-
21 أزعر
أَزْعَر1. dürzü2. eşkıyaAnlamı: haydut, hırsız3. hırsızAnlamı: çalan (kimse), uğru4. muslukçu5. kapkaççıAnlamı: belli etmeden para vb. şeyleri çalıp kaçan (kimse)6. haramiAnlamı: hırsız, haydut7. dolandırıcı -
22 أشرع
أَشْرَعَ1. atfetmek2. açmak -
23 أعطى
-
24 أملاك
-
25 أنعم
أَنْعَمَ1. bahşetmekAnlamı: bağışlamak, sunmak2. bağışlamak -
26 اتجار
-
27 بازار
-
28 بضاعة
-
29 تجارة
تِجَارَة1. ayniyatAnlamı: harcamaya elverişli, taşınması kolay eşya2. ticaretAnlamı: mal alım satımı -
30 تدوين
-
31 تراث
تُرَاثmirasAnlamı: ölen bir yakından kalan mal, mülk, para -
32 تسجيل
-
33 تقييد
تَقْيِيد1. kayıtAnlamı: sınırlama, davranışlarını çerçeveleme2. tescilAnlamı: kütüğe geçirme3. kayıt4. kısıtlamaAnlamı: kısıtlamak işi, hacir -
34 حسنة
حَسَنَة1. hayırAnlamı: iyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım2. hayrat3. erdemAnlamı: fazilet ve ahlak4. sadaka5. zekâtAnlamı: müslümanlıkta sahip olunan mal ve paranın kırkta birinin, her yıl sadaka olarak dağıtılması -
35 خطاف
Iخَطَّاف1. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan2. canavarAnlamı: kurt, domuz gibi cana kıyan yaban hayvanıIIخُطَّاف1. eşkıyaAnlamı: haydut, hırsız2. hırsızAnlamı: çalan (kimse), uğru3. kırlangıçAnlamı: kırlangıçgillerden, küçük göçebe kuş4. kanca5. muslukçu6. kapkaççıAnlamı: belli etmeden para vb. şeyleri çalıp kaçan (kimse)7. çengel8. haramiAnlamı: hırsız, haydut9. dolandırıcı -
36 خول
خَوَّلَ1. bahşetmekAnlamı: bağışlamak, sunmak2. bağışlamak -
37 خير
Iخَيْر1. kârAnlamı: yarar, fayda2. erinçAnlamı: dirlik, huzur, rahat3. menfaatAnlamı: yarar, çıkar4. konforAnlamı: maddî rahatlık5. maslahatAnlamı: iş, önemli iş, mesele6. gönençAnlamı: bolluk, rahatlık ve varlık içinde iyi yaşama7. avantajAnlamı: üstünlük sağlayan şey, yarar, kâr8. varlıkAnlamı: mal, mülk, paraIIخَيِّر1. iyilikçiAnlamı: herkesin iyiliğini isteyen, hayırsever2. kerimAnlamı: elli açık3. iyilikseverAnlamı: hayırsever4. iyicilAnlamı: hayırsever5. hayırlıAnlamı: hayrı olan, yararlı -
38 دوطة
-
39 سارق
سارِق1. eşkıyaAnlamı: haydut, hırsız2. haydutAnlamı: yol kesici, eşkıya3. hırsızAnlamı: çalan (kimse), uğru4. muslukçu5. kapkaççıAnlamı: belli etmeden para vb. şeyleri çalıp kaçan (kimse)6. çapulcuAnlamı: başkasının malını yağma eden7. karmanyolacı8. haramiAnlamı: hırsız, haydut9. dolandırıcı -
40 سلاب
سَلَّاب1. eşkıyaAnlamı: haydut, hırsız2. hırsızAnlamı: çalan (kimse), uğru3. karmanyolacı4. çapulcuAnlamı: başkasının malını yağma eden5. kapkaççıAnlamı: belli etmeden para vb. şeyleri çalıp kaçan (kimse)6. muslukçu7. yağmacıAnlamı: yağma eden8. haramiAnlamı: hırsız, haydut9. dolandırıcı
См. также в других словарях:
mal — mal … Deutsch Wörterbuch
Mal- — Mal … Deutsch Wörterbuch
MAL — Le propre du mal tient en ceci qu’il ne peut être nommé, pensé, vécu qu’en relation avec une certaine idée du bien. Qu’il n’y ait pas de bien en soi, que ce que les hommes appellent le bien soit relatif aux situations et aux cultures, et le mal… … Encyclopédie Universelle
mal — mal, ale (mal, ma l ; au pluriel, maux, qu on prononce mô ; l x se lie : des mô z affreux) 1° Adj. Quinuit, qui blesse. 2° S. m. Ce qui nuit, ce qui blesse. 3° La part de mal qui, aux yeux de l homme, règne dans l univers. 4° Ce qui est… … Dictionnaire de la Langue Française d'Émile Littré
mal — mal·a·bar; mal·a·can·thid; mal·a·cob·del·lid; mal·a·cop·te·ryg·ian; mal·a·ga; mal·a·gasy; mal·a·pert; mal·a·prop; mal·ap·ro·pos; mal·content; mal·dan·id; mal·div·i·an; mal·e·dict; mal·function; mal·ice; mal·le·ate; mal·lee; mal·let; mal·odor·ant; … English syllables
mal — MAL, male. adj. Meschant, mauvais. Il n est en usage que dans quelques mots composez qui se trouveront chacun dans leur ordre sous leur simple, comme, Malheur. maltalent. malencontre. maladventure. à la maleheure, &c. Mal. s. m. Ce qui est… … Dictionnaire de l'Académie française
mal — adjetivo 1. (antepuesto a s. m. o infinitivo) Malo: Es un mal amigo. Tiene un mal despertar. sustantivo masculino 1. Contrario al bien o a la razón: Las fuerzas del mal se aliaban contra el héroe de la película. 2. Daño moral: Le puedo hacer… … Diccionario Salamanca de la Lengua Española
mal — Mal, Malum, Maleficium. Un mal qui vient soudain, Maturum malum. Quand le mal infini croissoit de plus en plus, Quum serperet in vrbe infinitum malum. Le vent m a fait mal en la teste, Mihi de vento condoluit caput, B. ex Plauto. Ce mal est entré … Thresor de la langue françoyse
mal — 1. Adjetivo, apócope de malo. → malo, 1. 2. Como adverbio de modo significa ‘incorrecta o inadecuadamente’: Pedro se comporta siempre mal; Esta ventana cierra mal; ‘insatisfactoriamente’: La estratagema salió mal; Últimamente duermo mal;… … Diccionario panhispánico de dudas
mal — MAL, maluri, s.n. 1. Margine (îngustă) de pământ situată (în pantă) de a lungul unei ape; ţărm; p.ext. regiune de lângă o apă. ♢ expr. A ieşi la mal = a duce ceva la bun sfârşit, a o scoate la capăt. A se îneca (ca ţiganul) la mal = a renunţa sau … Dicționar Român
Mal — bezeichnet: ein mathematisches Zeichen für die Multiplikation, siehe Malzeichen einen deutschen Begriff für die Base im Baseballfeld den Künstlernamen des britischen Sängers Paul Bradley Couling, siehe Mal (Sänger) ein bestimmtes Zeichen oder ein … Deutsch Wikipedia