-
21 absolute ruler
mutlak hükümdar -
22 absolute temperature
mutlak sicaklik, saltik sicaklik -
23 absolute unit
mutlak birim, saltik birim -
24 absolute value
mutlak deger, salt deger -
25 absolute viscosity
mutlak viskozite, saltik akismazlik -
26 absolute zero
mutlak sifir, saltik sifir -
27 absolutely convergent
mutlak yakinsak, salt yakinsak -
28 beatitude
mutlak saadet, salt mutluluk -
29 positive
mutlak, kesin; emin, süphesiz; faydali, yararli, olumlu; arti, pozitif; (fotograf) pozitif; pozitif, hastalik belirtisi gösteren; tam, gerçek, sifirdan büyük nicelik, arti nicelik; (foto) pozitif resim -
30 working majority
mutlak çogunluk -
31 absolute address
mutlak adres -
32 absolute power output
mutlak güç çıktısı -
33 absolute temperature
mutlak sıcaklık -
34 absolute value
mutlak değer -
35 absolute zero
mutlak sıfır noktası -
36 vitally
mutlak surette -
37 peremptory
adj. mutlâk, kesin, buyurucu, olumlu* * *mutlak -
38 absolute
tam, mükemmel; sonsuz, kayitsiz sartsiz, mutlak, kesin; mutlak, saltik; saf, katiksiz -
39 absolute
adj. mutlâk, kesin, tam, salt; kayıtsız şartsız, sınırsız; saf; katışıksız* * *1. saf 2. salt 3. tam* * *['æbsəlu:t](complete: absolute honesty.) tam -
40 autocrat
n. otokrat, diktatör* * *diktatör* * *['o:təkræt](a ruler who has total control: The Tsars of Russia were autocrats.) otokrat, mutlak yetkili hükümdar- autocratic
См. также в других словарях:
mutlak — sf., Ar. muṭlaḳ 1) Salt Eskilerden üstün olmasa da onlar kadar mutlak bir roman yazmak istiyorum. H. E. Adıvar 2) fel. Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, saltık 3) zf. Kesinlikle Birleşik Sözler mutlak değer mutlak mera… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak — (A.) [ ﻖﻠﻄﻡ ] kesin … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
MUTLAK — Salıverilmiş. Itlak olunmuş. Serbest. * Kat i. Şüphesiz. * Aslâ bir şarta bağlı olmayan. Yalnız, tek. (Bak: Itlâk)(Âyet, neye felâh bulacaklarını tâyin etmiyor. Güya o sükûtla der: Ey müslümanlar! Müjde size. Ey müttakî! Sen Cehennem den felâh… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
FAKR-I MUTLAK — Mutlak fakirlik. Mü min bir kulun Cenâb ı Hakka karşı mutlak muhtaç halde olduğunu bilişi. Nihayetsiz muhtaç olduğu Allaha (C.C.) ve emirlerine tam teslimiyyetle sığınması hâleti … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
FEYYAZ-I MUTLAK — Mutlak ve sonsuz feyiz ve bolluk sahibi. Allah.(Kader herşeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz ı Mutlak tan aldığı feyze olan kabiliyeti, o kalıba göredir. M.N … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
GADR-I MUTLAK — Mutlak gadr, zulüm … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
mutlak değer — is., mat. Salt değer … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak mera — is., coğ. Kendiliğinden gelişen ve otlatmaya elverişli bir bitki örtüsünü üzerinde taşıyan mera … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak nem — is., coğ. Salt nem … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak sıcaklık — is., ğı, fiz. Salt sıcaklık … Çağatay Osmanlı Sözlük
mutlak sıfır — is., fiz., kim. Salt sıfır … Çağatay Osmanlı Sözlük