un des plus grands poètes de son pays, fut longtemps un mal aimé de la culture italienne ; il est encore très mal connu en France. Sa production considérable, dont la correspondance éditée chez Mondadori,… … Encyclopédie Universelle
Saba — steht für: eine riesenhafte Sagengestalt, die auf der Sababurg gewohnt haben soll eine Insel in der Karibik, siehe Saba (Insel) ein antikes Reich im heutigen Jemen, siehe Saba (Antike) einen Subdistrikt (mukim) in Brunei, siehe Saba (Brunei) eine … Deutsch Wikipedia
Saba — es una pequeña isla (13 km²) en las Antillas Neerlandesas, localizada en la latitud 63°13 oeste y longitud 17°38 norte. La mayor parte de su superficie es el volcán extinto Mount Scenery (888 m), el punto más alto del reino de los Países Bajos.… … Enciclopedia Universal
Saba — (Кабриер дАвиньон,Франция) Категория отеля: Адрес: 109, traverse des Pins, 84220 Кабриер д Ави … Каталог отелей
Saba — (Umberto Poli, dit Umberto) (1883 1957) poète italien qu inspirèrent la Trieste populaire, son épouse, les adolescents. Saba anc. roy. de l Arabie du S. O. (dans l actuel Yémen). Au VIIIe s. av. J. C., les textes assyriens mentionnent le tribut… … Encyclopédie Universelle
Saba — Nom de personne arabe qui peut avoir plusieurs sens : soit il évoque la jeunesse (Sabâ), nom masculin ou féminin, soit il exprime la beauté, le charme (sabâ), nom féminin. On ne peut enfin négliger totalement une simplification de Sabah (arabe… … Noms de famille
Saba — Saba, 1) (a. Geogr.), Stadt der Sabäer in Arabien, s. Sabäer; 2) Hafenstadt in Äthiopien, an der Meerenge Dire. Die Bewohner bestanden aus den unter Psammetichos ausgezogenen Ägyptiern; j. wohl Massaua, nach And. Asab. Ob die in der Bibel… … Pierer's Universal-Lexikon
Saba [1] — Saba (eigentlich Scheba), Stadt der Sabäer (s. d.) im südwestlichen Arabien, lag an der Straße von Adana (Aden) nach Mariaba (Mârib), der Hauptstadt der Sabäer, und war nach der Tradition die Residenz der aus der Geschichte Salomos bekannten… … Meyers Großes Konversations-Lexikon
šabȁt — (sabȁt) m jud. sedmi dan u tjednu (sedmi dan od stvaranja svijeta), dan odmora i mirovanja kada je Židovima zabranjen svaki rad, traje od petka navečer do subote navečer; šabes ✧ {{001f}}hebr … Veliki rječnik hrvatskoga jezika
saba — sabá adv. (reg.; în expr.) a se purta sabá = a merge repede, a se grăbi. Trimis de blaurb, 16.11.2006. Sursa: DAR … Dicționar Român
Saba — (izg. sàba), Umberto (1883 1957) DEFINICIJA talijanski pjesnik iz Trsta; lirika majstorski jednostavne komunikativne forme, uglavnom posvećena intimnim doživljajima u malome svijetu rodnoga grada i njegovoj kronici (Kanconijer 1900 1945) … Hrvatski jezični portal