-
1 виноватый
kabahatli,suçlu* * *1) kabahatli, suçluты не винова́т — senin kabahatin / suçun yok, kabahat sende değil
отлича́ть пра́вого от винова́того — haklıyı haksızdan ayırmak
вы́яснилось, что он не винова́т — onun suçsuz olduğu anlaşıldı
2) в соч.у неё винова́тый вид — kabahat işlemiş gibi görünüyor
у него́ был винова́тый взгляд — suçlu suçlu bakıyordu
••винова́т! — affedersin(iz)!, pardon!
-
2 обвинять
suçlamak; itham etmek; kabahatli / suçlu bulmak ( считать виновным)обвиня́ть в уби́йстве — adam öldürmekle / cinayetle suçlamak
ты меня́ не обвиня́й! — bana kabahat bulma!
в э́том преступле́нии обвинены́ три челове́ка — bu suçtan sanık üç kişi var
-
3 повинный
suçlu, kabahatli••пови́нную голову меч не сечет — погов. aman diyene kılıç kalkmaz, eğilen baş kesilmez
яви́ться с пови́нной (о преступнике) — polise teslim olmak
См. также в других словарях:
kabahatli — sf. Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli Biz o zaman bu sözleri en kötü bir biçimde manalandırarak hanımı kabahatli bulmuştuk. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
İTHAM — Kabahatli görmek. Suç isnad etmek. Töhmetlendirmek. Kabahatli görünmek. Töhmetli olmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CERİM — Kabahatli, câni, suç işlemiş. * (C.: Cirâm) Kuru hurma. * Hurma çekirdeği … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MAGMUZ — Kabâhatli, suçlu … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
başı yerde — sf. 1) Utangaç, mahcup (kimse) 2) Suçlu, kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
kabahatlilik — is., ği Kabahatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
suçlu — sf. Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi. A. Gündüz Birleşik Sözler adi suçlu potansiyel suçlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller suçlu sayılmak suçlu olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
töhmetli — sf. 1) Suçlanmış 2) Kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
tenzih etmek — kusurlu ve kabahatli olmadığını, kötü vasıflardan soyutlandırıldığını, dışında tutulduğunu bildirmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
CÜRM-NAK — f. Suçlu, kabahatli … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EBEN — Töhmetli, kabahatli kişi. * Adâvet, düşmanlık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük