-
1 سكن
Iسَكَّنَ1. sakinleştirmekAnlamı: sakinleşmesini sağlamak2. yatıştırmakAnlamı: sakinleştirmek3. barınmakAnlamı: yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak otumak4. barındırmakAnlamı: barınmasını sağlamakIIسَكَن1. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut2. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken3. meskenAnlamı: konut4. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak5. barınakAnlamı: barınılacak yer, melceسَكَنَ1. oturmakAnlamı: bir yerde sürekli olarak kalmak2. yerleşmekAnlamı: bir yer edinmek3. barınmakAnlamı: yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak otumak -
2 مأوى
مَأْوًى1. sığınakAnlamı: sığınılacak yer, barınak2. koruganAnlamı: korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev3. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut4. meskenAnlamı: konut5. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken6. korunakAnlamı: korunmak için yapılmış yer7. melceAnlamı: sığınak, barınak8. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak9. barınakAnlamı: barınılacak yer, melce -
3 مباءة
مَبَاءَة1. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut2. meskenAnlamı: konut3. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken4. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak -
4 مبيت
مَبِيت1. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut2. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken3. meskenAnlamı: konut4. yatakhaneAnlamı: yatılı okullarda yatılan yer5. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak6. barınakAnlamı: barınılacak yer, melce -
5 مثوى
مَثْوًى1. misafirhaneAnlamı: konuk evi2. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut3. lokantaAnlamı: kazanç amacıyla açılmış, para karşılğında yemek yenilen yer, restoran4. meskenAnlamı: konut5. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken6. pansiyon7. hanAnlamı: yolcu oteli, konağı8. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak9. barınakAnlamı: barınılacak yer, melce -
6 مستقر
Iمُسْتَقَرّ1. evAnlamı: bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut2. meskenAnlamı: konut3. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken4. mevziAnlamı: yer, mahal5. mahalAnlamı: yer, yöre, mevzi6. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konakIIمُسْتَقِرّ1. ardışıkAnlamı: birbiri ardından gelen, mütevali2. mütemadiAnlamı: sürekli, aralıksız3. ardılAnlamı: birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, halef -
7 موطن
مَوْطِن1. ana vatanAnlamı: ana yurt, bir şeyin ilk kez yetiştiği, göründüğü yer2. konutAnlamı: apartman gibi yer, mesken3. meskenAnlamı: konut4. sılaAnlamı: doğup büyüdüğü ve özlediği yer5. vatanAnlamı: yurt6. eğlekAnlamı: yolcuların geceyi geçirdikleri yer, konak7. barınakAnlamı: barınılacak yer, melce -
8 دار
akıcı; aşina; bilgili; bilgin; devlet; eğlek; ev; gezmek; kırk ambar; mesken; sapmak; semereli; toprak; ülke -
9 دارة
barınak; daire; döngü; eğlek; ev; halka; köşk; mesken; sarım -
10 سكن
barınak; barındırmak; barınmak; eğlek; ev; konut; mesken; oturmak; sakinleştirmek; yatıştırmak; yerleşmek -
11 شقة
barınak; boyut; buçuk; eğlek; mesken -
12 مأوى
barınak; eğlek; ev; konut; korugan; korunak; melce; mesken; sığınak -
13 مباءة
eğlek; ev; konut; mesken -
14 مبيت
barınak; eğlek; ev; konut; mesken; yatakhane -
15 مثوى
barınak; eğlek; ev; han; konut; lokanta; mesken; misafirhane; pansiyon -
16 مستقر
ardıl; ardışık; eğlek; ev; konut; mahal; mesken; mevzi; mütemadi -
17 مستوطن
barınak; eğlek; ev; mesken -
18 مسكن
barınak; eğlek; hafifletici; mesken; müsekkin; yatıştırıcı -
19 منزل
barınak; eğlek; ev; mesken -
20 موطن
ana vatan; barınak; eğlek; konut; mesken; sıla; vatan
- 1
- 2
См. также в других словарях:
mesken — is., Ar. mesken Konut, ikametgâh Bu acayip meskeninde yaz kış kalın kepeneğe sarılmış otururdu. M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller mesken tutmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
mesken — (A.) [ ﻦﮑﺴﻡ ] konut. ♦ mesken etmek yurt tutmak … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
Mesken Hotel — (Гёчек,Турция) Категория отеля: Адрес: Cumhuriyet Mah. Kubat Deresi Cad. Lise Arkası … Каталог отелей
mesken tutmak — yerleşmek Yârim İstanbul u mesken mi tuttun / Gördün güzelleri beni unuttun. Halk türküsü … Çağatay Osmanlı Sözlük
mesken ittihaz etmek — (A. T.) yurt tutmak, mesken edinmek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
MESKEN — Ev. Sâkin olunacak yer. Hâne … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
kon — mesken, oturak … Çağatay Osmanlı Sözlük
konalğa — mesken, menazil … Çağatay Osmanlı Sözlük
yurt — mesken, vatan, memalik, vilayet … Çağatay Osmanlı Sözlük
MESKENİYET — Mesken oluş. Sâkin olup durulacak yer olmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
devremülk hakkı — Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine, bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade etmek üzere, müşterek mülkiyet payına bağlı olarak kurulan irtifak hakkı … Hukuk Sözlüğü