-
1 kani
متأكدمتحققمتوكدمتيقنمقتنعموقنواثق -
2 kani
1. متأكد [مُتَأَكِّد]Anlamı: kanmış, inanmış2. متحقق [مُتَحَقِّق]Anlamı: kanmış, inanmış3. متوكد [مُتَوَكِّد]Anlamı: kanmış, inanmış4. متيقن [مُتَيَقِّن]Anlamı: kanmış, inanmış5. مقتنع [مُقْتَنِع]Anlamı: kanmış, inanmış6. موقن [مُوقِن]Anlamı: kanmış, inanmış7. واثق [واثِق]Anlamı: kanmış, inanmış -
3 tavşan kanı
أحمر -
4 tavşan kanı
أحمر [أَحْمَر]Anlamı: parlak ve koyu kırmızı -
5 kalp
1. إبدال [إِبْدال]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme2. إحساس [إِحْساس]Anlamı: sevgi, gönül3. إحساس [إِحْساس]Anlamı: duygu, his4. إحلال [إِحْلال]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme5. أشر [أَشِر]Anlamı: düzme, sahte (para)6. أشر [أَشِر]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen7. أفاك [أَفَّاك]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen8. أفيك [أَفِيك]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen9. ألفة [أُلْفَة]Anlamı: sevgi, gönül10. أنس [أُنْس]Anlamı: sevgi, gönül11. إيناس [إِيناس]Anlamı: sevgi, gönül12. استعاضة [اِسْتِعاضَة]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme13. انقلاب [اِنْقِلاب]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme14. بشاك [بشاك]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen15. تبادل [تَبَادُل]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme16. تبدل [تَبَدُّل]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme17. تبديل [تَبْدِيل]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme18. تحسس [تَحَسُّس]Anlamı: sevgi, gönül19. تحسس [تَحَسُّس]Anlamı: duygu, his20. تحول [تَحَوُّل]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme21. تعديل [تَعْدِيل]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme22. تغير [تَغَيُّر]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme23. تغيير [تَغْيِير]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme24. تقلب [تَقَلُّب]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme25. حب [حُبّ]Anlamı: sevgi, gönül26. حرارة [حَرَارَة]Anlamı: sevgi, gönül27. خالجة [خالِجَة]Anlamı: sevgi, gönül28. خالجة [خالِجَة]Anlamı: duygu, his29. خراص [خَرَّاص]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen30. زائف [زائِف]Anlamı: düzme, sahte (para)31. زائف [زائِف]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen32. زور [زُور]Anlamı: düzme, sahte (para)33. زور [زُور]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen34. زيف [زَيْف]Anlamı: düzme, sahte (para)35. زيف [زَيْف]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen36. صوري [صُورِيّ]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen37. عاطفة [عاطِفَة]Anlamı: sevgi, gönül38. عاطفة [عاطِفَة]Anlamı: duygu, his39. فؤاد [فُؤَاد]Anlamı: temiz kanı vücuda dağıtan organ, yürek40. قلب [قَلْب]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme41. قلب [قَلْب]Anlamı: temiz kanı vücuda dağıtan organ, yürek42. كاذب [كاذِب]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen43. كاذب [كاذِب]Anlamı: düzme, sahte (para)44. كذاب [كَذَّاب]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen45. كذاب [كَذَّاب]Anlamı: düzme, sahte (para)46. كذوب [كَذُوب]Anlamı: düzme, sahte (para)47. كذوب [كَذُوب]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen48. مائن [مائِن]Anlamı: düzme, sahte (para)49. مائن [مائِن]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen50. مبادلة [مُبَادَلَة]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme51. مبطل [مُبْطِل]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen52. محاك [مُحَاكٍ]Anlamı: düzme, sahte (para)53. مزور [مُزَوَّر]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen54. مزور [مُزَوِّر]Anlamı: düzme, sahte (para)55. مزيف [مُزَيَّف]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen56. مزيف [مُزَيِّف]Anlamı: düzme, sahte (para)57. مستعار [مُسْتَعار]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen58. مستعار [مُسْتَعار]Anlamı: düzme, sahte (para)59. مشاعر [مَشَاعِر]Anlamı: sevgi, gönül60. مشاعر [مَشَاعِر]Anlamı: duygu, his61. مشعر [مَشْعَر]Anlamı: sevgi, gönül62. مشعر [مَشْعَر]Anlamı: duygu, his63. مقايضة [مُقَايَضَة]Anlamı: bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme64. مقلد [مُقَلَّد]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen65. مقلد [مُقَلِّد]Anlamı: düzme, sahte (para)66. ملسون [مَلْسُون]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen67. مودة [مَوَدَّة]Anlamı: sevgi, gönül68. ميان [مَيَّان]Anlamı: yalancı, kendine güvenilmeyen69. وجدان [وِجْدان]Anlamı: sevgi, gönül70. وجدان [وِجْدان]Anlamı: duygu, his71. وداد [وِدَاد]Anlamı: sevgi, gönül72. وفاق [وِفَاق]Anlamı: sevgi, gönül -
6 kandaş
سلالة [سُلَالة]Anlamı: aynı kanı taşıyan, aynı soydan olan -
7 kanlı
-
8 toplar damar
وريد [وَرِيد]Anlamı: kanı kalbe taşıyan damarlar
См. также в других словарях:
Kani — may refer to:* Amiya Kani Deb (20th century), Indian footballer * Kani, Gifu, Japan * Kani (paste), a food product typically made from white fleshed fish * Kani (sushi), crab used as a sushi ingredient * Kani District, Gifu, JapanPeople with the… … Wikipedia
Kani — shi 可児市 … Deutsch Wikipedia
KANI — Infobox Radio station name = KANI city = Wharton, Texas area = branding = Great Gospel 1500 slogan = airdate = frequency = 1500 AM format = Gospel power = 500 watts class = B callsign meaning = former callsigns = owner = Martin Broadcasting… … Wikipedia
Kani — 8°29′N 6°37′W / 8.483, 6.617 Kani est une localité du centre de la Côte d Ivoire et chef lieu de commune, de sous préfecture e … Wikipédia en Français
kani — sf., esk., Ar. ḳāniˁ Kanmış, inanmış Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kani olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
kâni — (A.) [ ﻊﻥﺎﻗ ] yetinen, kanaat eden. ♦ kâni etmek ikna etmek. ♦ kâni olmak ikna olmak … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
Kani Dinar — كاني دينار city … Wikipedia
Kani-Keli — Kani Kéli Kani Kéli Administration Pays France Collectivité Mayotte Code Insee abr. 98509 Code postal 97625 Maire Mandat en cours 2008 … Wikipédia en Français
Kani-kéli — Administration Pays France Collectivité Mayotte Code Insee abr. 98509 Code postal 97625 Maire Mandat en cours 2008 … Wikipédia en Français
Kani Kunda — 13.451024396667 15.521625795556{{{elevation save}}}Koordinaten … Deutsch Wikipedia
Kani Vrana — Kâni Vrana (* 13. Juli 1913 in Skopje; † 17. Juni 1984) war ein türkischer Jurist und von 1975 bis 1978 Präsident des türkischen Verfassungsgerichts. Laufbahn Vrana schloss 1938 ein Studium an der juristischen Fakultät der Universität Istanbul ab … Deutsch Wikipedia