Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

murakabe

  • 1 murakabe

    تفتيش

    Türkçe-Arapça Sözlük > murakabe

  • 2 murakabe

    تفتيش [تَفْتِيش]
    Anlamı: denetleme, denetim

    Türkçe-Arapça Sözlük > murakabe

  • 3 denetim

    1. ترصد [تَرَصُّد]
    Anlamı: murakabe, kontrol
    2. تفتيش [تَفْتِيش]
    Anlamı: murakabe, kontrol
    3. رصد [رَصَد]
    Anlamı: murakabe, kontrol
    4. رصد [رَصْد]
    Anlamı: murakabe, kontrol
    5. رقابة [رَقَابَة]
    Anlamı: murakabe, kontrol

    Türkçe-Arapça Sözlük > denetim

  • 4 denetlemek

    1. راقب [راقَبَ]
    Anlamı: murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek
    2. رصد [رَصَدَ]
    Anlamı: murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek
    3. رقب [رَقَبَ]
    Anlamı: murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek

    Türkçe-Arapça Sözlük > denetlemek

См. также в других словарях:

  • murakabe — is., esk., Ar. murāḳabe 1) Denetleme Onun tatlı sert murakabesi, konağın her ferdince kabul edilmiş. S. Ayverdi 2) Tasavvufta Tanrı ya bağlanarak çile doldurma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller murakabe etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • murakabe — (A.) [ ﻪﺒﻗاﺮﻡ ] 1. denetim. 2. kendi iç dünyasına dalma …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MURAKABE — Kontrol etmek. İnceleyip vaziyeti anlamak. Teftiş etmek. * Kendini kontrol etmek. İç âlemine bakmak. Gözetmek. * Hıfz etmek. * Beklemek. İntizar. * Dalarak kendinden geçmek. * Tas: Kendisini tamamen nâfile ibâdet ve itaate vermek için mâbede… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • murakabe — denetleme; kontrol; gözetme …   Hukuk Sözlüğü

  • murakabe etmek — denetlemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MURAKIB — Murakabe eden. Teftiş ve kontrol eden kimse. * Hıfzeden. * Allah a (C.C.) bağlanmış olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • denetleme — is. 1) Denetlemek işi 2) Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol Birleşik Sözler denetleme kurulu denetleme raporu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller denetleme yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denetlemek — i Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EHL-İ KEŞF-İL KUBUR — Kabir âleminde olanları bilen, kabirdeki ölünün ahvâlini keşfedip doğru olarak haber veren veli, evliya.(Ehl i keşf il kuburun müşahedesiyle müteaddid vâkıatla, tahsil i ulum ânında vefat eden bazı müştak ve ciddi bir talebe i ulum, şehidler gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • NEKKAD — Bir şeyin iyisini kötüsünü seçen kimse. * Paranın sağlamını kalpından ayıran. * İmam, hatib ve kayyum gibi hizmet sahiblerinin, vazifelerine devam edip etmediklerini murakabe ve devam etmiyenlere tenbihat, icra ve devamsızlıkları tesbit eden… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • NEZZARE — Seyirci, seyreden, bakan. Nezaret eden, müfettiş, mürakabe ve kontrol eden. Vekillik eden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»