-
1 mutlaka
arapça مطلقا kesinlikle, zorunlu olarak, kayıtsız şartsız. -
2 ekseriyyet -i mutlaka
اكثريت مطلقه çoğunluk. -
3 mütləqa
mutlaka -
4 mütləqa
mutlaka -
5 непременно
mutlaka; muhakkakон непреме́нно придёт — muhakkak gelecek
-
6 обязательно
mutlaka; muhakkak; şartон обяза́тельно придёт — muhakkak gelir
предъявле́ние докуме́нтов обяза́тельно — kimlik belgesinin gösterilmesi zorunludur
не обяза́тельно — şart değil
-
7 you can't miss it
mutlaka görürsün. -
8 you can't miss it
mutlaka görürsün. -
9 حتم
mutlaka; zorgu -
10 beslist
mutlaka adv -
11 εξάπαντος
mutlaka, kesinlikle -
12 οπωσδήποτε
mutlaka, ne olursa olsun -
13 schlechterdings
mutlakatamamen -
14 necessarily
mutlaka, ille de -
15 unbedingt
-
16 without fail
elbette, pek tabi, şüphesiz, mutlâka* * *(definitely or certainly: I shall do it tomorrow without fail.) mutlaka, muhakkak -
17 bestimmt
I adjniemand weiß etwas B\bestimmtes hiç kimse kesin bir şey bilmiyor;ich suche eine \bestimmte Ausgabe belli bir baskıyı arıyorum2) ( entschieden) kararlaştırılan, kararlıdas ist \bestimmt für dich! bu kesinlikle [o mutlaka] senin içindir! -
18 Fall
1. kein plzu \Fall kommen ( fig) düşmek2) (Laub\Fall) döküm2. <-(e) s, Fälle> [fal, pl 'fɛlə] mfür den \Fall, dass es regnet yağmur yağdığı takdirde;gesetzt den \Fall, dass er kommt geldiği takdirde, gelmesi durumunda;auf gar keinen \Fall asla;auf jeden \Fall kesinlikle, her hâlde, mutlaka;im schlimmsten/günstigsten \Fall en kötü/iyi durumda;er ist ein hoffnungsloser \Fall onun için umut yok;in diesem \Fall bu durumda;von \Fall zu \Fall durumdan duruma;auf alle Fälle her durumda, kesinlikle, mutlaka;für alle Fälle her ihtimale karşı, ne olur ne olmaz -
19 gewiss
I adj1) ( sicher) emin;2) ( bestimmt) belli;ein \gewisser Herr Müller Bay Müller adında biri;in \gewissem Maße belli bir ölçüde;bis zu einem \gewissen Grade belli bir dereceye kadaraber \gewiss! ama gerçekten bu böyle!;\gewiss hat er es gehört onu kesinlikle [o mutlaka] duymuştur;\gewiss doch! elbette! -
20 essentiel
I1 mutlaka gerekli◊Il est essentiel que tu sois là. — Orada olman mutlaka gerekli.
2 important temel [te'mel]IIn men önemlisi◊L'essentiel est de participer. — En önemlisi katılmaktır.
См. также в других словарях:
mutlaka — zf., Ar. muṭlaḳā Kesinlikle Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlaka — (A.) [ ﺎﻘﻠﻄﻡ ] kesinlikle, zorunlu olarak, kayıtsız şartsız … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
MUTLAKA — Ne olursa olsun, her halde, ill … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ekseriyyet -i mutlaka — [ ﻪﻘﻠﻄﻡ ﺖیﺮﺜﮐا ] çoğunluk … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
EKSERİYET-İ MUTLAKA — f. Yarımın bir fazlasıyla elde edilen ekseriyet, mutlak ekseriyet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
KAZİYE-İ MUTLAKA — Man: Hiçbir ihtimâl gösterilmeyip, bir şeyin şöyle olduğuna veya olmadığına açıktan açığa hükmolunan kaziyye dir … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
KEFALET-İ MUTLAKA — Huk: Bir kayıt ile bağlı olmıyan kefalet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
RUBUBİYYET-İ MUTLAKA — Herşeyi kaplayan ve idaresi altına almış olan Allah ın rububiyeti.(Evet bütün kâinatta hususan zihayatlarda ve bilhassa terbiye ve iaşelerinde her tarafta aynı tarzda ve umulmadık bir surette beraber ve birbiri içinde hakimâne, rahimâne bir dest… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ULUHİYET-İ MUTLAKA — Kayıt altında olmayan, mutlak uluhiyet. Ancak bir tek İlâhın mâbud oluşu.(Evet, nev i beşerin her taifesi birer nevi ibadetle fıtrî gibi meşgul olması ve sair zihayatın belki cemâdâtın dahi fıtrî hizmetleri birer nevi ibadet hükmünde bulunması ve … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İARE-İ MUTLAKA — Bir mülkün, bir eşyanın sâhibi tarafından hiç bir şart ve kayda bağlı kalmayarak başka birine ödünç verilmesi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
İDARE-İ MUTLAKA — Bir hükümdarla idare. Bir hükümdarın idare ve yönetimi altında bulunan devlet. Mutlakiyet idaresi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük