-
1 قطعة
Iقُطْعَة1. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık2. pareAnlamı: parça, kısım3. söküntüAnlamı: sökülen şeyin parçası4. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılanIIقِطْعَة1. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık2. kıtaAnlamı: parça, tane3. pareAnlamı: parça, kısım4. kesitAnlamı: bölüm, parça5. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılan6. kıtaAnlamı: silâhlı veya silâhsız erlerin, bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik -
2 شطفة
شُطْفَة1. kıtaAnlamı: parça, tane2. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık3. kelle4. kuşbaşıAnlamı: küçük parça5. çırpıAnlamı: dal budak kırıntısı6. pareAnlamı: parça, kısım7. kıymık8. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılan -
3 جزء
جُزْء1. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık2. seksiyonAnlamı: bölüm3. kısım4. hizipAnlamı: bölük, kısım, klik, parti5. fasılAnlamı: bölüm, kısım6. kırıntıAnlamı: bir şeyden ayrılan küçük parça7. aksamAnlamı: kısımlar8. bölüntüAnlamı: bölünmüş parça9. hane10. bölüm11. cüz -
4 شدفة
شُدْفَة1. kıtaAnlamı: parça, tane2. kelle3. pareAnlamı: parça, kısım4. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılan -
5 شذرة
شَذْرَة1. kıtaAnlamı: parça, tane2. kelle3. pareAnlamı: parça, kısım4. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılan -
6 فلذة
فِلْذَة1. kıtaAnlamı: parça, tane2. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık3. kesitAnlamı: bölüm, parça -
7 قسم
Iقَسَّمَ1. kırpmakAnlamı: parçalara ayırmak2. kesmekAnlamı: bıçak, makas gibi bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak3. üleştirmekAnlamı: pay ederek dağıtmak, bölüştürmek4. dağılmakAnlamı: değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek5. bölmekIIقَسَمantقَسَمَ1. paylaştırmakAnlamı: herkese hakkını vermek2. kesmekAnlamı: bıçak, makas gibi bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak3. üleştirmekAnlamı: pay ederek dağıtmak, bölüştürmek4. dağılmakAnlamı: değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek5. bölmekIVقَسْم1. hakAnlamı: bir pay2. seksiyonAnlamı: bölüm3. hisseAnlamı: pay, nasip4. payAnlamı: birden fazla5. nasipAnlamı: birinin payına düşen şey6. birtakımAnlamı: belirsiz olarak çokluğu anlatır7. bölüm8. cüzVقِسْم1. limeAnlamı: parça, parçalara ayrılmış, yırtık2. iş koluAnlamı: çalışma dallarından her biri3. kısım4. hizipAnlamı: bölük, kısım, klik, parti5. müdüriyetAnlamı: müdürlük6. kırıntıAnlamı: bir şeyden ayrılan küçük parça7. aksamAnlamı: kısımlar8. bölüntüAnlamı: bölünmüş parça9. hane10. nahiyeAnlamı: bölge11. bölüm12. cüz -
8 إضافة
إِضَافَة1. ulamaAnlamı: ulanan parça, ilâve2. eklentiAnlamı: ek durumunda bulunan parça3. ilâveAnlamı: katkı, ekleme4. katkıAnlamı: ilâve, katılma, yardım vs5. izafeAnlamı: katma, ilâve, ek6. ilhakAnlamı: katma, ekleme7. katmaAnlamı: katmak işi, ilhak8. ulantıAnlamı: ulanan şey9. ulamaAnlamı: ulamak işi10. tamlamaAnlamı: terkib11. terkipAnlamı: tamlama -
9 انقطع
اِنْقَطَعَ1. durmakAnlamı: dinmek, kesilmek2. kurtulmak3. kopmakAnlamı: gövdeden ayrılmak4. kopmakAnlamı: herhangi bir yerinden ayrılmak5. kesilmekAnlamı: kesmek işi yapılmak6. kırılmakAnlamı: kırmak işine konu olmak7. parçalanmakAnlamı: parçalara ayrılmak8. paralanmakAnlamı: parça parça olmak -
10 تجزأ
تَجَزَّأَ1. hizipleşmekAnlamı: hiziplere ayrılmak, klikleşmek2. ufalanmakAnlamı: ufak parçalara ayrılmak3. paralanmakAnlamı: parça parça olmak4. parçalanmakAnlamı: parçalara ayrılmak5. bölünmekAnlamı: parçalara ayrılmak -
11 تقطع
تَقَطَّعَ1. durmakAnlamı: dinmek, kesilmek2. kopmakAnlamı: herhangi bir yerinden ayrılmak3. kesilmekAnlamı: kesmek işi yapılmak4. kırılmakAnlamı: kırmak işine konu olmak5. parçalanmakAnlamı: parçalara ayrılmak6. paralanmakAnlamı: parça parça olmak -
12 جزلة
-
13 حذة
-
14 رقعة
رُقْعَة1. kuponAnlamı: piyango biçiminde düzenlenmiş, çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça2. fişAnlamı: bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri3. kart4. yama -
15 كسرة
Iكَسْرَة1. iflâsAnlamı: yenilgiye uğrama2. mağlubiyetAnlamı: yenilgi3. hezimetAnlamı: bozgun, yenilgi4. yenilgiAnlamı: mağlûbiyet5. bozgunIIكِسْرَة1. kırıntıAnlamı: bir şeyden ayrılan küçük parça2. kırık -
16 متهشم
مُتَهَشِّم1. hurdahaşAnlamı: onarılamayacak biçimde kırık, parçalanmış2. paramparçaAnlamı: parça parça olmuş3. ezikAnlamı: ezilmiş veya yassılmış4. kırıkAnlamı: kırılmış olan5. bozukAnlamı: bozulmuş olan -
17 مقطع
Iمَقْطَع1. kesitAnlamı: bölüm, parça2. parçaAnlamı: bir bütünden ayrılanIIمِقْطَعkeskiAnlamı: kesmekte kullanılan araç -
18 مكسر
مُكَسَّر1. hurdahaşAnlamı: onarılamayacak biçimde kırık, parçalanmış2. paramparçaAnlamı: parça parça olmuş3. ezikAnlamı: ezilmiş veya yassılmış4. kırıkAnlamı: kırılmış olan5. bozukAnlamı: bozulmuş olan -
19 هتامة
-
20 جزلة
kelle; pare; parça
См. также в других словарях:
parca — PARCÁ, parchez, vb. I. tranz. A lăsa un vehicul să staţioneze într un loc public (anume amenajat); a depozita materiale, utilaje etc. într un parc (2). – Din fr. parquer. Trimis de valeriu, 03.02.2004. Sursa: DEX 98 PARCÁ vb. a gara. (A parca… … Dicționar Român
parca — s. f. Casaco de pele ou de material impermeável, geralmente pelo meio da coxa ou pelo joelho, que protege do frio e da chuva (ex.: parca branca com carapuço). ‣ Etimologia: inglês parka parca s. f. 1. [Mitologia] Cada uma das três divindades… … Dicionário da Língua Portuguesa
parca — s.f. [dal lat. Parca ]. 1. (mitol.) [con iniziale maiusc., ciascuna delle tre divinità della mitologia classica che presiedevano al destino umano] ▶◀ moira. 2. (fig., poet.) [termine della vita] ▶◀ morte … Enciclopedia Italiana
parca — (Del lat. parca). 1. f. Mit. Cada una de las tres deidades hermanas, Cloto, Láquesis y Átropos, con figura de viejas, de las cuales la primera hilaba, la segunda devanaba y la tercera cortaba el hilo de la vida del hombre. 2. poét. muerte (ǁ… … Diccionario de la lengua española
Parca — Parca, ursprünglich eine römische Geburtsgöttin, die später mit der griechischen Schicksalsgöttin Moira identifiziert und den drei Moiren (s. d.) entsprechend vervielfältigt wurde … Meyers Großes Konversations-Lexikon
parca — sustantivo femenino 1. Área: mitología Cada una de las tres diosas infernales de la mitología romana. 2. (no contable) Uso/registro: literario. Muerte … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
parça — 1. is. 1. Parçalanmış, sındırılmış, qırılmış, cırılmış şeyin kiçik tikəsi, qırığı, hissəsi. Kağız parçası. Odun parçası. – Buruqların dörd tərəfində dəmir və taxta parçaları gözə dəyirdi. M. İ.. Dəstə sürüşkən daş və qaya parçalarının üzəri ilə… … Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti
parcă — PÁRCĂ1 adv. Se pare că..., s ar crede că..., s ar zice că...; (în construcţii negative) nu prea. Parcă îl cunosc. ♦ Este posibil, se pare că da. Mă cunoşti? – Parcă. ♦ (Cu valoare de conjuncţie) Ca şi cum, ca şi când. Îmi răspunde parcă n ar avea … Dicționar Român
parça — is., Far. pārçe 1) Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey Yolun bu parçası bozuk. 2) Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır. H.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
PARCA — I. PARCA inquit Varro, apud A. Gellium l. 3. c. 16. immutatâ literâ unâ a partu nominata. Tertullian. Partulam Deam nominat, quae partui praeest. l. de Anima: unde fortasse et Parta Dea dicta fuerit, cuius diminutivum Partula. Proin aliam a… … Hofmann J. Lexicon universale
parca — {{#}}{{LM P29124}}{{〓}} {{SynP29827}} {{[}}parca{{]}} ‹par·ca› {{《}}▍ s.f.{{》}} Véase {{P29135}}{{上}}parco, parca{{下}}. {{#}}{{LM SynP29827}}{{〓}} {{CLAVE P29124}}{{\}}{{CLAVE}}{{/}}{{\}}SINÓNIMOS Y ANTÓNIMOS:{{/}} {{[}}parca{{]}} {{《}}▍… … Diccionario de uso del español actual con sinónimos y antónimos