Перевод: с турецкого на немецкий

с немецкого на турецкий

otelde

  • 1 geçirmek

    vt
    1) vorbeilassen; ( gaz, sıvı) durchlassen; ( öğrenciyi) versetzen
    bir şeyi aklından \geçirmek ( fig) etwas durch den Kopf gehen lassen
    bir şeyi gözünün önünden \geçirmek ( fig) etwas Revue passieren lassen, etwas durchspielen
    2) ( götürmek) bringen
    3) ( kaydetmek) eintragen (-e in)
    belleğe \geçirmek inform abspeichern
    4) verbringen (-le mit)
    geceyi beş yıldızlı bir otelde geçirdi er verbrachte die Nacht in einem Fünfsternehotel
    gününü okumakla \geçirmek den Tag mit Lesen verbringen
    5) ( takmak) anlegen
    ata koşum \geçirmek dem Pferd das Geschirr anlegen
    üçüncü vitese \geçirmek in den dritten Gang schalten; ( takmak) den dritten Gang einlegen
    6) versetzen
    alarma \geçirmek in den Alarmzustand versetzen
    harekete \geçirmek in Bewegung setzen, aktivieren
    7) ( yaşamak) erleben; ( kriz) erleiden; ( görüp) durchmachen
    güzel bir gün geçirdik wir haben einen schönen Tag erlebt
    kötü bir hastalık geçirdi er hat eine schlimme Krankheit durchgemacht
    8) ( bulaştırmak) anstecken (-i mit), übertragen
    9) ( uğraşmak) beschäftigen (-le mit)
    10) ( giymek) überziehen; ( giyinmek) anziehen
    11) onu bir elime geçirirsem wenn ich ihn zu fassen bekomme

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > geçirmek

  • 2 vale

    vale s
    1) ( iskambil kâğıdı) Bauer m; ( oğlan) Bube m
    2) ( otelde) Page m, Hotelpage m

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > vale

  • 3 yer

    yer s
    1. vt 3. Aorist von yemek
    2. 1) Raum m; ( duracak, oturacak \yer) Platz m; (oturma \yeri) Ort m
    \yer açmak Platz schaffen
    \yer almak ( bulunmak) sich befinden; ( bir projede) teilnehmen
    \yer etmek ( iz bırakmak) Spuren hinterlassen; ( iyice yerleşmek) sich eingraben
    \yerimiz yok wir haben keinen Platz; ( otelde) wir sind ausgebucht
    \yerine koymak auf seinen Platz stellen; ( gibi görmek) sehen als; ( saymak) halten für; ( elden çıkan bir şeyin benzerini sağlamak) ersetzen
    \yerini almak seinen [o ihren] Platz einnehmen
    fazla \yer kaplamak zu viel Raum [o Platz] einnehmen
    2) Lage f
    kendini birisinin \yerine koymak sich in jdn hineinversetzen
    kendini benim \yerime bir koysana! versetz dich doch mal in meine Lage hinein!
    3) Stelle f
    bir şeyi \yerinden oynatmak etw von der Stelle bewegen
    birinin \yerine geçmek an jds Stelle treten
    4) ( ohne pl) Boden m, Erdboden m, Erde f
    \yer yarılıp içine girmek wie vom Erdboden verschluckt sein
    \yere düşmek auf den Boden fallen, auf die Erde fallen, zu Boden fallen
    \yere tükürmek auf den Boden spucken
    \yeri boylamak hinfallen
    \yerin dibine geçmek in den Erdboden versinken, sich in Grund und Boden schämen
    \yerle bir etmek dem Erdboden gleichmachen
    mantar gibi \yerden bitmek wie Pilze aus dem Boden schießen
    5) wohin
    bastığın \yere dikkat et! gib Acht, wohin du trittst!
    yarın gideceğim \yer... dort, wohin ich morgen gehe,...

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > yer

См. также в других словарях:

  • Nureddin Pasha — This article is about an Ottoman army officer. For an Ottoman grand vizier, see Abdurrahman Nureddin Pasha. Nureddin İbrahim (Konyar) 1309 (1893) P. 31 Miralay Nureddin Bey …   Wikipedia

  • Turkish language — Turkic language of Turkey, spoken by about 90% of its population. Turkish has about 59 million speakers, with many enclaves in the Balkans and Cyprus (dating from Ottoman times) and in western Europe. Turkish was introduced into Anatolia with the …   Universalium

  • giriş işlemi — is. Otelde kalınacak odanın, uçakta oturulacak yerin belirlenmesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • havuzcu — is. Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kalmak — nsz, ır 1) Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. T. Buğra 2) Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı. O. C. Kaygılı 3) de Konaklamak, konmak Hemen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • otel — is., Fr. hôtel Yolcu ve turistlere geceleme imkânı sağlamak, bunun yanında yemek, eğlence vb. hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş işletme Beyoğlu civarında bir otelde yatmıştım. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler otel faresi otelgarni apart otel… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dost olmak — yakınlık kurmak, ahbap olmak Otelde tanıdıkları içinde en çok sevdiği Edibe Hanım, kendi kendine bulup dost olduğu bir genç hanım. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»