-
1 perde arkasında
= perde arkasından скры́тно, тайко́м, укра́дкой -
2 perde arkasında
adv. backstage -
3 perde arkasından
-
4 perde
perde Vorhang m; Gardine f (meist tül perde); FILM Leinwand f; MED Star m; MUS Tonlage f; THEA Akt m, Aufzug m; fig Schleier m (vor, von den Augen); Scheidewand f;perde arası THEA Pause f;perde arkasında(n) hinter den Kulissen;perde çekmek einen Vorhang ziehen vor D; fig verschleiern;-in gözüne perde inmek MED den Star bekommen;beyaz perde Film m (Branche, Kunst) -
5 perde
perde s1) Vorhang m; (tül \perde) Gardine fdemir \perde theat der eiserne Vorhang2) med grauer Star3) (burun \perdesi) Scheidewand f4) esrar \perdesi ( fig) der Schleier eines Geheimnisses5) (ses \perdesi) Kulisse f\perde arkasında(n) ( fig) hinter den Kulissen6) (sis \perdesi) Wand f; (tahta \perde) Zaun müçüncü \perdede im dritten Akt -
6 perde
за́навес (м) занаве́ска (ж) што́ра (ж)* * *1) за́навес, занаве́скаperde çekmek — занаве́сить, заве́сить; опусти́ть за́навес
kapı perdesi — портье́ра
pencere perdei — гарди́на
tiyatro perdesi — театра́льный за́навес
2) перен. покро́в, пелена́bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi — как то́лько я услы́шал э́ти слова́, вдруг с мои́х глаз сло́вно пелена́ упа́ла
3) перепо́нка анат. ; перегоро́дкаburun perdesi — носова́я перегоро́дка
tahta perdesi — загоро́дка
4) мед. катара́кта5) зоол. [пла́вательная] перепо́нка ( у водоплавающих птиц)6) воен. прикры́тие; заве́саperde hattı — ли́ния прикры́тия
ateş perdesi — огнева́я заве́са
7) (тж. beyaz perde) кино экра́н8) театр. акт, де́йствие ( пьесы)perde arası — антра́кт
9) тон; но́та муз.perdeyi şaşırmak — фальши́вить, детони́ровать
üst perdeden başlamak — говори́ть повы́шенным то́ном
yüksek perdeden konuşmak — разгова́ривать свысока́
10) муз. лад ( струнного инструмента)11) разг. чу́вство стыдли́вости••- perde arkasından
- perde inmek
- perde kurmak
- perdelerini açmak -
7 perde
1. curtain, drape, drapery. 2. movie screen, screen. 3. theat. (an) act (of a play). 4. mus. pitch. 5. mus. fret (of a stringed instrument). 6. web, webbing (between the toes of some birds). 7. colloq. cataract (in the eye). -lerini açmak (for a theater) to begin a new season. -ye aktarmak /ı/ to make (a novel, story, play) into a motion picture. - arası intermission (during a theatrical performance). - arkası the hidden side of a matter. - arkasında/arkasından secretly, surreptitiously, behind the scenes, backstage. - ayaklı web-footed (bird). - çekmek /a/ to curtain off (something unsightly), hide (something) from view with a curtain. - inmek /a/ colloq. for a cataract to develop in (one´s eye). - perde by degrees, gradually. -si yırtık/sıyrık shameless, brazen (person).
См. также в других словарях:
perde arkasında (veya arkasından) — olayı yönetenin kendisi olduğunu belli etmeyerek, gizliden gizliye … Çağatay Osmanlı Sözlük
usmaklamak — perde arkasında kendisini ihfa etmek, gizlenmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
gölge oyunu — is., tiy. Geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanılarak oynatılan oyun Karagöz bir gölge oyunudur … Çağatay Osmanlı Sözlük
hayal — is., li, Ar. ḫayāl 1) Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya Mustafa Kemal hayallerin değil, hakikatlerin adamı idi. F. R. Atay 2) Belli belirsiz görülen şey, gölge 3) fiz. Görüntü İnsanın aynadaki hayali … Çağatay Osmanlı Sözlük
PERDENİŞİN — f. Perde arkasında oturan. * Mc: Namuslu, temiz … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
arka — is. 1) Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı Evin arkasında bahçe var. 2) Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi Çocuğun arkası ağrıyormuş. 3) Geri kalan bölüm, kısım Masalın arkası. Yazının arkası. 4) Art, peş 5) Otururken… … Çağatay Osmanlı Sözlük
paravan — is., Fr. paravent 1) Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz 2) sf., mec.… … Çağatay Osmanlı Sözlük