-
1 kabahatli
adj. guilty, to blame, culpable, at fault, blameworthy, peccant--------n. offender* * *blameable -
2 kabahatli
faulty, guilty, in the wrong, culpable -
3 kabahatli
guilty, at fault, in the wrong. - çıkarmak /ı/ to show (someone) to be the guilty party. - çıkmak to be found to be at fault, be found guilty. -
4 kabahatli kimse
n. delinquent, misdemeanant -
5 kabahatli olmak
to be in the wrong, to be at fault -
6 domuz
"1. pig, hog, swine. 2. colloq. obstinate; cunning and selfish; spiteful, malicious. 3. colloq. You fink!/You swine! -una colloq. 1. out of spite. 2. out of stubbornness. 3. thoroughly. - arabası truck, low four-wheeled vehicle. - derisi pigskin. - eti pork. - gibi colloq. 1. vicious. 2. viciously. 3. perfectly well, full well (used reproachfully): Kabahatli olduğunu domuz gibi biliyor, ama kabul etmiyor. He knows perfectly well that he´s at fault, but he won´t admit it. - gibi çalışmak to work like mad. - gibi yemek/tıkınmak to pig out, eat like a pig. -un gok dediği yer a very distant place. - kılı pig bristle. -dan kıl çekmek/koparmak to wangle something out of a stingy or disliked person. - yağı lard."
См. также в других словарях:
kabahatli — sf. Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli Biz o zaman bu sözleri en kötü bir biçimde manalandırarak hanımı kabahatli bulmuştuk. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
İTHAM — Kabahatli görmek. Suç isnad etmek. Töhmetlendirmek. Kabahatli görünmek. Töhmetli olmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CERİM — Kabahatli, câni, suç işlemiş. * (C.: Cirâm) Kuru hurma. * Hurma çekirdeği … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MAGMUZ — Kabâhatli, suçlu … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
başı yerde — sf. 1) Utangaç, mahcup (kimse) 2) Suçlu, kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
kabahatlilik — is., ği Kabahatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
suçlu — sf. Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi. A. Gündüz Birleşik Sözler adi suçlu potansiyel suçlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller suçlu sayılmak suçlu olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
töhmetli — sf. 1) Suçlanmış 2) Kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
tenzih etmek — kusurlu ve kabahatli olmadığını, kötü vasıflardan soyutlandırıldığını, dışında tutulduğunu bildirmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
CÜRM-NAK — f. Suçlu, kabahatli … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EBEN — Töhmetli, kabahatli kişi. * Adâvet, düşmanlık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük