-
1 camera lens
mercek -
2 lens
mercek -
3 angle of lens
mercek açısı -
4 lens antenna
mercek anten -
5 lens barrel
mercek çerçevesi -
6 lens cap
mercek kapağı -
7 lens diaphragm
mercek diyaframı -
8 lens housing
mercek yuvası -
9 lens mount
mercek yuvası -
10 lens opening
mercek açıklıgı -
11 lens system
mercek sistemi -
12 lens turret
mercek tablası -
13 crown glass
mercek camı -
14 crown glass
mercek camı -
15 lens
mercek; göz mercegi; objektif; gözlük cami -
16 lens antenna
mercek anten -
17 lens barrel
mercek çerçevesi -
18 lens cap
mercek kapagi -
19 lens diaphragm
mercek diyaframi -
20 lens mount
mercek çerçevesi, yuvasi
См. также в других словарях:
mercek — is., ği, fiz. İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens… … Çağatay Osmanlı Sözlük
mercek altına almak — çok titizlikle ve etraflıca incelemek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ıraksak mercek — is., ği, fiz. Üzerine düşen birbirine paralel ışınları yanlara doğru kırarak birbirinden uzaklaştıran mercek … Çağatay Osmanlı Sözlük
görüntü — is. 1) Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet 2) Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal 3) Manzara 4) fiz. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal 5) mat. Sayı … Çağatay Osmanlı Sözlük
lens — is., İng. lens 1) Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens 2) fiz. Mercek Birleşik Sözler kontak lens … Çağatay Osmanlı Sözlük
objektif — sf., Fr. objectif 1) Nesnel Olayları elden geldiğince objektif bir şekilde vermeye özen gösterirdi. H. Taner 2) is., fiz. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerle cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Lens culinaris — Lenteja Otto Wil … Wikipedia Español
National Intelligence Organization (Turkey) — Millî İstihbarat Teşkilatı Milli İstihbarat Teşkilatı Agency overview Formed 1965 Preceding agency Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Jurisdiction Government of Turkey Employees 5000 (full time) … Wikipedia
adese — is., fiz., Ar. ˁadese 1) Mercek 2) bit. b. Kovucuk 3) mec. Görüş derecesi, inceliği Evvelkilerle bu son görüşümüz arasındaki adese farklılıklarını ölçüyorum. Y. K. Beyatlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
akromatik — sf., ği, fiz., Fr. achromatique 1) Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez Akromatik mercek. Akromatik teleskop. 2) bit. b. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm) Birleşik Sözler akromatik iğ iplik … Çağatay Osmanlı Sözlük
billur cisim — is., smi, anat. İrisin arkasında yer alıp mercek görevi yapan, biçimi ve büyüklüğü mercimeğe benzeyen saydam cisim … Çağatay Osmanlı Sözlük