-
1 diktatör
1. جبار [جَبَّار]2. دكتاتور [دِكْتاتُور]3. دكتاتوري [دِكْتاتُورِيّ]4. ديكتاتور [دِيكْتاتُور]5. طاغ [طاغٍ]6. طاغية [طاغِيَة]7. عتي [عَتِيّ]8. عساف [عَسَّاف]9. غاشم [غاشِم]10. قاهر [قاهِر]11. قهار [قَهَّار]12. متأمر [مُتَأَمِّر]13. متجبر [مُتَجَبِّر]14. متحكم [مُتَحَكِّم] -
2 ağır kanlı
1. بغيض [بَغِيض]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi2. كريه [كَرِيه]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi3. مبغوض [مَبْغُوض]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi4. مذموم [مَذْمُوم]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi5. مقيت [مَقيت]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi6. مكروه [مَكْرُوه]Anlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi -
3 oranlı
1. تناسبي [تَنَاسُبِيّ]Anlamı: kendinde oran bulunan, mütenasip2. متناسب [مُتَنَاسِب]Anlamı: kendinde oran bulunan, mütenasip3. متوازن [مُتَوَازِن]Anlamı: kendinde oran bulunan, mütenasip4. نسبي [نِسْبِيّ]Anlamı: kendinde oran bulunan, mütenasip -
4 manyetik
1. جاذب [جَاذِب]2. مغنطيسي [مغْنَطِيسِيّ] -
5 sekizli
ثماني [ثُمَانِيّ]Anlamı: kendinde sekiz sayısı bulunan -
6 vecit
وجد [وَجْد]Anlamı: kendinde geçme
См. также в других словарях:
kendinde — is., fel. Nesnenin doğal varlığı, durumu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kendinde olmamak kendinde toplamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kendinde olmamak — bilinci, aklı yerinde olmamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kendinde toplamak — kendi üzerinde bulundurmak, kendi varlığı içinde yer almasını sağlamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
Cəngəmiran — Municipality … Wikipedia
Возвратные местоимения — Эта статья или раздел нуждается в переработке. Пожалуйста, улучшите статью в соответствии с правилами написания статей. Возвратные местоимения часть речи, вид местоимения, выражающая направление действия на производящего его. Группа… … Википедия
ağırkanlı — is., ruh b. 1) Hippokrates in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi 2) sf. Ağırcanlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
altılı — sf. 1) Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan Altılı şamdan. 2) is. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul 3) is. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi 4)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
asıl — is., slı, Ar. aṣl 1) Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı Bir belgenin aslı. 2) Kök, köken, kaynak Yazının aslı resimdir. 3) Gerçeklik Bu haberin aslı yok. 4) Soy, nesep İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık 5) sf. Gerçek, esas,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
belediye meclisi — is. Belediye tüzel kişiliğine tanınan yetkileri kendinde toplayan organ … Çağatay Osmanlı Sözlük
belirti — is. 1) Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok. H. Taner 2) tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, sendrom Birleşik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
beşli — sf. 1) Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan 2) is. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya pul 3) is., ed. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes 4) is., ed … Çağatay Osmanlı Sözlük