-
1 بغيض
بَغِيض1. sevimsizAnlamı: hoşa gitmeyen2. iticiAnlamı: soğuk, sevimsiz3. madaraAnlamı: kötü, sevimsiz4. iğrençAnlamı: tiksindiren, müstekreh5. mendeburAnlamı: pis, iğrenç6. menfurAnlamı: iğrenç, tiksindirici7. kerihAnlamı: tiksindirici, iğrenç8. nahoşAnlamı: hoş olmayan9. mekruhAnlamı: iğrenç, tiksindirici, yapılmaması istenen10. ağır kanlıAnlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi -
2 تناسبي
تَنَاسُبِيّoranlıAnlamı: kendinde oran bulunan, mütenasip -
3 ثماني
ثُمَانِيّ1. sekizliAnlamı: kendinde sekiz sayısı bulunan2. oktavAnlamı: sekiz sesten oluşan ses dizisi -
4 جاذب
جَاذِب1. manyetik2. cazibeliAnlamı: alımlı, çekici, albenili3. çekiciAnlamı: kendisi için eğilim uyandıran, cazibeli, alımlı4. alımlıAnlamı: çekici, cazibeli -
5 جبار
جَبَّار1. koskocamanAnlamı: çok büyük, çok iri, muzzam2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden4. müstebitAnlamı: zorba, despot5. kuvvetliAnlamı: gücü çok olan6. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan7. azametliAnlamı: ulu, çok büyük, gururlu, görkemli8. mağrurAnlamı: kurumlu gururlu9. derebeyi10. cüsseliAnlamı: iri yapılı, iri gövdeli, iri yarı insan11. kudretliAnlamı: güçü olan, güçlü12. kibirliAnlamı: kendini büyük gören13. otokrat14. diktatör15. despotAnlamı: müstebit, zorba -
6 دكتاتور
دِكْتاتُور1. totaliterAnlamı: demokratik olmayan2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. buyurganAnlamı: despot, diktatör4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan6. derebeyi7. otokrat8. diktatör -
7 دكتاتوري
دِكْتاتُورِيّ1. totaliterAnlamı: demokratik olmayan2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. müstebitAnlamı: zorba, despot4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan6. derebeyi7. otokrat8. diktatör9. despotAnlamı: müstebit, zorba -
8 ديكتاتور
دِيكْتاتُور1. totaliterAnlamı: demokratik olmayan2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. buyurganAnlamı: despot, diktatör4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan6. derebeyi7. otokrat8. diktatör -
9 طاغ
طاغٍ1. buyurganAnlamı: despot, diktatör2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. başatAnlamı: başkaları arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hakim, dominant4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. sanlıAnlamı: sanı olan, ünlü6. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan7. derebeyi8. adaletsiz9. otokrat10. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan11. zorbaAnlamı: gücüne güvenerek başkalarının hakkını alan, müstebit12. diktatör -
10 طاغية
طاغِيَة1. katıAnlamı: merhametsiz, zalim2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. müstebitAnlamı: zorba, despot4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. derebeyi6. adaletsiz7. otokrat8. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan9. despotAnlamı: müstebit, zorba10. diktatör -
11 عتي
عَتِيّ1. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. müstebitAnlamı: zorba, despot4. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan5. kızışıkAnlamı: kızışmış olan, şiddetli6. azametliAnlamı: ulu, çok büyük, gururlu, görkemli7. mağrurAnlamı: kurumlu gururlu8. derebeyi9. kibirliAnlamı: kendini büyük gören10. diktatör -
12 عساف
عَسَّاف1. buyurganAnlamı: despot, diktatör2. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden3. müstebitAnlamı: zorba, despot4. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan5. derebeyi6. diktatör -
13 غاشم
غاشِم1. müstebitAnlamı: zorba, despot2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden4. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan5. derebeyi6. diktatör -
14 قاهر
قاهِر1. utkuluAnlamı: zafer kazanmış2. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden3. müstebitAnlamı: zorba, despot4. buyurganAnlamı: despot, diktatör5. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan6. derebeyi7. otokrat8. despotAnlamı: müstebit, zorba9. diktatör -
15 قهار
قَهَّار1. utkuluAnlamı: zafer kazanmış2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. buyurganAnlamı: despot, diktatör4. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden5. derebeyi6. otokrat7. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan8. diktatör9. despotAnlamı: müstebit, zorba -
16 كريه
كَرِيه1. sevimsizAnlamı: hoşa gitmeyen2. pisAnlamı: çirkin3. madaraAnlamı: kötü, sevimsiz4. iticiAnlamı: soğuk, sevimsiz5. iğrençAnlamı: tiksindiren, müstekreh6. mendeburAnlamı: pis, iğrenç7. menfurAnlamı: iğrenç, tiksindirici8. kerihAnlamı: tiksindirici, iğrenç9. nahoşAnlamı: hoş olmayan10. mekruhAnlamı: iğrenç, tiksindirici, yapılmaması istenen11. ağır kanlıAnlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi12. yavanAnlamı: hoşa gitmeyen -
17 مبغوض
مَبْغُوض1. sevimsizAnlamı: hoşa gitmeyen2. pisAnlamı: çirkin3. madaraAnlamı: kötü, sevimsiz4. iticiAnlamı: soğuk, sevimsiz5. iğrençAnlamı: tiksindiren, müstekreh6. menfurAnlamı: iğrenç, tiksindirici7. kerihAnlamı: tiksindirici, iğrenç8. nahoşAnlamı: hoş olmayan9. mekruhAnlamı: iğrenç, tiksindirici, yapılmaması istenen10. ağır kanlıAnlamı: hippokrates'in ortaya attığı ağır canlılık, duygulanmış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi -
18 متأمر
مُتَأَمِّر1. müstebitAnlamı: zorba, despot2. buyurganAnlamı: despot, diktatör3. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden4. azılıAnlamı: azgın, gözü bir şeyden yılmayan5. derebeyi6. otokrat7. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan8. despotAnlamı: müstebit, zorba9. diktatör -
19 متجبر
مُتَجَبِّر1. müstebitAnlamı: zorba, despot2. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden3. buyurganAnlamı: despot, diktatör4. diktatör -
20 متحكم
مُتَحَكِّم1. katıAnlamı: merhametsiz, zalim2. müstebitAnlamı: zorba, despot3. mütehakkimAnlamı: zorbalık eden4. buyurganAnlamı: despot, diktatör5. zalimAnlamı: acımasız ve haksız davranan6. zorbaAnlamı: gücüne güvenerek başkalarının hakkını alan, müstebit7. diktatör
- 1
- 2
См. также в других словарях:
kendinde — is., fel. Nesnenin doğal varlığı, durumu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kendinde olmamak kendinde toplamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kendinde olmamak — bilinci, aklı yerinde olmamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kendinde toplamak — kendi üzerinde bulundurmak, kendi varlığı içinde yer almasını sağlamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
Cəngəmiran — Municipality … Wikipedia
Возвратные местоимения — Эта статья или раздел нуждается в переработке. Пожалуйста, улучшите статью в соответствии с правилами написания статей. Возвратные местоимения часть речи, вид местоимения, выражающая направление действия на производящего его. Группа… … Википедия
ağırkanlı — is., ruh b. 1) Hippokrates in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi 2) sf. Ağırcanlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
altılı — sf. 1) Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan Altılı şamdan. 2) is. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul 3) is. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi 4)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
asıl — is., slı, Ar. aṣl 1) Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı Bir belgenin aslı. 2) Kök, köken, kaynak Yazının aslı resimdir. 3) Gerçeklik Bu haberin aslı yok. 4) Soy, nesep İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık 5) sf. Gerçek, esas,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
belediye meclisi — is. Belediye tüzel kişiliğine tanınan yetkileri kendinde toplayan organ … Çağatay Osmanlı Sözlük
belirti — is. 1) Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok. H. Taner 2) tıp Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, sendrom Birleşik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
beşli — sf. 1) Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan 2) is. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya pul 3) is., ed. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes 4) is., ed … Çağatay Osmanlı Sözlük