-
1 ذاهل
ذاهِل1. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan2. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan3. aysarAnlamı: değişken huylu, kararsız kimse4. bakar körAnlamı: çok dikkatsiz kimse5. gafilAnlamı: çevresindeki gerçekleri görmeyen, ezmeyen6. sersem7. perişanAnlamı: acınacak hâlde olan8. bîhaberAnlamı: habersiz, bilgisiz9. dalgınAnlamı: çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşüncelere dalmış olan, gafil10. derbeder -
2 ساه
ساهٍ1. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan2. gafilAnlamı: çevresindeki gerçekleri görmeyen, ezmeyen3. dalgınAnlamı: çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşüncelere dalmış olan, gafil4. bîhaberAnlamı: habersiz, bilgisiz -
3 سهوان
سَهْوَان1. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan2. gafilAnlamı: çevresindeki gerçekleri görmeyen, ezmeyen3. bîhaberAnlamı: habersiz, bilgisiz4. dalgınAnlamı: çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşüncelere dalmış olan, gafil -
4 غافل
غافِل1. habersizAnlamı: haberi olmayan2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. gafilAnlamı: çevresindeki gerçekleri görmeyen, ezmeyen4. dalgınAnlamı: çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşüncelere dalmış olan, gafil5. bîhaberAnlamı: habersiz, bilgisiz -
5 أهوج
أَهْوَج1. deli dolu2. damarlıAnlamı: aksi, huysuz3. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse4. ihtiyatsızAnlamı: ihtiyatlı davranmayan5. tedbirsizAnlamı: zamanında önlemini almayan6. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan7. deli fişekAnlamı: delişmen ve atak olan kmise8. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı9. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan10. zırdeliAnlamı: aşırı deli, çılgın11. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan12. hoppaAnlamı: yaşına uymayan hafiflikler yapan, delişmen13. maceraperest14. maceracı15. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı -
6 تدرب
Iتَدَرَّبَ1. kanıksamakAnlamı: çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak2. alışmakIIتَدَرُّب1. prova2. çıraklıkAnlamı: çırak olma durumu3. talimAnlamı: alıştırma -
7 تمرن
Iتَمَرَّنَ1. kanıksamakAnlamı: çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak2. alışmakIIتَمَرُّن1. prova2. talimAnlamı: alıştırma -
8 دربة
دُرْبَة1. erkeklikAnlamı: erkekçe davranış, yiğitlik2. deneyimAnlamı: tecrübe3. girişimAnlamı: bir işe girişme, teşebbüs4. kabadayılıkAnlamı: kabadayı olma durumu5. eksperlikAnlamı: uzmanlık6. itiyatAnlamı: alışkanlık7. kahramanlıkAnlamı: kahraman olma durumu, yiğitlik8. mertlikAnlamı: yiğitlik, erkeklik9. cüretAnlamı: yüreklilik, ataklık, cesaret10. aşinaAnlamı: bildik, tanıdık11. aşinalıkAnlamı: tanıma, birini bilme, tanışıklık12. prova13. uzmanlıkAnlamı: uzman olma durumu, ihtisas14. âdet15. yiğitlikAnlamı: yiğit olma durumu16. talimAnlamı: alıştırma17. huy18. atılımAnlamı: hızla ilerleme, hamle19. bilimAnlamı: deneye dayalı düzenli bilgi20. cesaretAnlamı: yürekllilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği -
9 طائش
طائِش1. deli dolu2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. tedbirsizAnlamı: zamanında önlemini almayan4. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan5. akılsızAnlamı: aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt -
10 غلي
IغَلْيgaleyanAnlamı: bir şeyin kaynamasıIIغَلِيّ1. ağırAnlamı: çok kimetli bir şey2. masraflıAnlamı: pahalıya çıkan3. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse4. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan5. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı6. abartıcı7. pahalıAnlamı: fiyatı yüksek olan8. aşırı9. değerli -
11 مبالغ
مُبَالِغ1. abartmalıAnlamı: abartılmış, mübalağalı2. abartıcı3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı5. aşırı -
12 متراخ
مُتَرَاخٍ1. ağırAnlamı: davranış yavaş olan2. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. dalgacı5. külkedisiAnlamı: uyuşuk, miskin6. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse7. üşengeçAnlamı: çok üşenen, tembel olan kimse, üşengen -
13 متطرف
مُتَطَرِّف1. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse2. abartıcı3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı5. zırdeliAnlamı: aşırı deli, çılgın6. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan7. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı -
14 متقاعس
مُتَقَاعِس1. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. dalgacı4. savsakAnlamı: ihmalci, ihmalkar5. savrukAnlamı: aklını işine vermeyen, düzensiz, dağınık kişi6. üşengeçAnlamı: çok üşenen, tembel olan kimse, üşengen7. kapkaççıAnlamı: işe gereken önemi vermeyen -
15 متلكئ
مُتَلَكِّئ1. ağırAnlamı: davranış yavaş olan2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız4. dalgacı5. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse6. savsakAnlamı: ihmalci, ihmalkar7. uyuşukAnlamı: gevşek, tembel, sünepe8. kapkaççıAnlamı: işe gereken önemi vermeyen -
16 متهاون
مُتَهَاوِن1. ihmalciAnlamı: savsak, ihmalkâr2. ihmalkârAnlamı: savsak, ihmalkâr3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız5. dalgacı6. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan7. savsakAnlamı: ihmalci, ihmalkar8. savrukAnlamı: aklını işine vermeyen, düzensiz, dağınık kişi9. kapkaççıAnlamı: işe gereken önemi vermeyen -
17 متهور
مُتَهَوِّر1. deli dolu2. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. deli fişekAnlamı: delişmen ve atak olan kmise5. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı6. ihtiyatsızAnlamı: ihtiyatlı davranmayan7. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan8. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan9. zırdeliAnlamı: aşırı deli, çılgın10. hoppaAnlamı: yaşına uymayan hafiflikler yapan, delişmen11. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı -
18 متوان
مُتَوَانٍ1. ağırAnlamı: davranış yavaş olan2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız4. dalgacı5. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse6. üşengeçAnlamı: çok üşenen, tembel olan kimse, üşengen -
19 مجازف
مُجَازِف1. deli dolu2. damarlıAnlamı: aksi, huysuz3. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse4. ihtiyatsızAnlamı: ihtiyatlı davranmayan5. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı6. deli fişekAnlamı: delişmen ve atak olan kmise7. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan8. zırdeliAnlamı: aşırı deli, çılgın9. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan10. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan11. hoppaAnlamı: yaşına uymayan hafiflikler yapan, delişmen12. maceraperest13. maceracı14. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı -
20 مخاطر
مُخَاطِر1. damarlıAnlamı: aksi, huysuz2. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı3. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan4. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan5. maceraperest6. maceracı7. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı
- 1
- 2
См. также в других словарях:
ölüp ölüp dirilmek — çok sıkıntı, acı çekmek veya çok ağır hastalık geçirmek Çünkü çiçek kokusu. Proust un tıknefes nöbetlerinde ölüp ölüp dirilmesine yol açarmış. S. Birsel … Çağatay Osmanlı Sözlük
olup olacağı — hepsi bu kadar anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir — uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
olan (veya olup) biten — meydana gelen olaylar, ortaya çıkan durum veya oluşan her şey Kilisede olup bitenleri, papazın söylediklerini nihayetine kadar anlattı. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük
kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar — kaynana ne kadar yumuşak huylu, ne kadar iyi davranışlı olursa olsun, her hâli gelini rahatsız eder anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak — vakti geçmiş, artık işe yaramayacak durumda anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
malum değil — olup olmayacağı kesinlikle bilinmeyen konular için kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
toprağa düşmek — ölüp gömülmek Bu sabah hesap ettim, küçüğüm toprağa düşeli tam yetmiş üç gece olmuş. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
MACERA — Olup geçen şey. Baştan geçen hadise … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İBN-İ UYEYNE — (Hi: 107 198) Ebu Muhammed Süfyan bin Uyeyne, ikinci derecede tâbiinden olup aslen Kufeli olduğu hâlde Mekke i Mükerreme de kalmıştır. Hadisde, tefsirde ve bilhassa Hadis i Şerifleri tefsir etmede derin âlim olup yedi bin Hadis i Şerif… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
olmak — nsz, ur 1) Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık 2) Gerçekleşmek veya yapılmak 3) Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından… … Çağatay Osmanlı Sözlük