-
1 oburca
См. также в других словарях:
oburca — zf. 1) Doymak bilmez bir biçimde, oburcasına 2) Gereğinden çok, oburcasına … Çağatay Osmanlı Sözlük
kaplan böcekler — is., ç., hay. b. Çok zararlı böcekleri oburca avlayarak bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kın kanatlı böcekler familyası … Çağatay Osmanlı Sözlük
oburcasına — zf. Oburca Yaşamaya, hayattan kâm almaya oburcasına koşarım. R. H. Karay … Çağatay Osmanlı Sözlük
tıkınmak — nsz, tkz. 1) Eline geçen yiyeceği oburca yemek Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz. H. R. Gürpınar 2) Yemek yemek Birleşik Sözler ıkına tıkına … Çağatay Osmanlı Sözlük
gövdeye atmak (veya indirmek) — tkz. oburca yemek Bir tepsi baklavayı gövdeye indirdikten sonra... T. Buğra … Çağatay Osmanlı Sözlük
işkembesini şişirmek — tkz. oburca yemek yemek … Çağatay Osmanlı Sözlük