-
1 قذر
Iقَذَّرَ1. boklamakAnlamı: kötü duruma getirmek2. kirletmekAnlamı: kirli duruma getirmek3. pislemekAnlamı: kirletmek4. pisletmekAnlamı: kirletmek5. bulaşmakAnlamı: kirlenmekIIقَذَر1. kıhAnlamı: (çocuk dilinde) kir, pis2. kirlilikAnlamı: kirli olma durumu3. kirAnlamı: biriken pislik4. pislikAnlamı: kirقَذِر1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pasakAnlamı: kir5. pisAnlamı: leke, toz6. kakaAnlamı: kötü, çirkin7. kenefAnlamı: pis, berbat8. çirkefIVقَذْر1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pisAnlamı: leke, toz5. pasakAnlamı: kir6. kakaAnlamı: kötü, çirkin7. çirkef8. kenefAnlamı: pis, berbat -
2 كنيف
كَنِيف1. memişhaneAnlamı: ayak yolu, abdesthane2. kenefAnlamı: ayak yolu3. helâAnlamı: ayak yolu, yüz numara, tualet4. lavabo5. abdesthaneAnlamı: abdest bozacak yer6. WcAnlamı: ayak yolu7. ayakyoluAnlamı: tuvalet, kenef, apteshane, memişhane8. yüznumaraAnlamı: ayak yolu, hela9. ağıl -
3 مرحاض
مِرْحاض1. memişhaneAnlamı: ayak yolu, abdesthane2. kenefAnlamı: ayak yolu3. helâAnlamı: ayak yolu, yüz numara, tualet4. lavabo5. WcAnlamı: ayak yolu6. yüznumaraAnlamı: ayak yolu, hela7. ayakyoluAnlamı: tuvalet, kenef, apteshane, memişhane8. abdesthaneAnlamı: abdest bozacak yer -
4 أرمد
boklu; boz; çirkef; kenef; kırçıl; pasak; pis -
5 دنس
bulaşık; bulaşmak; boklamak; boklu; cenabet; çirkef; kenef; kıh; kir; kirletmek; kirli; kirlilik; murdar; pasak; pislemek; pisletmek; pislik -
6 رجس
bulaşık; boklu; çirkef; gayrimeşru; kenef; kıh; kir; kirlilik; mahzurlu; memnu; murdar; pasak; pis; pislik -
7 قذر
bulaşık; bulaşmak; boklamak; boklu; çirkef; kaka; kenef; kıh; kir; kirletmek; kirlilik; murdar; pasak; pis; pislemek; pisletmek; pislik -
8 كنيف
abdesthane; ağıl; ayakyolu; helâ; kenef; lavabo; memişhane; WC; yüznumara -
9 متسخ
bulaşık; boklu; çirkef; galiz; kenef; murdar; pasak; pis -
10 متلوث
bulaşık; boklu; çirkef; kenef; murdar; pasak; pis -
11 مدنس
bulaşık; boklu; çirkef; kenef; murdar; pasak; pis -
12 مرحاض
abdesthane; ayakyolu; helâ; kenef; lavabo; memişhane; WC; yüznumara -
13 ملوث
bulaşık; boklu; çirkef; kenef; kirli; murdar; pasak; pis -
14 وسخ
bulaşık; bulaşmak; boklamak; boklu; çirkef; kenef; kıh; kirletmek; kirli; kirlilik; murdar; pasak; pis; pislemek; pisletmek; pislik -
15 أرمد
أَرْمَد1. bokluAnlamı: pis2. kırçılAnlamı: kır renkli3. pisAnlamı: leke, toz4. pasakAnlamı: kir5. çirkef6. kenefAnlamı: pis, berbat7. bozAnlamı: açık toprak renkte olan -
16 دنس
Iدَنَس1. kirlilikAnlamı: kirli olma durumu2. kıhAnlamı: (çocuk dilinde) kir, pis3. kirAnlamı: biriken pislik4. pislikAnlamı: kir5. cenabetAnlamı: pis, kötü, hoşlanılmayan, cünüpIIدَنِس1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pasakAnlamı: kir5. çirkef6. kenefAnlamı: pis, berbatدَنِسَkirliAnlamı: leke, toz vb. ıle kaplı, mülevvesIVدَنَّسَ1. boklamakAnlamı: kötü duruma getirmek2. kirletmekAnlamı: kirli duruma getirmek3. pislemekAnlamı: kirletmek4. pisletmekAnlamı: kirletmek5. bulaşmakAnlamı: kirlenmek -
17 رجس
Iرَجَس1. kirlilikAnlamı: kirli olma durumu2. kıhAnlamı: (çocuk dilinde) kir, pis3. pislikAnlamı: kirIIرَجِس1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pisAnlamı: leke, toz5. pasakAnlamı: kir6. kenefAnlamı: pis, berbat7. çirkefرِجْس1. kıhAnlamı: (çocuk dilinde) kir, pis2. kirlilikAnlamı: kirli olma durumu3. memnuAnlamı: yasaklanmış, yasak4. mahzurluAnlamı: sakıncalı5. gayrimeşruAnlamı: usulsüz, yolsuz, yasaya aykırı6. kirAnlamı: biriken pislik7. pislikAnlamı: kir -
18 متسخ
مُتَّسِخ1. bokluAnlamı: pis2. galizAnlamı: kaba, çirkin, iğrenç3. murdarAnlamı: kirli, pis4. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası5. pasakAnlamı: kir6. pisAnlamı: leke, toz7. çirkef8. kenefAnlamı: pis, berbat -
19 متلوث
مُتَلَوِّث1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pasakAnlamı: kir5. pisAnlamı: leke, toz6. kenefAnlamı: pis, berbat7. çirkef -
20 مدنس
مُدَنَّس1. bokluAnlamı: pis2. murdarAnlamı: kirli, pis3. bulaşıkAnlamı: yıkanmamış mutfak eşyası4. pasakAnlamı: kir5. pisAnlamı: leke, toz6. kenefAnlamı: pis, berbat7. çirkef
- 1
- 2
См. также в других словарях:
kenef — is., hlk., Ar. kenīf 1) Tuvalet 2) sf. Pis, berbat … Çağatay Osmanlı Sözlük
kenef — (A.) [ ﻒﻨﮐ ] 1. çevre. 2. sığınacak yer … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
KENEF — (C.: Eknâf) Yön, taraf. * Sığınılacak yer. Korunulacak mekân. * Tuvâlet, helâ, ayakyolu … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
kenef — tuvalet … Beypazari ağzindan sözcükler
Gjirokastër — Infobox Settlement official name = Gjirokastër native name = settlement type = motto = imagesize = image caption = Gjirokastër, as seen from the Citadel image seal size = image shield = shield size = city logo = citylogo size = mapsize =… … Wikipedia
Theodoros Natsinas — ( el. Θεόδωρος Νάτσινας) (born 1872) was a Greek Scholar.Theodoros Natsinas was born in Siatista July 8th 1872, he grew up in Siatista, Greece. He studied Physics and Mathematics at University of Athens where he had his PHD, at 1898 teached in… … Wikipedia
ќенев — (тур. kenef) 1. клозет, нужник 2. ноќен сад … Macedonian dictionary
cheneaf — CHENEÁF s. v. closet, toaletă, vece. Trimis de siveco, 13.09.2007. Sursa: Sinonime cheneáf ( furi), s.n. – Closet, latrină. tc. kenef (Şeineanu, II, 38). sec. XIX, înv. Trimis de blaurb, 25.02.2007. Sursa: DER … Dicționar Român
tuvalet — is., Fr. toilette 1) Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim. P. Safa 2) Abiye Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet. T.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
ćenifa — ćenífa ž DEFINICIJA reg. nužnik od dasaka na otvorenu prostoru; poljski zahod FRAZEOLOGIJA (ćinífa) ćenifa nije daleko kad kreneš na vrijeme ima načina da se na sve stigne, sve je relativno, sve zavisi od okolnosti ETIMOLOGIJA tur. kenef, kenif ← … Hrvatski jezični portal
GAYIT — (C: Gaytân Agvât) Çukur yer. * Kenef … Yeni Lügat Türkçe Sözlük