Перевод: со всех языков на турецкий

с турецкого на все языки

lisans

  • 21 license

    n. lisans, ruhsat, ehliyet, evlenme cüzdanı, özgürlüğün kötüye kullanılması, aşırı serbestlik
    ————————
    v. izin vermek, ruhsat vermek, yetki vermek
    * * *
    1. lisans ver (v.) 2. lisansla (v.) 3. lisans (n.)
    * * *
    verb (to give a licence to or permit: He is licensed to sell alcohol.) ruhsat vermek

    English-Turkish dictionary > license

  • 22 диплом

    diploma,
    mezuniyet belgesi,
    lisans; mezuniyet tezi,
    tez
    * * *
    1) diploma; mezuniyet belgesi; lisans (тк. высшего учебного заведения)

    победи́телям турни́ра бы́ли вручены́ почётные дипло́мы — turnuvanın galiplerine onur belgeleri verildi

    2) разг. mezuniyet tezi, tez

    писа́ть дипло́м — tez hazırlamak

    Русско-турецкий словарь > диплом

  • 23 post-graduate

    [pəus'ɡrædjuət, ]( American[) -‹uət] 1. adjective
    ((of studies etc) done etc after a (first) university degree.) lisans üstü
    2. noun
    (a student doing post-graduate studies.) lisans üstü çalışma yapan öğrenci

    English-Turkish dictionary > post-graduate

  • 24 postgraduate

    adj. lisans üstü, doktora, üniversite sonrası eğitimle ilgili
    ————————
    n. üniversite mezunu, yüksek lisans öğrencisi, doktora öğrencisi
    * * *
    mezuniyet sonrası

    English-Turkish dictionary > postgraduate

  • 25 graduate school

    master programı, üniversite mezunları için okul, yüksek lisans eğitimi veren okul, yüksek lisans okulu

    English-Turkish dictionary > graduate school

  • 26 graduate school

    master programı, üniversite mezunları için okul, yüksek lisans eğitimi veren okul, yüksek lisans okulu

    English-Turkish dictionary > graduate school

  • 27 Lizenz

    Lizenz <- en> [li'tsɛnts] f
    a. sport lisans;
    jdm eine \Lizenz erteilen birine lisans vermek;
    etw in \Lizenz herstellen lisansla üretmek

    Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt > Lizenz

  • 28 licence

    Dictionnaire Français-Turc > licence

  • 29 licence

    v.lisans ver:n.lisans

    English-Turkish new dictionary > licence

  • 30 лицензионный

    эк.
    lisans °

    Русско-турецкий словарь > лицензионный

  • 31 продажа

    ж
    satış, satım, satma

    прода́жа лице́нзий — lisans satımı

    поступи́ть в прода́жу — piyasaya çıkmak

    быть в прода́же — piyasada olmak / bulunmak

    Русско-турецкий словарь > продажа

  • 32 B.Ed.

    [,bi: 'ed,,bi: i: 'di:]
    ( abbreviation) (Bachelor of Education; a first university degree in education or teaching.) Eğitim Bilimleri Lisans Derecesi; öğretmenlik diploması

    English-Turkish dictionary > B.Ed.

  • 33 BEd

    n. yatak, yatacak yer, tarh, tabaka, nehir yatağı; mezar, çiçeklik, temel, zemin, katman
    ————————
    v. yatırmak, yatacak yer sağlamak, yatak yapmak; yerleşmek, kalmak; dikmek (bitki)
    * * *
    1. sabitleştir (v.) 2. yatak (n.) 3. yatak
    * * *
    [,bi: 'ed,,bi: i: 'di:]
    ( abbreviation) (Bachelor of Education; a first university degree in education or teaching.) Eğitim Bilimleri Lisans Derecesi; öğretmenlik diploması

    English-Turkish dictionary > BEd

  • 34 commence

    v. başlamak, başlatmak; dava açmak; doktora derecesi almak, yüksek lisans almak
    * * *
    başla
    * * *
    [kə'mens]
    (to begin: the church service commenced with a hymn.) başlamak

    English-Turkish dictionary > commence

  • 35 degree

    n. derece, lisans, diploma, ünvan, rütbe, karşılaştırmalı üstünlük derecesi [dilb.]; aşama, evre; sıralı notalar
    * * *
    derece
    * * *
    [di'ɡri:]
    1) ((an) amount or extent: There is still a degree of uncertainty; The degree of skill varies considerably from person to person.) derece, düzey
    2) (a unit of temperature: 20° (= 20 degrees) Celsius.) derece
    3) (a unit by which angles are measured: at an angle of 90° (= 90 degrees).) derece
    4) (a title or certificate given by a university etc: He took a degree in chemistry.) diploma
    - to a degree

    English-Turkish dictionary > degree

  • 36 graduate

    adj. mezun, üniversite mezunu, master öğrencisi, lisans üstü, diplomalı
    ————————
    n. üniversite mezunu, mezun, master öğrencisi, ürün, dereceli kap
    ————————
    v. derecelendirmek, sınıflandırmak, mezun etmek, diploma vermek, mezun olmak, bitirmek, derecelere ayrılmak, ayrılmak
    * * *
    1. mezun ol (v.) 2. mezun (n.)
    * * *
    1. verb
    1) (to receive a degree, diploma etc: He graduated in German and French.) mezun olmak
    2) (to mark out with regular divisions: A thermometer is graduated in degrees.) derecelere ayırmak
    2. [-ət] noun
    (a person who has been awarded a degree or diploma: a graduate in French.)...mezunu

    English-Turkish dictionary > graduate

  • 37 licensed

    adj. ruhsatlı, izinli, ehliyetli, imtiyazlı
    * * *
    1. lisans ver (v.) 2. yetkili (adj.) 3. lisansla (v.) 4. lisanslı (adj.)
    * * *
    adjective ((of a shop, hotel etc) legally allowed to sell alcohol to customers: a licensed grocer.) ruhsatlı

    English-Turkish dictionary > licensed

  • 38 royalty

    n. kraliyet, krallık, hükümdarlık, kraliyet ailesi, kraliyet mülkü, ayrıcalık, imtiyaz, ruhsat, lisans, telif hakkı, telif ücreti
    * * *
    1. krallık 2. telif hakkı
    * * *
    plural - royalties; noun
    1) (a payment made to a writer, recording artist etc for every book, record etc sold.) yapıt/telif hakkı
    2) (the state of being royal, or royal people in general: The commands of royalty must be obeyed.) krallık

    English-Turkish dictionary > royalty

  • 39 undergraduate

    adj. lisans, üniversite öğrencisine ait
    ————————
    n. üniversite öğrencisi, üniversiteli
    * * *
    öğrenci
    * * *
    (a student who is studying for his first degree.) üniversite öğrencisi

    English-Turkish dictionary > undergraduate

  • 40 licenced

    1. lisans ver (v.) 2. yetkili (adj.)

    English-Turkish dictionary > licenced

См. также в других словарях:

  • lisans — is., Fr. licence 1) Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi Doktora veya lisanslarını hazırladıkları sırada maişet parasını büro ve otel garsonluğu yapmakla çıkarıyorlardı. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Bu öğrenim sonunda elde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Lisans — Pèmisyon yon moun resevwa pou fè yonn ou byen plizyè bagay ki pa kapab fèt san otorizasyon. Libète pou aji, pran desizyon. Pou yon moun kondi yon mashin, li bezwen yon lisans …   Definisyon 2500 mo Kreyòl

  • LİSANS — Fr. Herhangi bir mevzuda verilen izin. Müsaade belgesi. * Üniversite tahsili tamamlanınca alınan diploma. * Bir sporcunun resmi yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonu tarafından kendisine verilen kayıt fişi veya kimlik kartı. * İthal… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • lisans — Bir malı yabancı firma adına üretme izni …   Hukuk Sözlüğü

  • lisans sözleşmesi — is., ekon. Firmanın, geliştirdiği teknolojiyi başkalarının kullanabilmesi için verdiği izin belgesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ön lisans — is. Yükseköğretimde ilk iki yıllık lisans programı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüksek lisans — is. Lisans diplomasıyla doktora arasındaki akademik derece …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Human rights in Turkey — Republic of Turkey This article is part of the series: Politics and government of the Republic of Turkey …   Wikipedia

  • Republik Türkei — Türkiye Cumhuriyeti Republik Türkei …   Deutsch Wikipedia

  • Sehenswürdigkeiten in der Türkei — Türkiye Cumhuriyeti Republik Türkei …   Deutsch Wikipedia

  • Tourismus in der Türkei — Türkiye Cumhuriyeti Republik Türkei …   Deutsch Wikipedia

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»