-
41 استلف
-
42 استيداع
اِسْتِيداعtevdiatAnlamı: banka vb. yerlere para yatırma -
43 اعتماد
-
44 اقترض
-
45 بخشيش
-
46 بدل
Iبَدَّلَ1. değişmekAnlamı: mübadele etmek2. değiştirmekAnlamı: başka bir biçime sokmak3. dönüştürmekAnlamı: dönüşmesini sağlamak, tahvil etmekIIبَدَل1. ivazAnlamı: ödün, karşılık2. dublör3. muadilAnlamı: eşit, denk, eşdeğer4. bedel5. fiyat -
47 بذل
بَذْل1. fedaAnlamı: uğruna verme2. eforAnlamı: bedenî ve zihni çaba3. kerimAnlamı: elli açık4. cömertAnlamı: para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek.semih, verimli5. cömertlikAnlamı: el açıklığı, verilmlilik, semahet -
48 بغاء
بِغَاء1. kahpelikAnlamı: kahpece davranış2. zamparalıkAnlamı: zampara olma durumu3. fuhuş4. kaltaklıkAnlamı: kaltak olma durumu5. orospulukAnlamı: orospu olma durumu6. zina -
49 بنسيون
بَنْسِيُون1. misafirhaneAnlamı: konuk evi2. lokantaAnlamı: kazanç amacıyla açılmış, para karşılğında yemek yenilen yer, restoran3. pansiyon -
50 بنكنوت
-
51 بيزو
-
52 بيزيتا
-
53 تبديل
تَبْدِيل1. varyasyonAnlamı: çeşitleme, değişim2. kalpAnlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme3. çevirimAnlamı: çevirme işi4. tadilAnlamı: değişiklik5. keşiklemeAnlamı: almaş, münavebe6. tadilatAnlamı: değişiklik7. münavebeAnlamı: nöbetleşme, kesikleşme8. deplasman9. hamle10. değişim11. keşikAnlamı: sıra, nöbet12. becayişAnlamı: yer değiştirme -
54 تدبير
تَدْبِير1. tutumlulukAnlamı: tutumlu olma durumu2. tasarruf3. güdümAnlamı: yönetmek işi, idare4. zapturaptAnlamı: sıkı düzen, disiplin5. düzenceAnlamı: sıkı düzen, disiplin6. sıkı düzen7. ihtiyatAnlamı: ölçülü davranma8. kombinezonAnlamı: bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme9. tanzimAnlamı: sıraya koyma, düzeltme10. aranjmanAnlamı: düzenleme11. tertibatAnlamı: düzen12. düzenAnlamı: belli yöntem, uyum, nizam, sistem13. disiplinAnlamı: sıkı düzen, zapturapt -
55 تدين
IتَدَيَّنَborçlanmakIIتَدَيُّن1. zühtAnlamı: dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp, buyurduklarnı yerine getirme, takva2. dindarlıkAnlamı: dindar olma durumu -
56 تراث
تُرَاثmirasAnlamı: ölen bir yakından kalan mal, mülk, para -
57 ترب
Iتَرِب1. açAnlamı: para sahıp olmayan kimse2. bîçareAnlamı: çaresiz, zavallı (kimse)3. fukaraAnlamı: fakir, yoksul4. donsuzAnlamı: yoksul, serseri olan5. çulsuzAnlamı: varlıksız, fakir6. meteliksizAnlamı: parası olmayan7. fakirAnlamı: geçmini güçlükçe sağlayan8. muhtaçAnlamı: yoksul, fakir9. sefilAnlamı: yoksul10. züğürtAnlamı: parasız, yoksul, meteliksiz olan kimseIIتَرْبtoprakتُرْبtoprakIVتَرَّبَtopraklamakAnlamı: üzerini toprakla örtmek -
58 تزايد
تَزَايَدَ1. nemalanmak2. fazlalaşmakAnlamı: sayısı artmak3. sıklaşmakAnlamı: sık görülmek4. artmakAnlamı: eskisinden daha çok çoğalmak -
59 تسلف
-
60 تعويض
تَعْوِيض1. telâfiAnlamı: etkiyi yok etme2. tavizAnlamı: ödün3. tazminatAnlamı: zarar karşılığı ödenen para
См. также в других словарях:
para — para … Dictionnaire des rimes
para — para·cen·tric; para·chordal; para·chute; para·drop; para·medic; para·noi·ac; para·noid; para·phrase; para·ple·gic; para·sphenoid; para·sympathetic; para·thyroid; para·typhoid; epi·para·sitism; para·biotically; para·blas·tic; para·blep·sis;… … English syllables
Para — may refer to:*Para , in English, is an affix of Greek and Latin origin meaning beside, near, past, beyond or contrary *Para Dog faced Bat, a bat species from South and Central America *Para Loga, one among the seven Logas (seven upper worlds) in… … Wikipedia
para — preposición 1. Indica finalidad: He llamado para felicitarte. 2. Seguida de nombre de profesión, puede sobrentenderse el verbo ser: Mi hermano estudia para (ser) ingeniero. 3. Indica el destino o el uso que se da a una cosa: alquilar un bici para … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
para — (Del ant. pora). 1. prep. Denota el fin o término a que se encamina una acción. 2. hacia (ǁ en dirección a). 3. U. para indicar el lugar o tiempo a que se difiere o determina el ejecutar algo o finalizarlo. Pagará para San Juan. 4. U. para… … Diccionario de la lengua española
Para — steht für: Para (Peñamellera Baja), Ort in Asturien Para (Distrikt), Distrikt in Suriname den Para (Fluss), Fluss in Suriname die Para (Russland), Fluss in Russland Para (Währungseinheit), türkische, serbische, montenegrinische und jugoslawische… … Deutsch Wikipedia
para — I {{/stl 13}}{{stl 8}}rz. ż Ia, CMc. parze {{/stl 8}}{{stl 7}} gazowy stan skupienia cieczy lub ciała stałego, tworzący się w czasie podgrzewania : {{/stl 7}}{{stl 10}}Para wodna. Pary benzyny, ołowiu. Kłęby pary. {{/stl 10}}{{stl 20}} {{/stl… … Langenscheidt Polski wyjaśnień
Pará — Saltar a navegación, búsqueda Pará … Wikipedia Español
Pará — Symbole … Deutsch Wikipedia
para- — 1 1. a prefix appearing in loanwords from Greek, most often attached to verbs and verbal derivatives, with the meanings at or to one side of, beside, side by side (parabola; paragraph; parallel; paralysis), beyond, past, by (paradox; paragogue);… … Universalium
para — pàra ž <N mn e, G pȃrā> DEFINICIJA 1. žarg. novac [sitna para malo novca] 2. pov. stoti dio dinara, kao novčane jedinice (u SFR Jugoslaviji ili hrvatskog dinara u Republici Hrvatskoj itd.) 3. (ob. mn) novac, novčana sredstva 4. rij. kovani… … Hrvatski jezični portal