-
1 برداية
perde -
2 سجاف
perde -
3 سجافة
perde -
4 سدافة
perde -
5 حاجز
حَاجِز1. köstekAnlamı: engel2. blokeAnlamı: el konulmuş3. paravan4. paravana5. bölme6. engel7. hailAnlamı: engel8. mânia9. mâni10. ketAnlamı: engel11. barikat -
6 حجب
Iحَجَبَ1. perdelemekAnlamı: perde ile örtmek2. saklamakAnlamı: görünmesine engel olmakIIحَجْبkamuflajAnlamı: saklama, örtme, gizlemeحَجَّبَ1. perdelemekAnlamı: perde ile örtmek2. saklamakAnlamı: görünmesine engel olmak -
7 ساتر
ساتِر1. paravana2. paravan3. engel -
8 ستار
baş örtüsü; başörtü; eşarp; peçe; perde; yaşmak; yazma -
9 ستارة
baş örtüsü; başörtü; eşarp; peçe; perde; yazma -
10 سينما
beyaz perde; sinema -
11 أبطن
أَبْطَنَ1. perdelemekAnlamı: perde ile örtmek2. saklamakAnlamı: görünmesine engel olmak3. astarlamakAnlamı: astar geçirmek -
12 أخفى
أَخْفَى1. kapamak2. bürümekAnlamı: sarmak, kaplamak, örtmek3. perdelemekAnlamı: perde ile örtmek4. gizlemekAnlamı: saklamak, görünmeyecek, bir yere koymak -
13 أكن
-
14 برداية
بُرْدايَةperdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü -
15 خبأ
-
16 ستار
سِتَار1. yazmaAnlamı: baş örtüsü2. eşarpAnlamı: baş atkısı3. peçe4. perdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü5. yaşmakAnlamı: kadınların örtüsü6. başörtü7. baş örtüsü -
17 ستارة
سِتَارَة1. yazmaAnlamı: baş örtüsü2. eşarpAnlamı: baş atkısı3. perdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü4. peçe5. başörtü6. baş örtüsü -
18 سجاف
سِجَافperdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü -
19 سجافة
سِجَافَةperdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü -
20 سدافة
سِدَافَةperdeAnlamı: görüşü, ışığı önlemek amacıyla örtülen örtü
- 1
- 2
См. также в других словарях:
perde — reperde saperde … Dictionnaire des rimes
perde — obs. form of pard, a panther … Useful english dictionary
perde — is., Far. perde 1) Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan… … Çağatay Osmanlı Sözlük
perde perde — zf. Yavaş yavaş Perde perde, döne döne dans eder gibi daireler çizerek dağılırdı. S. F. Abasıyanık … Çağatay Osmanlı Sözlük
PERDE-İ CÜMUD — Donmuş, katı perde. * Mc: Alem, tabiat. * Akıl ve hissiyatı kendisi ile meşgul edip, dini ve ulvi hakikatlardan ayıran, gaflet veren perde … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
perde arkası — is. Bir şeyin görünürde olmayan gizli yanı Bir gün gelecek, işlerin aslını, perde arkasını bilenler... T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller … Çağatay Osmanlı Sözlük
perde ayaklılar — is., ç., hay. b. Kaz, ördek, martı gibi suda yüzen ve parmakları arasında perde bulunan kuşlar takımı … Çağatay Osmanlı Sözlük
perde çekmek — 1) bir şeyin önüne perde germek 2) gözlemek, örtmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
perde — 1 p.s. Prés. subj., 3 p.s. Prés. subj. perdre … French Morphology and Phonetics
PERDE — f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. * Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. * Bir sahne eserinin büyük… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
PES-İ PERDE — Perde arkası … Yeni Lügat Türkçe Sözlük