Перевод: с турецкого на немецкий

с немецкого на турецкий

otlar

  • 1 sürmek

    sürmek <- er>
    I vt
    1) ( araba) fahren
    2) ( gütmek) treiben
    hayvanları meraya \sürmek das Vieh auf die Weide treiben
    topu \sürmek den Ball treiben
    elini bir şeye \sürmek etw mit der Hand berühren [o anfassen]
    4) ( hayat, top) führen
    topu \sürmek den Ball führen
    5) ( harç) auftragen
    bir şeye yağ \sürmek etw mit Fett einschmieren
    ekmeğe tereyağı \sürmek das Brot mit Butter bestreichen
    yaraya merhem \sürmek eine Wunde mit Salbe einreiben, Salbe auf die Wunde auftragen
    6) ( piyasaya) in Umlauf bringen
    piyasaya sahte para \sürmek Falschgeld in Umlauf bringen
    7) ( nefyetmek) verbannen, deportieren
    8) agr pflügen
    tarlayı ( pullukla) \sürmek den Acker pflügen
    II vi
    1) dauern
    çok sürmez es dauert nicht lange
    ( artık) fazla sürmez es dauert nicht (mehr) lange
    uzun \sürmek lange dauern
    bu, aylarca/günlerce/yıllarca sürebilir das kann monatelang/tagelang/jahrelang dauern
    daha sürecek mi? dauert es noch lange?
    daha ne kadar sürecek? wie lange dauert es noch?
    fazla sürmedi es dauerte nicht lange
    gelmesi çok sürdü es dauerte lange, bis er kam
    2) ( otlar) treiben

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > sürmek

См. также в других словарях:

  • Флаг Азербайджанской Республики — Азербайджан …   Википедия

  • titrəşmək — qarş. Titrəmək (çox adam və ya şey haqqında). Göyərtədə durmuş adamların rəngbərəng yaylıqları titrəşirdi. M. Hüs.. Səhərdir, titrəşir otlar, tər otlar. N. Xəzri …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • Cahit Külebi — (1917 – June 20 1997) was a leading Turkish poet and author. He has an important place in contemporary Turkish poetry due to his attachment to folk poetry traditions. His poetry is enriched with simple yet ironic language, embellished with… …   Wikipedia

  • bürümek — i 1) Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek Tarlayı otlar bürümüştü. N. Nâzım 2) mec. Çok, güçlü etkilemek Bir kötümserlik bürümüş sizin içinizi. N. Ataç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çamur — is. 1) Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık Ayakkabılarımızın altındaki kırmızı renkli, arasından kuru otlar fırlamış çamurun ağırlığını duyar gibi oluyorum. R. H. Karay 2) sf., mec. Sataşkan, çevresini tedirgin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fısır fısır — zf. 1) Fısır sesi çıkararak Kuru otlar fısır fısır yanar. Su musluktan fısır fısır akıyor. 2) Gizli olarak, alçak bir sesle Yeğeni gündüz okuduğu gazetelerdeki haberleri, kimseye duyurmadan fısır fısır ona aktarıyor. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kokulu — sf. Kokusu olan Perilerin kızgınlığını yatıştırmak için ceplerinde birçok kokulu otlar, tohumlar, üzerlikler taşıyordum. H. R. Gürpınar Birleşik Sözler kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu sabun hoş kokulu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kopkoyu — sf. Çok koyu Otlar kopkoyu, İstanbul kızlarının yeşil gözleri gibi derin bir renk almışlardı. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kütük — is., ğü 1) Kalın ağaç gövdesi Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur? H. E. Adıvar 2) Kesilmiş ağaç gövdesi Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti. R. H. Karay 3) Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ot — is., bit. b. 1) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler Etrafımızda uzun otlar, yalçın kayalar vardı. A. Gündüz 2) sf. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rayiha — is., esk., Ar. rāyiḥa Koku, güzel koku Yağmur yağar yeşil otlar bitirir / Yel estikçe rayihasın getirir. Karacaoğlan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»