-
21 مستهتر
مُسْتَهْتِر1. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan2. sorumsuzAnlamı: sorumluluk taşımayan -
22 مغال
مُغَالٍ1. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı2. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan3. abartıcı4. abartmalıAnlamı: abartılmış, mübalağalı5. aşırı -
23 مغامر
مُغَامِر1. girgin2. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı3. girişkenAnlamı: kendi kendine iş, uğraş yaratabilen kimse4. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan5. maceraperest6. maceracı7. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı -
24 مقصر
IمُقَصَّرkısaltmalıAnlamı: kısaltılmış olanIIمُقَصِّر1. ihmalciAnlamı: savsak, ihmalkâr2. ihmalkârAnlamı: savsak, ihmalkâr3. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız4. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan5. dalgacı6. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan7. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse8. savrukAnlamı: aklını işine vermeyen, düzensiz, dağınık kişi9. savsakAnlamı: ihmalci, ihmalkar10. kapkaççıAnlamı: işe gereken önemi vermeyen -
25 مهمل
Iمُهْمَل1. az gelişmişAnlamı: gelişmesi gecikmiş olan2. noktasızAnlamı: noktası olmayan3. özentisizAnlamı: baştan savma, gelişigüzel4. özensizAnlamı: baştan savma, gelişigüzel5. antik6. metrukAnlamı: bırakılmış, terk edilmiş7. arkaikAnlamı: eskimiş (söz veya eser)8. bakımsızAnlamı: özen gösterilmemiş, bakılmamışIIمُهْمِل1. ihmalkârAnlamı: savsak, ihmalkâr2. ihmalciAnlamı: savsak, ihmalkâr3. meraksızAnlamı: kaygısız, aldırışsız4. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan5. dalgacı6. itinasızAnlamı: özensiz7. gayretsizAnlamı: çalışmayan, çaba göstermeyen kimse8. savrukAnlamı: aklını işine vermeyen, düzensiz, dağınık kişi9. savsakAnlamı: ihmalci, ihmalkar10. kapkaççıAnlamı: işe gereken önemi vermeyen -
26 نزق
Iنَزَق1. heyheyAnlamı: sinir bozukluğu, sinirlilik2. maceraAnlamı: baştan geçen ilginç olaylar3. asabîlikAnlamı: asabî olma durumu4. sergüzeştAnlamı: serüven, maceraIIنَزِق1. deli dolu2. damarlıAnlamı: aksi, huysuz3. deli dumanAnlamı: deli dolu olan kimse4. delişmenAnlamı: şımarık ve delice tavırlı5. aymazAnlamı: gafil, çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan6. ihtiyatsızAnlamı: ihtiyatlı davranmayan7. deli fişekAnlamı: delişmen ve atak olan kmise8. düşüncesizAnlamı: düşüncesi olmayan9. zırdeliAnlamı: aşırı deli, çılgın10. dikkatsizAnlamı: işinde dikkatli davranmayan11. hoppaAnlamı: yaşına uymayan hafiflikler yapan, delişmen12. maceraperest13. maceracı14. serüvenciAnlamı: serüvenlere atılmaya meraklı, maceracı
- 1
- 2
См. также в других словарях:
ölüp ölüp dirilmek — çok sıkıntı, acı çekmek veya çok ağır hastalık geçirmek Çünkü çiçek kokusu. Proust un tıknefes nöbetlerinde ölüp ölüp dirilmesine yol açarmış. S. Birsel … Çağatay Osmanlı Sözlük
olup olacağı — hepsi bu kadar anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir — uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
olan (veya olup) biten — meydana gelen olaylar, ortaya çıkan durum veya oluşan her şey Kilisede olup bitenleri, papazın söylediklerini nihayetine kadar anlattı. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük
kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar — kaynana ne kadar yumuşak huylu, ne kadar iyi davranışlı olursa olsun, her hâli gelini rahatsız eder anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
kırkından sonra at olup da kuyruk mu sallayacak — vakti geçmiş, artık işe yaramayacak durumda anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
malum değil — olup olmayacağı kesinlikle bilinmeyen konular için kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
toprağa düşmek — ölüp gömülmek Bu sabah hesap ettim, küçüğüm toprağa düşeli tam yetmiş üç gece olmuş. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
MACERA — Olup geçen şey. Baştan geçen hadise … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İBN-İ UYEYNE — (Hi: 107 198) Ebu Muhammed Süfyan bin Uyeyne, ikinci derecede tâbiinden olup aslen Kufeli olduğu hâlde Mekke i Mükerreme de kalmıştır. Hadisde, tefsirde ve bilhassa Hadis i Şerifleri tefsir etmede derin âlim olup yedi bin Hadis i Şerif… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
olmak — nsz, ur 1) Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık 2) Gerçekleşmek veya yapılmak 3) Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından… … Çağatay Osmanlı Sözlük