-
1 blameable
kabahatli -
2 blameable
kabahatli -
3 at fault
kabahatli* * *(wrong or to blame: She was at fault.) hatalı, kabahatli -
4 blameful
kabahatli, suçlu -
5 culpable
adj. suçlu, kabahatli, kusurlu* * *suçlu* * *(deserving blame; guilty: She was the one who committed the crime but he was culpable also.) kabahatli, suçlu -
6 guilty
adj. suçlu, kabahatli, günahkâr, suçlu hisseden* * *suçlu* * *adjective (having, feeling, or causing guilt: The jury found the prisoner guilty; a guilty conscience.) suçlu -
7 offender
n. suçlu, kabahatli* * *suçlu* * *noun (a person who offends, especially against the law.) suçlu -
8 blameworthy
adj. sorumlu, kabahatli, ayıplanacak* * *ayıp -
9 delinquent
adj. hatalı, suçlu, ihmali olan, geciktirilmiş————————n. kabahatli kimse, suçlu; ihmalkâr kimse; zamanında yapılmayan ödeme* * *1. görevini yerine getirmeyen 2. suçlu -
10 peccant
adj. kabahatli, kusurlu* * *günahkar -
11 misdemeanant
n. kabahatli kimse, suçlu -
12 to blame
adj. kabahatli -
13 misdemeanant
n. kabahatli kimse, suçlu -
14 to blame
adj. kabahatli -
15 in the wrong
hatali, kabahatli
См. также в других словарях:
kabahatli — sf. Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli Biz o zaman bu sözleri en kötü bir biçimde manalandırarak hanımı kabahatli bulmuştuk. H. R. Gürpınar … Çağatay Osmanlı Sözlük
İTHAM — Kabahatli görmek. Suç isnad etmek. Töhmetlendirmek. Kabahatli görünmek. Töhmetli olmak … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
CERİM — Kabahatli, câni, suç işlemiş. * (C.: Cirâm) Kuru hurma. * Hurma çekirdeği … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MAGMUZ — Kabâhatli, suçlu … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
başı yerde — sf. 1) Utangaç, mahcup (kimse) 2) Suçlu, kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
kabahatlilik — is., ği Kabahatli olma durumu … Çağatay Osmanlı Sözlük
suçlu — sf. Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi. A. Gündüz Birleşik Sözler adi suçlu potansiyel suçlu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller suçlu sayılmak suçlu olmak … Çağatay Osmanlı Sözlük
töhmetli — sf. 1) Suçlanmış 2) Kabahatli … Çağatay Osmanlı Sözlük
tenzih etmek — kusurlu ve kabahatli olmadığını, kötü vasıflardan soyutlandırıldığını, dışında tutulduğunu bildirmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
CÜRM-NAK — f. Suçlu, kabahatli … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
EBEN — Töhmetli, kabahatli kişi. * Adâvet, düşmanlık … Yeni Lügat Türkçe Sözlük