-
1 bloodbath
katliam -
2 bloodbath
katliam -
3 decimation
katliam -
4 genocide
katliam -
5 massacre
katliam, kirim, katliam yapmak -
6 massacre
n. katliam, kılıçtan geçirme, toplu cinayet————————v. kılıçtan geçirmek, toplu katliam yapmak, katliam yapmak* * *1. katliam yap (v.) 2. kılıçtan geçir (v.) 3. katliam (n.)* * *['mæsəkə] 1. noun1) (the killing of a large number of usually people, especially with great cruelty.) katliam2) (a very bad defeat: That last game was a complete massacre.) ezici yenilgi2. verb(to kill (large numbers) cruelly.) katliam yapmak -
7 slaughter
n. kesim, kırım, katliam, kıyım, toplu katliam, kan dökme, mahvetme, bozguna uğratma————————v. kesmek, boğazlamak, kılıçtan geçirmek, katletmek, toplu katliam yapmak, mahvetmek, bozguna uğratmak* * *1. öldür (v.) 2. öldürme (n.)* * *['slo:tə] 1. noun1) (the killing of people or animals in large numbers, cruelly and usually unnecessarily: Many people protested at the annual slaughter of seals.) katliam2) (the killing of animals for food: Methods of slaughter must be humane.) kesim2. verb1) (to kill (animals) for food: Thousands of cattle are slaughtered here every year.) kesmek2) (to kill in a cruel manner, especially in large numbers.) katliam yapmak3) (to criticize unmercifully or defeat very thoroughly: Our team absolutely slaughtered the other side.) ağır yenilgiye uğratmak• -
8 carnage
n. katliam, kan dökme* * *1. katliam 2. kıyım* * *(the slaughter of great numbers of people: the carnage of war.) katliam -
9 decimation
-
10 pogrom
n. katliam, kıyım, planlanmış katliam* * *planlı katliam -
11 hecatomb
n. yüz hayvan kurban etme adeti, toplu katliam, katliam -
12 hecatomb
n. yüz hayvan kurban etme adeti, toplu katliam, katliam -
13 slaughter
hayvan kesme, kesim; büyük kiyim, kan dökme, kesim, katliam, toptan öldürme; (hayvan) kesmek, bogazlamak; kiyim yapmak, kan dökmek, katliam yapmak; (oyunda) çok kötü yenmek, katlamak -
14 bloodshed
n. katliam, kan dökme* * *1. kan dökme 2. öldürme* * *noun (deaths or shedding of blood: There was much bloodshed in the battle.) kan dökme -
15 butcher
n. cerrah, kasap, cani, trenlerde şekerleme satıcısı————————v. kesmek, doğramak, katletmek, boğazlamak* * *1. kasap 2. doğra (v.) 3. kasap (n.)* * *['bu ə] 1. noun(a person whose business is to kill cattle etc for food and/or sell their flesh.) kasap2. verb1) (to kill for food.) (hayvan) kesmek2) (to kill cruelly: All the prisoners were butchered by the dictator.) katliam yapmak, kan dökmek -
16 genocide
n. soykırım, genosit* * *1. katliam 2. soykırım* * *(the deliberate killing of a race of people.) soykırım -
17 slay
v. öldürmek, katletmek, katliam yapmak* * *vahşice öldür* * *[slei]past tense - slew; verb(to kill: Cain slew his brother Abel.) öldürmek, katletmek -
18 bloodletting
n. kan alma (hastadan), kan dökme, katliam* * *kan davası -
19 butchery
n. kasaplık, mezbaha, katliam* * *kasaplık -
20 slaughterhouse
n. mezbaha, kesimhane, toplu katliam, kıyım* * *mezbaha
- 1
- 2
См. также в других словарях:
katliam — is., top. b., Ar. ḳatl + ˁāmm Kırım İlk katliamdan kaçan Müslümanların malı, mülkü, evi Makedonya muhacirlerine verilmiş. Y. K. Beyatlı … Çağatay Osmanlı Sözlük
Кырымал, Мустафа Эдиге — Мустафа Эдиге Кырымал (Шинкевич) Mustafa Edige Qırımal Род деятельности: политик, общественный деятель Дата рождения: 1911 год(1911) … Википедия
beyinsiz — sf. 1) Beyni olmayan Beyinsiz kuzu başı. 2) mec. Akılsız, düşüncesiz Beyinsizler hep bir katliam düşünüyorlardı. Ö. Seyfettin … Çağatay Osmanlı Sözlük
katil — 1. is., Ar. ḳātil 1) İnsan öldüren kimse, cani Cinayet mahallinde bıraktığı kâğıtlar sayesinde katilin kim olduğu anlaşılmıştır. S. F. Abasıyanık 2) sf. Öldürücü, ölüme neden olan Katil kurşun. Birleşik Sözler kanlı katil kiralık katil 2. is.,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kırım — is., top. b. 1) Savunmasız insanların veya tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam İçtenlik, insanları kırımlara, cinayetlere, haksızlıklara sürüklemiş... S. Birsel 2) Hayvanların hastalık, soğuk gibi sebeplerle ölmesi Birleşik Sözler et… … Çağatay Osmanlı Sözlük