-
1 عيي
malûl; sakat -
2 معاق
malûl; sakat -
3 معوق
Iمَعُوق1. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz2. malûlAnlamı: sakat kimse3. zebunAnlamı: güçsüz, zayıf, âciz4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. sakatIIمُعَوَّق1. malûlAnlamı: sakat kimse2. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz3. zebunAnlamı: güçsüz, zayıf, âciz4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. sakat -
4 عليل
güçsüz; hasta; hastalıklı; keyifsiz; malûl; mariz; sağlıksız; sakat; sayrı -
5 قعيد
âciz; dermansız; güçsüz; kötürüm; malûl; mariz; sağlıksız; sakat -
6 معوق
âciz; güçsüz; malûl; sakat; zebun -
7 مقعد
âciz; bank; güçsüz; kanepe; kötürüm; kürsü; malûl; oturak; sakat; sandalye; sedir; seki -
8 عليل
عَلِيل1. marizAnlamı: hastalıklı2. malûlAnlamı: sakat kimse3. hastaAnlamı: sağlık durumu bozuk4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. keyifsizAnlamı: sağlığı pek yerinde olmayan6. sayrıAnlamı: hasta7. sağlıksızAnlamı: sağlık durumu bozuk8. hastalıklıAnlamı: vücut. direnci az olan, mariz9. sakat -
9 عيي
-
10 قعيد
قَعِيد1. marizAnlamı: hastalıklı2. malûlAnlamı: sakat kimse3. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz4. kötürüm5. dermansızAnlamı: gücü kalmamaış, bitkin6. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz7. sağlıksızAnlamı: sağlık durumu bozuk8. sakat -
11 معاق
-
12 مقعد
Iمَقْعَد1. seki2. bankAnlamı: oturulacak sıra3. kanepe4. oturakAnlamı: oturulacak yer veya şey5. sedirAnlamı: kol koyacak yeri olmayan kerevet6. sandalyeAnlamı: bir kişilik oturma eşyası7. kürsüAnlamı: sandalyeIIمُقْعَد1. âcizAnlamı: gücü bir işe yetmez olan, güçsüz2. kötürüm3. malûlAnlamı: sakat kimse4. güçsüzAnlamı: gücü olmayan, âciz5. sakat
См. также в других словарях:
malul — sf., lü, Ar. maˁlūl 1) Sakat (kimse) Devlet ... malul ve gazileri korur. Anayasa 2) Hasta (kimse) Birleşik Sözler malul gazi harp malulü … Çağatay Osmanlı Sözlük
malûl — (A.) [ لﻮﻠﻌﻡ ] özürlü, hastalıklı … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
malul gazi — is., ask. Bir savaşta veya yurt savunmasında sakatlanmış güvenlik görevlisi … Çağatay Osmanlı Sözlük
Dor Malul — Personal information Date of birth April 30, 1989 ( … Wikipedia
MA'LULEN — Mâlul olarak, sakat olarak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
Abergil crime family — משפחת הפשע אברג יל Itzhak Abergil, center, escorted by Israeli forces at Ben Gurion airport, Israel, January 12, 2011 … Wikipedia
riveran — RIVERÁN, Ă, riverani, e, adj. (Despre ţări, locuri etc.) Situat pe malul unei ape sau străbătut de o apă curgătoare. ♦ Proprietar riveran = proprietar al unui loc situat pe malul unui râu. – Din fr. riverain. Trimis de IoanSoleriu, 11.07.2004.… … Dicționar Român
plajă — PLÁJĂ, plaje, s.f. 1. Porţiune de teren, acoperită cu nisip fin, de la baza unei faleze sau de pe panta lină dinspre mare a unui cordon litoral; p. ext. orice loc pe malul unei ape unde se fac băi de soare. ♢ expr. A face plajă = a face băi de… … Dicționar Român
chei — CHEI, cheiuri, s.n. 1. Construcţie amenajată într un port pentru acostarea, încărcarea şi descărcarea vapoarelor, servind, totodată, la consolidarea malului şi la apărarea acestuia de acţiunea apelor; p. ext. stradă de a lungul şi la marginea… … Dicționar Român
debarcader — DEBARCADÉR, debarcadere, s.n. Loc pe malul unei ape sau pe un chei, într un port, amenajat special şi prevăzut cu un utilaj adecvat pentru îmbarcarea şi debarcarea (debarca) călătorilor, a animalelor sau a unor materiale. – Din fr. débarcadère.… … Dicționar Român
perisip — PERISÍP, perisipuri, s.n. Fâşie îngustă de pământ pe malul mării, formată prin acumularea aluviunilor, care închide un liman sau o lagună. – et. nec. Trimis de oprocopiuc, 13.03.2004. Sursa: DEX 98 PERISÍP s. v. cordon litoral. Trimis de siveco … Dicționar Român