Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

kani

  • 1 kani

    متأكد
    متحقق
    متوكد
    متيقن
    مقتنع
    موقن
    واثق

    Türkçe-Arapça Sözlük > kani

  • 2 kani

    1. متأكد [مُتَأَكِّد]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    2. متحقق [مُتَحَقِّق]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    3. متوكد [مُتَوَكِّد]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    4. متيقن [مُتَيَقِّن]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    5. مقتنع [مُقْتَنِع]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    6. موقن [مُوقِن]
    Anlamı: kanmış, inanmış
    7. واثق [واثِق]
    Anlamı: kanmış, inanmış

    Türkçe-Arapça Sözlük > kani

  • 3 tavşan kanı

    أحمر

    Türkçe-Arapça Sözlük > tavşan kanı

  • 4 tavşan kanı

    أحمر [أَحْمَر]

    Türkçe-Arapça Sözlük > tavşan kanı

  • 5 kalp

    1. إبدال [إِبْدال]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    2. إحساس [إِحْساس]
    Anlamı: sevgi, gönül
    3. إحساس [إِحْساس]
    Anlamı: duygu, his
    4. إحلال [إِحْلال]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    5. أشر [أَشِر]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    6. أشر [أَشِر]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    7. أفاك [أَفَّاك]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    8. أفيك [أَفِيك]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    9. ألفة [أُلْفَة]
    Anlamı: sevgi, gönül
    10. أنس [أُنْس]
    Anlamı: sevgi, gönül
    11. إيناس [إِيناس]
    Anlamı: sevgi, gönül
    12. استعاضة [اِسْتِعاضَة]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    13. انقلاب [اِنْقِلاب]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    14. بشاك [بشاك]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    15. تبادل [تَبَادُل]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    16. تبدل [تَبَدُّل]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    17. تبديل [تَبْدِيل]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    18. تحسس [تَحَسُّس]
    Anlamı: sevgi, gönül
    19. تحسس [تَحَسُّس]
    Anlamı: duygu, his
    20. تحول [تَحَوُّل]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    21. تعديل [تَعْدِيل]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    22. تغير [تَغَيُّر]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    23. تغيير [تَغْيِير]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    24. تقلب [تَقَلُّب]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    25. حب [حُبّ]
    Anlamı: sevgi, gönül
    26. حرارة [حَرَارَة]
    Anlamı: sevgi, gönül
    27. خالجة [خالِجَة]
    Anlamı: sevgi, gönül
    28. خالجة [خالِجَة]
    Anlamı: duygu, his
    29. خراص [خَرَّاص]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    30. زائف [زائِف]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    31. زائف [زائِف]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    32. زور [زُور]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    33. زور [زُور]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    34. زيف [زَيْف]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    35. زيف [زَيْف]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    36. صوري [صُورِيّ]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    37. عاطفة [عاطِفَة]
    Anlamı: sevgi, gönül
    38. عاطفة [عاطِفَة]
    Anlamı: duygu, his
    39. فؤاد [فُؤَاد]
    Anlamı: temiz kanı vücuda dağıtan organ, yürek
    40. قلب [قَلْب]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    41. قلب [قَلْب]
    Anlamı: temiz kanı vücuda dağıtan organ, yürek
    42. كاذب [كاذِب]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    43. كاذب [كاذِب]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    44. كذاب [كَذَّاب]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    45. كذاب [كَذَّاب]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    46. كذوب [كَذُوب]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    47. كذوب [كَذُوب]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    48. مائن [مائِن]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    49. مائن [مائِن]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    50. مبادلة [مُبَادَلَة]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    51. مبطل [مُبْطِل]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    52. محاك [مُحَاكٍ]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    53. مزور [مُزَوَّر]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    54. مزور [مُزَوِّر]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    55. مزيف [مُزَيَّف]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    56. مزيف [مُزَيِّف]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    57. مستعار [مُسْتَعار]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    58. مستعار [مُسْتَعار]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    59. مشاعر [مَشَاعِر]
    Anlamı: sevgi, gönül
    60. مشاعر [مَشَاعِر]
    Anlamı: duygu, his
    61. مشعر [مَشْعَر]
    Anlamı: sevgi, gönül
    62. مشعر [مَشْعَر]
    Anlamı: duygu, his
    63. مقايضة [مُقَايَضَة]
    Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme
    64. مقلد [مُقَلَّد]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    65. مقلد [مُقَلِّد]
    Anlamı: düzme, sahte (para)
    66. ملسون [مَلْسُون]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    67. مودة [مَوَدَّة]
    Anlamı: sevgi, gönül
    68. ميان [مَيَّان]
    Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen
    69. وجدان [وِجْدان]
    Anlamı: sevgi, gönül
    70. وجدان [وِجْدان]
    Anlamı: duygu, his
    71. وداد [وِدَاد]
    Anlamı: sevgi, gönül
    72. وفاق [وِفَاق]
    Anlamı: sevgi, gönül

    Türkçe-Arapça Sözlük > kalp

  • 6 kandaş

    سلالة [سُلَالة]
    Anlamı: aynı kanı taşıyan, aynı soydan olan

    Türkçe-Arapça Sözlük > kandaş

  • 7 kanlı

    1. دموي [دَمَوِيّ]
    Anlamı: kanı olan
    2. قاتل [قاتِل]

    Türkçe-Arapça Sözlük > kanlı

  • 8 toplar damar

    وريد [وَرِيد]

    Türkçe-Arapça Sözlük > toplar damar

См. также в других словарях:

  • Kani — may refer to:* Amiya Kani Deb (20th century), Indian footballer * Kani, Gifu, Japan * Kani (paste), a food product typically made from white fleshed fish * Kani (sushi), crab used as a sushi ingredient * Kani District, Gifu, JapanPeople with the… …   Wikipedia

  • Kani — shi 可児市 …   Deutsch Wikipedia

  • KANI — Infobox Radio station name = KANI city = Wharton, Texas area = branding = Great Gospel 1500 slogan = airdate = frequency = 1500 AM format = Gospel power = 500 watts class = B callsign meaning = former callsigns = owner = Martin Broadcasting… …   Wikipedia

  • Kani — 8°29′N 6°37′W / 8.483, 6.617 Kani est une localité du centre de la Côte d Ivoire et chef lieu de commune, de sous préfecture e …   Wikipédia en Français

  • kani — sf., esk., Ar. ḳāniˁ Kanmış, inanmış Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kani olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kâni — (A.) [ ﻊﻥﺎﻗ ] yetinen, kanaat eden. ♦ kâni etmek ikna etmek. ♦ kâni olmak ikna olmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • Kani Dinar — كاني دينار   city   …   Wikipedia

  • Kani-Keli — Kani Kéli Kani Kéli Administration Pays France Collectivité Mayotte Code Insee abr. 98509 Code postal 97625 Maire Mandat en cours 2008 …   Wikipédia en Français

  • Kani-kéli — Administration Pays France Collectivité Mayotte Code Insee abr. 98509 Code postal 97625 Maire Mandat en cours 2008 …   Wikipédia en Français

  • Kani Kunda — 13.451024396667 15.521625795556{{{elevation save}}}Koordinaten …   Deutsch Wikipedia

  • Kani Vrana — Kâni Vrana (* 13. Juli 1913 in Skopje; † 17. Juni 1984) war ein türkischer Jurist und von 1975 bis 1978 Präsident des türkischen Verfassungsgerichts. Laufbahn Vrana schloss 1938 ein Studium an der juristischen Fakultät der Universität Istanbul ab …   Deutsch Wikipedia

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»