-
1 مال
1. mangırAnlamı: para2. mangizAnlamı: para3. efektifAnlamı: banknot ve metal sikke4. anapara5. mal6. dünyalıkAnlamı: mal, mülk, servet, para7. para8. nakitAnlamı: para, akçe9. akçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para10. tıngırAnlamı: para11. varlıkAnlamı: mal, mülk, para -
2 أموال
أَمْوال1. mangırAnlamı: para2. mangizAnlamı: para3. anapara4. efektifAnlamı: banknot ve metal sikke5. fonAnlamı: işletilen para6. mal7. dünyalıkAnlamı: mal, mülk, servet, para8. akçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para9. tıngırAnlamı: para10. varlıkAnlamı: mal, mülk, para -
3 عملة
عُمْلَة1. mangırAnlamı: para2. mangizAnlamı: para3. efektifAnlamı: banknot ve metal sikke4. dünyalıkAnlamı: mal, mülk, servet, para5. para6. nakitAnlamı: para, akçe7. akçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para -
4 نقود
نُقُود1. mangizAnlamı: para2. mangırAnlamı: para3. efektifAnlamı: banknot ve metal sikke4. dünyalıkAnlamı: mal, mülk, servet, para5. para6. akçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para7. tıngırAnlamı: para -
5 نقد
نَقْد1. mangizAnlamı: para2. mangırAnlamı: para3. efektifAnlamı: banknot ve metal sikke4. dünyalıkAnlamı: mal, mülk, servet, para5. para6. akçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para -
6 ليرة
لِيرَة1. liraAnlamı: türk para birimi, bazı ülkelerin para birimlerini gösterir2. liretAnlamı: italyan para birimi3. papelAnlamı: bir liralık kağıt para -
7 بدال
بَدَّال1. vezneciAnlamı: banka vb. yerlerde para alıp veren kimse2. veznedarAnlamı: banka vb. yerlerde para alıp veren kimse3. kambiyocuAnlamı: kambiyo işleriyle uğraşan kimse4. sarrafAnlamı: para değiştiren kişi5. bakkal -
8 صيرف
صَيْرَف1. veznedarAnlamı: banka vb. yerlerde para alıp veren kimse2. vezneciAnlamı: banka vb. yerlerde para alıp veren kimse3. kambiyocuAnlamı: kambiyo işleriyle uğraşan kimse4. sarrafAnlamı: para değiştiren kişi -
9 عربون
عُرْبُون1. kaparoAnlamı: pey akçesi2. peşinatAnlamı: peşin olarak verilen para3. peyAnlamı: güvence parası4. peşinAnlamı: alışveriş esnasında verilen para5. öndelik6. avansAnlamı: alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme, öndelik7. depozit -
10 إكرامية
إِكْرامِيَّة1. prim2. ikramiye3. mükâfatAnlamı: ödül4. sevapAnlamı: tanrı tarafından verilen ödül5. caizeAnlamı: büyük tarafından verilen bahşiş -
11 تبادل
IتَبَادَلَdeğişimIIتَبَادُل1. kalpAnlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme2. teatiAnlamı: karşılıklı alıp verme3. kliringAnlamı: dış ticarette mal takası4. mübadeleAnlamı: değiş, değiş tokuş5. keşiklemeAnlamı: almaş, münavebe6. takasAnlamı: mal ile mal değiştirme7. trampaAnlamı: değiş tokuş8. değişim -
12 تذكرة
Iتَذْكَرَة1. kart2. biletIIتَذْكِرَة1. andaçAnlamı: ajanda, anılar, hatırat2. bilet -
13 تركة
Iتَرِكَة1. mirasAnlamı: ölen bir yakından kalan mal, mülk, para2. terekeAnlamı: ölen bir kimseden kalan her şey3. evlâdiyelik4. kalıtAnlamı: ölen bir kimseden yakınlarına geçen mal veya mülk, mirasIIتِرْكَة1. evlâdiyelik2. terekeAnlamı: ölen bir kimseden kalan her şey3. mirasAnlamı: ölen bir yakından kalan mal, mülk, para4. kalıtAnlamı: ölen bir kimseden yakınlarına geçen mal veya mülk, miras -
14 جواد
Iجَوَاد1. kerimAnlamı: elli açık2. atAnlamı: atgillerden, binme, taşıma gib hizmetlerde kullanılan memeli hayvan3. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimliIIجَوَّاد1. kerimAnlamı: elli açık2. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimli -
15 دعارة
Iدَعَارَة1. kahpelikAnlamı: kahpece davranış2. zamparalıkAnlamı: zampara olma durumu3. fuhuş4. kaltaklıkAnlamı: kaltak olma durumu5. kahpelikAnlamı: kahpe olma durumu6. orospulukAnlamı: orospu olma durumu7. zinaIIدِعَارَة1. kahpelikAnlamı: kahpece davranış2. ahlâksızlıkAnlamı: ahlâk kurallarına uymama3. zamparalıkAnlamı: zampara olma durumu4. fuhuş5. kaltaklıkAnlamı: kaltak olma durumu6. kahpelikAnlamı: kahpe olma durumu7. orospulukAnlamı: orospu olma durumu8. zina -
16 ذمة
ذِمَّة1. inancaAnlamı: güvence2. güvenceAnlamı: inanca, teminat, garanti3. zimmet4. alacak5. borç -
17 صندوق
صُنْدُوق1. kasa2. hazneAnlamı: değerli şeylerin saklandığı yer3. çekmece4. kasa5. mahfaza6. kutuAnlamı: kapaklı kap7. sandık8. kasaAnlamı: (bazı şeyler için) sandık -
18 فلس
فَلْسakçeAnlamı: küçük gümüş para, her tür madenî para -
19 قيمة
قِيمَة1. değerAnlamı: bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha2. kadirAnlamı: değer, kıymet3. kıymetAnlamı: değer4. ederAnlamı: fiyat, paha5. fiyat6. pahaAnlamı: bedel, değer7. bahaAnlamı: değer, kıymet -
20 مزور
Iمُزَوَّر1. kalpAnlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen2. şikeliAnlamı: danışıklı spor karşılaşması3. martavalcıAnlamı: yalan söyleyen, palavracı4. sahteIIمُزَوِّر1. kalpAnlamı: düzme, sahte (para)2. sahteciAnlamı: sahteci3. sahtekârAnlamı: sahteci4. kalpazanAnlamı: sahte para basan kimse5. sahte
См. также в других словарях:
para — para … Dictionnaire des rimes
para — para·cen·tric; para·chordal; para·chute; para·drop; para·medic; para·noi·ac; para·noid; para·phrase; para·ple·gic; para·sphenoid; para·sympathetic; para·thyroid; para·typhoid; epi·para·sitism; para·biotically; para·blas·tic; para·blep·sis;… … English syllables
Para — may refer to:*Para , in English, is an affix of Greek and Latin origin meaning beside, near, past, beyond or contrary *Para Dog faced Bat, a bat species from South and Central America *Para Loga, one among the seven Logas (seven upper worlds) in… … Wikipedia
para — preposición 1. Indica finalidad: He llamado para felicitarte. 2. Seguida de nombre de profesión, puede sobrentenderse el verbo ser: Mi hermano estudia para (ser) ingeniero. 3. Indica el destino o el uso que se da a una cosa: alquilar un bici para … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
para — (Del ant. pora). 1. prep. Denota el fin o término a que se encamina una acción. 2. hacia (ǁ en dirección a). 3. U. para indicar el lugar o tiempo a que se difiere o determina el ejecutar algo o finalizarlo. Pagará para San Juan. 4. U. para… … Diccionario de la lengua española
Para — steht für: Para (Peñamellera Baja), Ort in Asturien Para (Distrikt), Distrikt in Suriname den Para (Fluss), Fluss in Suriname die Para (Russland), Fluss in Russland Para (Währungseinheit), türkische, serbische, montenegrinische und jugoslawische… … Deutsch Wikipedia
para — I {{/stl 13}}{{stl 8}}rz. ż Ia, CMc. parze {{/stl 8}}{{stl 7}} gazowy stan skupienia cieczy lub ciała stałego, tworzący się w czasie podgrzewania : {{/stl 7}}{{stl 10}}Para wodna. Pary benzyny, ołowiu. Kłęby pary. {{/stl 10}}{{stl 20}} {{/stl… … Langenscheidt Polski wyjaśnień
Pará — Saltar a navegación, búsqueda Pará … Wikipedia Español
Pará — Symbole … Deutsch Wikipedia
para- — 1 1. a prefix appearing in loanwords from Greek, most often attached to verbs and verbal derivatives, with the meanings at or to one side of, beside, side by side (parabola; paragraph; parallel; paralysis), beyond, past, by (paradox; paragogue);… … Universalium
para — pàra ž <N mn e, G pȃrā> DEFINICIJA 1. žarg. novac [sitna para malo novca] 2. pov. stoti dio dinara, kao novčane jedinice (u SFR Jugoslaviji ili hrvatskog dinara u Republici Hrvatskoj itd.) 3. (ob. mn) novac, novčana sredstva 4. rij. kovani… … Hrvatski jezični portal