-
1 demonstrable
ispatı mümkün -
2 трефовый
-
3 трефы
sinek (iskambil),ispati* * *мн., карт.ispati, sinek (-ği) -
4 Beweis
Beweis m <Beweises; Beweise> kanıt, ispat;Beweis für -in ispatı;JUR Beweise pl deliller;als Beweis, zum Beweis ( für -e/-in) delil(i) olarak;den Beweis für etwas erbringen (oder liefern) bş-in delilini getirmek;als Beweis seiner Zuneigung hayranlığının ispatı olarak -
5 потуги
мн.1) ıkıntı2) перен. nafile gayretler, gayretkeşlikпоту́ги доказа́ть недоказу́емое — ispatı olanaksız olanı ispatlama gayretkeşliği
-
6 argue
v. tartışmak, görüşmek, itiraz etmek, karşı gelmek, iddia etmek, münakaşa etmek, savunmak, ikna etmek, belli etmek, göstergesi olmak, ispatı olmak; kandırmak* * *tartış* * *1) ((with with someone, about something) to quarrel with (a person) or discuss (something) with a person in a not very friendly way: I'm not going to argue; Will you children stop arguing with each other about whose toy that is!) tartışmak, münakaşa etmek2) ((with for, against) to suggest reasons for or for not doing something: I argued for/against accepting the plan.) (lehinde/aleyhinde) tartışmak3) ((with into, out of) to persuade (a person) (not) to do something: I'll try to argue him into going; He argued her out of buying the dress.) ikna etmek4) (to discuss, giving one's reasoning: She argued the point very cleverly.) savunmak•- arguable- argument
- argumentative -
7 club
n. sopa, çomak, lobut, kulüp, dernek, sinek (iskambil)————————v. sopalamak, dövmek, dipçiklemek; toplamak, toplanmak; ortak olmak, ortakça yatırmak; katılmak* * *1. klüp 2. kulüp* * *1. noun1) (a heavy stick etc used as a weapon.) sopa2) (a bat or stick used in certain games (especially golf): Which club will you use?) golf sopası3) (a number of people meeting for study, pleasure, games etc: the local tennis club.) kulüp4) (the place where these people meet: He goes to the club every Friday.) kulüp (binası)5) (one of the playing-cards of the suit clubs.) sinek, ispati2. verb(to beat or strike with a club: They clubbed him to death.) sopa çekmek, sopayla dövmek- clubs -
8 clubs
n. sinekler (iskambil)* * *noun plural ((sometimes treated as noun singular) one of the four card suits which is black and shaped like a clover: the six of clubs.) sinek, ispati -
9 demonstrable
adj. kanıtlanabilir; gösterilebilir* * *1. ispatı mümkün 2. kanıtlanabilir -
10 probate
n. vasiyetnamenin onaylanması, vasiyetnamenin ispatı————————v. vasiyetnameyi onaylamak, vasiyetnameyi açmak -
11 provable
adj. ispatı mümkün, kanıtlanabilir, ispatlanabilir -
12 probate
n. vasiyetnamenin onaylanması, vasiyetnamenin ispatı————————v. vasiyetnameyi onaylamak, vasiyetnameyi açmak -
13 provable
adj. ispatı mümkün, kanıtlanabilir, ispatlanabilir -
14 beweisbar
beweisbar adj ispatı mümkün -
15 Identitätsnachweis
Identitätsnachweis m kimlik ispatı -
16 Kreuz
Kreuz n <Kreuzes; Kreuze> REL haç, çarmıh; MATH çarpı; ANAT sağrı kemiği; Kartenspiel, Farbe sinekler, ispatiler pl, Karte sinek, ispati; MUS diyez;mir tut das Kreuz weh belim ağrıyor;fam jemanden aufs Kreuz legen b-ni aldatıp zarara sokmak -
17 Überführung
Überführung f <Überführung; Überführungen> JUR suçun ispatı; nakil (cenaze, fabrikadan araba); (Brücke) üstgeçit -
18 Eichel
-
19 nachweisen
nach|weisenirr vt1) ( beweisen) kanıtlamak, ispat etmek;das lässt sich leicht \nachweisen bunun ispati kolay;jdm etw \nachweisen birine bir şeyi kanıtlamak2) ( Kenntnisse) bilgi vermek (hakkında) -
20 Überführung
- 1
- 2
См. также в других словарях:
ispati — is., Rum. İskambil kâğıdında sinek … Çağatay Osmanlı Sözlük
išpatirti — išpatìrti (dial.) tr. patirti, sužinoti: Išpatyriau naujienėlę nuo savo mergelės N289. tirti; aptirti; atitirti; datirti; išdatirti; įtirti; ištirti; patirti; išpatirti; pertirti … Dictionary of the Lithuanian Language
sinek — is., ği, hay. b. 1) Çift kanatlılardan, birtakım uçucu böceklerin genel adı 2) İskambil kâğıtlarının siyah renkte yoncayı andıranı, ispati Birleşik Sözler sinek ağırlık sinekkapan sinekkaydı sinek kuşu sinek mantarı sineksavar … Çağatay Osmanlı Sözlük