-
61 akışkanlık
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > akışkanlık
-
62 basınç
давление, напор, сжатие- basınç azaltması
- basınç dağılımı
- basınç düşmesi
- basınç farkı
- basınç kaybı
- basınç yüksekliği
- akışkan basıncı
- aktif zemin basıncı
- alçak basınç
- anizotropik basınç
- aşırı basınç
- atmosfer basıncı
- barometrik basınç
- başlangıç basıncı
- benimsenen basınç
- birim basıncı
- birim alan basıncı
- birim sızma basıncı
- buhar basıncı
- buz basıncı
- çalışma basıncı
- dayak basıncı
- deneme basıncı
- deney basıncı
- diferansiyel basınç
- dinamik basınç
- dizayn basıncı
- doymuş buhar basıncı
- düşük basınç
- efektif basınç
- eksantrik basınç
- eksenel basınç
- emiş basıncı
- emme basıncı
- etkili basınç
- giriş basıncı
- hava basıncı
- hidrodinamik basınç
- hidrolik basınç
- hidrostatik basınç
- iç basınç
- ilk basınç
- iş basıncı
- işletme basıncı
- izafi basınç
- kabul edilebilir basınç
- kaya basıncı
- kılcal basınç
- kinetik basınç
- kontak basıncı
- kritik basınç
- mutlak basınç
- negatif basınç
- nominal basınç
- nötür basınç
- pasif basınç
- radyal basınç
- rüzğar basıncı
- ses basıncı
- sıvı basıncı
- sızma basıncı
- statik basınç
- su basıncı
- şişme basıncı
- temel basıncı
- tesirli basınç
- toplam basınç
- uc basıncı
- üç eksenli basınç
- yanal basınç
- yatak basıncı
- yay basıncı
- yüksek basınç
- zemin basıncıİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > basınç
-
63 değer
цена, ценность, значение, величина, стоимость- değer biçmek
- aranan değer
- ayarlanabilir değer
- bağıl değer
- başlangıç değer
- belirtilmiş değer
- bilinmeyen değer
- dinamik değer
- dizayn değeri
- eş değerler
- gerçek değer
- hakiki değer
- ısıl değer
- ideal değer
- itibari değer
- izafi değer
- kalorifik değer
- katma değer
- kritik değer
- limit değer
- maddi değerler
- malın kullanma değeri
- maliyet değeri
- mutlak değer
- negatif değer
- nominal değer
- numerik değer
- optimal değer
- ortalama değer
- ölçülebilen değer
- ölçülen değer
- öz değer
- pH değeri
- pik değer
- pozitif değer
- sabit değer
- salt değer
- sınır değer
- sürüm değeri
- toplam değerİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > değer
-
64 hacim
объем, емкость, кубатура- göl hacmi
- ıslak hacim
- izafi hacim
- mutlak hacim
- ölü hacim
- yaş hacimİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > hacim
-
65 kıymet
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > kıymet
-
66 kot
отметка высоты, высота над уровнем моря- kat kotu
- mutlak kot
- nisbi kot
- sıfır kotu
- şarti kotİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > kot
-
67 nem
влага, влажность, сырость- nem kapmak
- nem kapmış
- bağıl nem
- emilen nem
- kritik nem
- mutlak nemİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > nem
-
68 nemlilik
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > nemlilik
-
69 rutubet
влага, влажность, сырость- izafi rutubet
- kritik rutubet
- mutlak rutubet
- nisbi rutubet
- zemin rutubetiİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > rutubet
-
70 vakum
вакуум, пустотаİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > vakum
-
71 viskozite
İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > viskozite
-
72 yoğunluk
густота, плотность, консистенция- gerçek yoğunluk
- hava yoğunluğu
- izafi yoğunluk
- kritik yoğunluk
- kuru yoğunluk
- mutlak yoğunluk
- nüfus yoğunluğu
- optik yoğunluk
- trafik yoğunluğu
- yapı yoğunluğu
- yerleşim yoğunluğu
- yük yoğunluğuİnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > yoğunluk
-
73 dönmek
dönmek <- er> sich drehen; z.B. Mond kreisen; zurückkehren (-den aus D; -e nach, zu D); sich wenden (-e an A); sich zuwenden (-e jemandem); sich verwandeln (-e in A); werden (-e zu D); REL abtrünnig werden, übertreten; Gerücht umlaufen; Schüler sitzen bleiben; Wetter umschlagen; -den abrücken, Abstand nehmen von;deliye dönmek verrückt werden;geriye dönmek umkehren;köşeyi dönmek um die Ecke biegen; fig (plötzlich) reich werden;(mutlak bir) ölümden dönmek dem (sicheren) Tode entgehen -
74 hakîm
Hakîm (oder Hakîmi mutlak) (der) allwissende Gott -
75 çoğunluk
(-ğu)большинство́, кво́румçoğunluk almak — получи́ть большинство́ (голосов и т. п.)
çoğunluk(u) alamadığı için seçilmedi — он не и́збран, так как не смог получи́ть большинства́ [голосо́в]
çoğunlukun isteği — тре́бование большинства́
çoğunluk kazanmak = çoğunluk almak —
büyük çoğunluk — значи́тельное большинство́
ezici çoğunluk — подавля́ющее большинство́
mutlak çoğunluk — абсолю́тное большинство́
nisbi (bir) çoğunluk — относи́тельное большинство́
önemli çoğunluk = büyük çoğunluk —
önemli bir çoğunluk elde etmek — получи́ть значи́тельное большинство́
oy çoğunluku ile — большинство́м голосо́в
pek az bir çoğunlukla — незначи́тельным большинство́м
-
76 hakim
а1) му́дрый челове́к, мудре́ц; эруди́т, знато́к2) фило́соф3) (Н) (тж. hakimi mutlak) эпитет Аллаха -
77 monarşi
мона́рхияmonarşi idaresi — монархи́ческий режи́м
meşrutî monarşi — конституцио́нная мона́рхия
mutlak monarşi — абсолю́тная мона́рхия
-
78 rutubet
(-ti)а сы́рость, вла́жность, вла́гаrutubet derecesi — сте́пень вла́жности
rutubet ölçme aleti — гигро́метр
izafî rutubet — относи́тельная вла́жность
mutlak rutubet — абсолю́тная вла́жность
bu evde rutubet var — в э́том до́ме сы́ро
-
79 vekil
а1) мини́стрbaş vekil — премье́р-мини́стр
vekiller heyeti, heyeti vekile — кабине́т мини́стров
2) уполномо́ченный, дове́ренный, аге́нт, представи́тельvekili mutlak — представи́тель с абсолю́тными полномо́чиями
3) замести́тельkomutan vekili — замести́тель команди́ра
□
-ı, -a vekil etmek — назнача́ть кого свои́м представи́телем (пове́ренным), уполномо́чивать, поруча́ть кому какое-л. де́ло□
vekil eden — довери́тель, поручи́тель, подзащи́тный□
…için -a vekil olmak, -ın, -a vekili olmak — быть пове́ренным (уполномо́ченным) кого в чём◊
dava vekili — адвока́т -
80 salt
См. также в других словарях:
mutlak — sf., Ar. muṭlaḳ 1) Salt Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum. H. E. Adıvar 2) fel. Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık 3) zf. Kesinlikle Birleşik Sözler mutlak değer mutlak mera… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak — (A.) [ ﻖﻠﻄﻡ ] kesin … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
MUTLAK — Salıverilmiş. Itlak olunmuş. Serbest. * Kat i. Şüphesiz. * Aslâ bir şarta bağlı olmayan. Yalnız, tek. (Bak: Itlâk)(Âyet, neye felâh bulacaklarını tâyin etmiyor. Güya o sükûtla der: Ey müslümanlar! Müjde size. Ey müttakî! Sen Cehennem den felâh… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
FAKR-I MUTLAK — Mutlak fakirlik. Mü min bir kulun Cenâb ı Hakka karşı mutlak muhtaç halde olduğunu bilişi. Nihayetsiz muhtaç olduğu Allaha (C.C.) ve emirlerine tam teslimiyyetle sığınması hâleti … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
FEYYAZ-I MUTLAK — Mutlak ve sonsuz feyiz ve bolluk sahibi. Allah.(Kader herşeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz ı Mutlak tan aldığı feyze olan kabiliyeti, o kalıba göredir. M.N … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
GADR-I MUTLAK — Mutlak gadr, zulüm … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
mutlak değer — is., mat. Salt değer … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak mera — is., coğ. Kendiliğinden gelişen ve otlatmaya elverişli bir bitki örtüsünü üzerinde taşıyan mera … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak nem — is., coğ. Salt nem … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak sıcaklık — is., ğı, fiz. Salt sıcaklık … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak sıfır — is., fiz., kim. Salt sıfır … Çağatay Osmanlı Sözlük